Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/698 E. 2026/1717 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/698
Karar No
2026/1717
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/698 KARAR NO : 2026/1717

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2024 NUMARASI : 2018/333 E. 2024/88 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 23.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 23.10.2026

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.02.2024 tarih 2018/333 E. 2024/88 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2018/4624 E. sayılı dosyasında 3 adet senede dayalı toplam 250.000,00 TL, İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/3894 E. sayılı dosyasında 1 adet senede dayalı 10.000,00 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, müvekkili ...'ün davalı şirketin yetkilisi ...'dan tohum ve gübre satın aldığını, tarım sektöründe yapılan satışlarda ürün bedelinin hasat alınıp mahsullerin satışından sonra ödeme yapılmasının teamül olduğunu, ancak ....'ın davacı ... 'den baskı ve tehditle tahsilat yaptığını, davacı ...'ü darp ettiğini, zorla alıkoyduğunu, maddi ve manevi olarak büyük bir baskı içerisine soktuğunu, tehdit yoluyla müvekkillerine çok sayıda fatura, senet ve sözleşme imzalattığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20286 E. ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/70263 E. sayılı soruşturma dosyalarında soruşturmaların devam ettiğini iddia ederek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu senet miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacıların icra takiplerine karşı itirazda bulunmadıklarını. takibe konu borçtan kurtulma gayesi ile dava açtıklarını, taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, senetler üzerindeki imzaların ikrar edildiğini, davacı ...'ün davacı şirketi kurarak müvekkili şirketin distribütörlüğündeki ürünleri kendi şirketi nam ve hesabına satmaya başladığını, satın aldığı gübre ve tohumların bedellerini ödeyememesi üzerine senet düzenlediğini, ancak senet bedellerini de ödeyemediğini, davacının bildirdiği soruşturma dosyalarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacı ...'ün maaşı üzerinde birçok haciz bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Antalya C.Başsavcılığının 2018/20286 ve İzmir C.Başsavcılığının 2018/70263 soruşturma nolu dosyalarında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği; davacı tanıklarının dinlendiği, talimat yoluyla davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafından ticari defterlerin kendisinde olduğu iddia edilen SMMM ....'nın davacı tarafın ticari defterlerinin kendisinde olmadığını, tüm ticari defterlerin davacı tarafa teslim edildiğini belirttiği, bu nedenle davacı taraf ticari defterlerinin incelenemediği, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla talimat yazıldığı, ancak defter ve belgelerin ibraz edilmediği, bu nedenle takip konusu senetler ve cari hesap ilişkisinden dolayı alacak ve borç durumu hakkında rapor düzenlenemediği, davacılar tarafından davalı tarafça takibe konu edilen senedin hile ve tehditle alındığının iddia edildiği, senetteki imzanın inkar edilmediği, davacı ...'ün şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20286 soruşturma sayılı dosyasında basit yaralama, sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret, işyerinde veya eklentilerinde yağma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği, yine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/70263 soruşturma sayılı dosyasında hakaret, sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; davacının, tehdit ve hile ile kambiyo senedinin düzenlendiği şeklindeki iddialara yönelik dinlenen tanıkların açık ve net bir şekilde beyanda bulunmadıkları, tanık beyanlarının bizzat görgüye bilgiye, objektif değerlendirmeye dayalı olmadığı, kesinleşmiş takipsizlik kararlarının bulunduğu, davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket yetkilisi ....'dan korktukları için icra takiplerine ya da herhangi bir işleme itiraz edemediklerini, cebir, tehdit, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, darp suçları ile ilgili olarak savcılık şikayetinde bulunduklarını, müvekkili ... ve şirketinin tamamen bir ticari ilişki olarak başladığını düşündüğü iş ilişkisinin tamamen ticari nitelikten çıktığını ve zorla müvekkili adına tahsilat yapma, zorla tohum satma ve bu tohumları teslim etmeme noktasında toplandığını, müvekkilinin bir müddet sonra satın aldığı tohumları teslim alamadığını, buna rağmen adına fatura düzenlendiğini, müvekkilinin darp, şiddet, tehdit altında kaldığını, psikolojik tedavi gördüğünü, babası müvekkili ...'ün sağlığının bozulduğunu, tanık ...'nın ....'ın davacıyı dövdüğünü, hakaret ettiğini ve tehdit ettiğini, kendisini de tehdit ettiğini, baskı ile davacı ...'den senet aldığını duyduğunu beyan ettiğini, davacı ...'ün eşi olan tanık ...'ün ....'ın davacı ...'ün boğazını sıkarak darp ettiğini, para istediğini, davacı ...'ün bizzat teslim aldım yazısına rağmen hiçbir şey teslim almadığını da ve karşılıksız senetler imzalamak zorunda kaldığını beyan ettiğini, tanık ... ve tanık ...'ın güvenlik görevlisi olarak çalıştıkları sitede oturan davacı ...'ün evine dava dışı ....'ın girmek istediğini beyan ettiklerini, davalı tarafın tehdit ve zor kullanarak şirketi borçlandırdığını, soruşturma dosyalarının mevcut olduğunu, defterleri sunmayan tarafın, davalı tarafla ortak irade halinde bulunduğu ve müvekkilleri lehine delil oluşturacağını, cebir, tehdit, hile unsurları ile müvekkillerine karşı hukuka aykırı davranışlarda bulunan davalı şirket yetkililerinin bu defterlerin ortaya çıkmasını engellediklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, bonoya dayalı icra takipleri nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı tarafça, davalı şirket tarafından icra takiplerine konu edilen bonoların, davalı şirket yetkilisi dava dışı .... tarafından davacılara baskı ve tehditle imzalatıldığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20286 E. ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/70263 E. sayılı soruşturma dosyalarında soruşturmaların devam ettiği iddia edilerek, davalıya borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında, davacı tarafça bildirilen soruşturma dosyalarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesine, takip konusu senetlerdeki imzaların inkar edilmemiş olmasına, davacının dava konusu bonoların tehdit ve hile ile düzenlendiğini kanıtlamamış olmasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/698, K. 2026/1717, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-698-e-2026-1717-k-b9ef33fe7673