İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/838 E. 2026/781 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/838
- Karar No
- 2026/781
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/838 Esas KARAR NO : 2026/781
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin işvereni ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen Pilot Lisans Kaybı Sigorta Sözleşmesi hükümleri uyarınca Müvekkiline ödenmesi gerekli tazminatın tahsilatı maksadıyla ikame edilen İstanbul 9. İcra Dairesi'nin 2025/... E. No Sayılı Dosyasına vaki davalı itirazının iptal edilerek takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu rücu ödemesinin üzerinden 2 yıl geçtiği için davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ... ile müvekkil şirket arasında akdedilen ... numaralı Pilot Lisans Kaybı Sigorta Poliçesi'nde kişi başı teminatın 100.000,00 USD ile limitli olduğunu, 25.04.2025 tarihinde 2.928,57 USD tutarında geçici ödeme yapıldığını ve bakiye limitin 97.071,43 -USD olduğunu, poliçenin 11. maddesi uyarınca 60 yaşından sonra ortaya çıkan hastalıkların teminat dışı bırakıldığını, davacının lisans kaybının 60 yaşından sonra gerçekleştiğini, davacının meslek hayatına fiilen devam ettiğini ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş kesin bir meslekten men raporunun bulunmadığını, geçici dönem için yapılan ödemenin kalıcı lisans kaybının kabulü anlamına gelmediğini, poliçede tütün ürünleri kullanımı kaynaklı hastalıkların teminat dışı olduğunu, davacının sigara kullanımının ve önceki hastane kayıtlarının araştırılması gerektiğini, uyuşmazlığın çözümü için sigorta alanında uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının kötü niyetli icra takibi başlattığı gerekçesiyle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini ve faiz ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. Kamu düzeninden ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bununla beraber; dava tarihinde ve halen yürürlükte olan 6502 sayılı Kanun'un 3/l bendi uyarınca; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade eder. Aynı Kanunun 73/1 fıkrası uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Yine aynı Kanunun 83/2 fıkrası, "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmünü havidir. Eldeki davaya konu hukuki ilişki, mutlak ticari davaya vücut vermesinin yanı sıra tüketici işlemi niteliğinde de olduğundan ve bu durumda tüketici mahkemeleri görevli olduğundan 6502 sayılı Kanun'un 73/1 ve 83/2 fıkraları çerçevesinde, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (aynı doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1952-4199 E.K sayılı kararı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/5636-11567 E.K sayılı kararı). HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunun tespitine, 3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır