Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1612 E. 2026/1791 K. – Alacak (Ticari
Konu: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1612
- Karar No
- 2026/1791
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1612
KARAR NO : 2026/1791
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/04/2026
NUMARASI : 2025/1206 Esas - 2026/424 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Taraflar arasındaki Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle davalı tarafın unvan değişikliğine giderek ... Anonim Şirketi ... Anonim Şirketi Unvanını aldığını, davalı tarafın alacaklısı olduğu İstanbul Anadolu 2.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafa araç kiralama hizmeti verdiğini, müvekkil şirketin, davalı taraftan faturaya dayalı alacağı mevcut olduğunu, Müvekkil şirket ile davadışı ... AŞ. (Yeni Unvan: ...AŞ. ) arasında personel taşımacılığı ve ... ... binek araç sözleşmeleri imzaladığını, ... şirketinin talebi üzerine müvekkil şirket tarafından, sözleşme kapsamındaki hizmetlerin, ... AŞ.'nin (Yeni Unvan:...AŞ. 'nin ) yanı sıra, adresinin ve yetkililerinin aynı olduğu bir diğer şirketleri olan ... Anonim şirketine de verildiğini, müvekkili şirketin, davalı tarafa araç kiralama hizmeti verdiğini ve neticede ekte sunulu faturaya istinaden müvekkilin alacağının doğduğunu, davalı taraf ile fatura kesme sürecinde mailleşmeler yapıldığını ve davalı tarafın bilgisi ve onayı doğrultusunda fatura kesildiğini, icra inkar talebi mevcut olduğunu, davalı tarafın, müvekkili şirketten araç kiralama hizmeti aldığını ancak fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını ancak davalı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine icra takibi durdurulduğunu, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nin ... Esas sayılı dosya ile başlatılan takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Açılmış olan davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, nitekim davacı yanın dava dilekçesinde, taraflar arasında mevcut olan hangi sözleşmeden kaynaklı olarak fatura kesmiş olduğu belirtilmemiş olup, taraflar arasında mevcut olan her iki sözleşmede yetkili mahkemeler belirtilmiş olup ... ... Binek Araç Sözleşmesinin 4.3. Maddesinde açık şekilde İstanbul Çağlayan Mahkemeleri yetkili kılınıp etkisiz yerde açılmış olan eldeki davanın esasa girilmeden yetkili olan Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar tacir olup, yapılan yetki sözleşmesi geçerlidir. Bu nedenle davaya konu uyuşmazlığı inceleme yetkisinin İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkemenin yetkisizliğine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davayı yetkisiz mahkemede açmakla yargılama giderlerine sebebiyet verdiğini, olayda davacı taraf, dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşmelere rağmen davayı sözleşmede kararlaştırılan yetkili mahkemede değil, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığını, oysa taraflar tacir olup, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Çağlayan Mahkemeleri’nin yetkili olduğunun açıkça düzenlendiğini, mahkemenin de kararında bu yetki şartının geçerli olduğunu kabul ettiğini, bu durumda davacı, sözleşmedeki açık yetki şartına aykırı şekilde yetkisiz mahkemede dava açarak müvekkilinin vekille temsil edilmesine, cevap dilekçesi sunmasına ve yetki itirazında bulunmasına giderler yapmasına sebebiyet verdiğini, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.04.2026 tarih, 2025/1206 Esas ve 2026/424 Karar sayılı kararında yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceği yönündeki kararının kaldırılmasına, haklı yetki itirazlarının kabul edilmiş olması ve müvekkilinin vekille temsil edilmesi nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davalının yetki itirazı kabul edilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisizliğine, HMK 20/1 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının yargılama giderlerinden ve vekâlet ücretinden sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
6100 Sayılı HMK 20/1 Maddesinde " (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir. " hükmü düzenlenmiştir.
HMK 326. maddesi uyarınca Kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ve HMK'nın 323/1-ğ maddesinde ise, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama giderlerinden sayılacağı düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 331/2-3 maddesinde "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder. Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir" şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki davada ilk derece mahkemesince isabetli olarak yargılama giderinin HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya yetkili mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Bu durumda davalı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1) c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026