İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/923 E. 2026/825 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/923
- Karar No
- 2026/825
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/923 Esas KARAR NO : 2026/825
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2026 KARAR TARİHİ :30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı şirketten 13.06.2025 tarihinde 12 adet mobilya satın alındığını ve 138.650,00 TL olan ürün bedelinin aynı gün davalıya eksiksiz ödendiğini, ancak davalının faturada yer alan ürünlerden yalnızca 3 adedini teslim edip kalan 9 adedini teslim etmediğini beyan etmiştir. Ürünlerin teslim edilmemesi üzerine .... Noterliği'nin 12.09.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 125/3. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkının kullanılarak bedel iadesinin talep edildiğini, teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin 103.737,36 TL'ye tekabül ettiğini ileri sürmüştür. Ödenen bu bedelin iadesi amacıyla davalı aleyhine başlatılan ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı ilamsız icra takbinin borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile neticelendiğini belirterek; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir mobilya satış sözleşmesi bulunmadığını, uyuşmazlığa konu mobilya alışverişinin dava dışı ... ile akdedilen 26.04.2025 ve 27.05.2025 tarihli iki ayrı yazılı sözleşmeye dayandığını beyanla öncelikle husumet ve taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini savunmuştur. Dava dışı tüketici ...'ın evinde şahsi kullanımı için satın aldığı ürünlerin bedelini, vergisel avantaj sağlamak ve şirket adına fatura düzenlenmesini temin etmek amacıyla önceden bilgi vermeksizin davacı şirketin hesabından havale ettiğini, davacının yalnızca üçüncü kişi hesabına ödeme yapmış olmasının kendisini sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceğini ileri sürmüştür. Sözleşme konusu ürünlerden bir kısmının teslim formları ile eksiksiz teslim edildiğini, faturadaki 11 nolu ürünün de iddia edildiği gibi 1 değil 2 adet olarak teslimatının yapıldığını, kalan diğer ürünlerin ise fabrika üretim sürecindeki gecikme nedeniyle müvekkili şirket deposunda hazır bekletildiğini iddia etmiştir. Teslimat planlaması için müşteri ...'ın arandığı ve kendisine SMS kayıtları ile bildirim yapıldığı halde ürünleri teslim almaktan haksızca kaçındığını, dolayısıyla teslimatın gerçekleştirilememesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını ve alacaklı temerrüdünün oluştuğunu savunmuştur. Sözleşmenin tarafı olmayan davacı şirketin ayıp ihbarında bulunma, ayıba karşı tekeffül hükümlerine müracaat etme veya sözleşmeden dönerek ihtarname keşide etme hakkının bulunmadığını, emsal mahkeme kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, ayrıca aradan geçen süre dikkate alındığında bedel iadesi talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davacının satın aldığı mobiyalarının bir kısmının teslim edilmediği bahisle sözleşmeden dönme ödenen bedelin iadesi istemli başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan 01.09.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari sicil kayıtlarının mevcut olduğu, uyuşmazlığın ticari iş niteliğindeki satış faturası iade bedelinden kaynaklandığı, davalı tarafça düzenlenen faturanın iptal edildiğine veya faturaya itiraz edildiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığından faturanın hukuken hüküm ifade edeceği belirtilmiştir. Faturaya konu mobilya ürünlerinin fiilen teslim edilip edilmediği hususunun tarafların kayıtlarından tespit edilemediği; davacı şirketin ticari defterlerinde dava konusu faturanın yer aldığı, fatura bedelinin ödendiği ve kayıtlara göre taraflar arasında borç-alacak bakiyesi bulunmadığı saptanmıştır. Davacının, teslim edilmediğini iddia ettiği faturanın 1, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10 ve 12 numaralı dokuz adet ürün kalemine yönelik iade talebi incelendiğinde; bu ürünlerin vergi dahil toplam bedelinin 100.246,08 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacının 103.737,36 TL'lik toplam takibe konu alacak talebinin mahkemece uygun bulunması halinde hüküm altına alınabilecek çıplak ürün bedelinin 100.246,08 TL olacağı bildirilmiştir. Ödeme tarihi olan 27.05.2025 ile takip/talep tarihi olan 08.10.2025 tarihleri arası için yapılan faiz hesaplamasında; Yasal Faiz seçeneğine göre 8.832,64 TL faiz ile birlikte toplam 109.078,72 TL, tarafların tacir olması dikkate alınarak Avans Faiz seçeneğine göre ise 16.169,83 TL faiz ile birlikte toplam 116.415,91 TL alacak hesaplandığı rapor edilmiş olup nihai hukuki takdir ve değerlendirme mahkememize bırakılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan aynı zamanda takip dayanağı belge olarak takip dosyasında yer alan 13.06.2025 tarih ve SGF2025000000368 fatura nolu faturanın davacı ve davalı arasında düzenlendiği , faturanın davacı ve davalı kayıtlarında yer aldığı , davacı tarafından faturaya ilişkin ödemenin yapılmış olduğu dolayısı ile taraflar arasında TBK m. 207 hükmü gereğince taşınır satış sözleşmesinin kurulduğu, davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. davalı tarafın belirtilen tarihlerde edimini ifa etmiş olduğuna veya edimini ifaya hazır olduğuna dair bir belge dosyaya sunulmamıştır. TBK 117 maddesi uyarınca; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." TBK nın 124. Maddesine göre ise; "Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa." TBK 125 maddesine göre;"Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir" Dosyada yer alan belgelere göre, davacı tarafından davalı satıcıya .... Noterliği kanalıyla ... sayı ve 12/09/2025 tarihli ihtarname göndermiş olduğu görülmektedir. Satışın iptali ile yapılan ödemenin 2 iş günü içerisinde iadesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre somut olayda, taraflar arasındaki fatura nedeniyle 148.000 TL ödemiş olduğu, davacının fatura konusu borcunu ödeyerek ürünü teslim alacağının kararlaştırılmış olmasına rağmen satıcının ürünleri teslim ettiğini ispatlayamadığı, dolayısıyla TBK 124/1 de aranan koşulların mevcudiyeti ile alacaklı tarafından herhangi bir süre (mehil) verilmesine gerek kalmaksızın borçlunun temerrüde düşmüş olduğunun kabulünün gerektiği, yine TBK 125/2 uyarınca yazılı ihtarname göndererek sözleşmeden döndüğünü bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, satıcının edimini sözleşmeye uygun şekilde ifa ettiğini ispatlamayamadığının kabulü ile davacı kanunda yazılı seçimlik haklarını kullanarak sözleşmeden dönmek suretiyle ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğu, davacı tarafın teslim edilmediği bildirilen faturanın 1, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10 ve 12 numaralı dokuz adet ürün kalemine yönelik iade talebi incelendiğinde; bu ürünlerin vergi dahil toplam bedelinin 100.246,08 TL olduğu kanaatine varılarak talebin kısmen kabulüne, davacının sözleşmeden dönerek ödemiş olduğu bedelin iadesine yönelik icra takibine yapılan itirazın 100.246,08 TL asıl alacak yönünden iptaline, alacağın likit olması ve vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 20.049,21 -TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 100.246,08-TL asıl alacak üzerinden diğer hüküm ve koşullarla birlikte aynen devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 20.049,21 -TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.847,80-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.771,58-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.076,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL başvuru harcı, 1.771,58-TL peşin/nisbi harcı, olmak üzere toplam 2.503,58-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davacı tarafça yapılan 15.283,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 14.768,65- TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan bir yargılama masrafın bulunmadığından bu hususta ara karar tesisine yer olmamasına, 8-Devletçe karşılanan 4.600,00 TL nin arabuluculuk ücretinin 4.445,18 TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 154,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 9- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın, talep halinde taraflara tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza