İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/899 E. 2026/788 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/899
- Karar No
- 2026/788
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/899 Esas KARAR NO : 2026/788
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2025
BİRLEŞEN 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2026 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacılar ile davalılar arasında ... Faktoring A.Ş. hisselerinin devrine ilişkin 06.06.2015 tarihli Hisse Alım ve Satım Sözleşmesi ile 28.09.2015 tarihli Hisse Rehin Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeler uyarınca belirli alacak kalemlerinin tahsili halinde davacılara ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda borçlu ... Hafif Yapı Yalıtım Sistemleri Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. ve diğer borçlular hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında akdedilen 24.01.2020 tarihli Sulh Protokolü ile söz konusu icra dosyasından yapılacak tahsilatların davacılara ödenmesinin yeniden taahhüt edildiğini ve takibin yürütülmesi için davacıların belirlediği vekile yetki verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davacı vekilinin istifası sonrası yeni bir vekil tayin edilmesi talebinin davalılarca reddedildiğini, buna karşın davalıların gönderdiği ihtarnamelerle tahsil edilecek tutarların davacılara ödeneceğinin açıkça kabul ve teyit edildiğini, söz konusu icra dosyasının 08.10.2025 tarihinde haricen tahsil nedeniyle kapatıldığını, fakat davalıların tahsilat hakkında bilgi vermeyerek ödeme yapmadıklarını, bunun üzerine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibine davalıların haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Finans vekili cevap dilekçesinde; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil şirketin dava konusu sözleşmelerde alacaklı veya borçlu sıfatı haiz olmadığını, ihtilafın doğrudan tarafı olmadığını belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dayanak sözleşme tarihi itibarıyla on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ve zamanaşımını kesen herhangi bir hukuki işlem bulunmadığını, davacıların iddia ve beyanlarının gerçeklikten uzak olduğunu, 2020 tarihli Sulh Protokolü ile düzenlemelerin revize edildiğini, davacıların kendi edimlerini yerine getirmeyerek protokol hükümlerini ihlal ettiklerini, alacakların tahsili sürecinde müvekkil şirketin tüm hukuki süreci eksiksiz takip ettiğini, davacıların sürece zarar verdiğini, ileri sürülen alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, fiilen tahsil edilen tutardan harçlar, vekalet ücretleri, vergiler ve diğer masrafların düşülmesi gerektiğini, davacıların haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacıların edimlerini süresinde yerine getirmemeleri nedeniyle müvekkil şirketin alacaklı konuma geldiğini, bu nedenle takas ve mahsup haklarının kullanıldığını ve ödemezlik definin ileri sürüldüğünü, arabuluculuk sürecinin bazı davalıların yurt dışında olması ve sağlıklı bir görüşme ortamı oluşturulmaması nedeniyle kanuni şartlara uygun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 06.06.2015 tarihli hisse devir sözleşmesi ve 28.09.2015 tarihli hisse rehin sözleşmesi uyarınca müvekkillerin sözleşme hükümlerine uygun davrandığını, 24.01.2020 tarihli sulh protokolü ile alacakların tahsiline ilişkin sürecin revize edildiğini, davacıların borçlu ile birlikte hareket ederek ve gerekli masrafları karşılamayarak tahsilatı geciktirdiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasındaki alacağın haricen tahsil edildiğini ve bu tutardan yapılan masrafların mahsup edilmesi gerektiğini, davacıların 23.10.2025 tarihinde başlattığı icra takibinin sözleşmede öngörülen mehil süreleri beklenmeksizin ve alacak muaccel olmadan başlatıldığını, davalı ... yönünden husumet yokluğu bulunduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların kendi edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil şirket lehine alacak hakkı doğduğunu, takas ve mahsup haklarının kullanıldığını, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini, davacıların kötüniyetli icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ile davalılar arasında, .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas Sayılı dosyasından yapılacak tahsilatların davacılara ait olduğunu ve davacılara ödeneceği konusunda anlaşma bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas Sayılı dosyasının takip alacaklısı olan davalı ... Faktoring A.Ş. (Yeni Ünvanı: ... Finans A.Ş.) 08.10.2025 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak "Dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılmasını" talep ettiğini, icra müdürlüğünce talebin kabulüne karar verildiğini, yapılan dosya kapak hesabı 11.09.2025 tarihini taşıdığından, 11.09.2025 tarihli kapak hesabından tahsil harçları ve kanuni vekalet ücreti düşülerek, bakiye 32.908.644,50 TL alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı dosyasından icra takibi açılarak davalılara ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı borçluların icra takibine itiraz etmesinden sonra, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/899 Esas sayılı dosyasından İtirazın İptali davası açıldığını, 11.09.2025-08.10.2025 tarihleri arasında tahakkuk eden işlemiş faiz farkının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas Sayılı dosyasından açılan icra takibine davalı borçlular tarafından itiraz edildiğini, davalı borçluların .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; hisse satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h bendi uyarınca dava şartı olan hukuki yarar, davacının dava açmakta korunmaya değer hukuki bir menfaatinin bulunmasını ifade etmekte olup, aynı kanunun 115/1 fıkrası uyarınca mevcudiyeti yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Gerçekten de davacının dava açmadan istediği sonucu elde etme imkanı var ise dava açmakta hukuki yaranının bulunduğu söylenemeyecektir. Yine, henüz doğmamış bir zararın tazmini veya muaccel olmamış borcun ifası için dava açılmasında da hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu hususun icra takipleri açısından geçerli olduğunda da duraksama yoktur. Eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; varlığı yanlar arasında çekişmesiz olan 06/06/2015 tarihli sözleşmenin 10.4 maddesinde, tahsil edilen alacakların, davalı alıcılar tarafından davacı satıcılara davacıların talebinden itibaren 5 (beş) iş günü içerisinde ödeneceği; 13/g maddesinde ise ihtilaf halinde tarafların sulh görüşmeleri gerçekleştireceği ve 15 ( on beş) gün içerisinde sonuç alınamaması durumunda yargıya başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. .... İcra Dairesi'nin 2018/... E sayılı dosyasında haricen tahsilatın 08/10/2025 tarihinde sağlandığı, sözleşmenin az yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca bu tahsilatın ödenmesi için kendilerine yapılacak bildirimden itibaren davalıların 5 (beş) iş günlük sürelerinin olduğu, tutarın bu sürede ödenmemesi halinde ise 15 günlük sulh görüşmesi süreci olduğu, ne var ki davacılarca bu süreler beklenmeksizin 23/10/2025 tarihinde asıl takibin başlatıldığı, her ne kadar 24/01/2020 tarihli sulh protokolünde herhangi bir süre öngörülmemiş ise de bu protokolün 06/06/2015 tarihli sözleşmenin 10.4 ve 13/g maddelerini yürürlükten kaldırdığına yönelik bir düzenlemeyi haiz olmadığı, hal böyle olunca söz konusu takibin erken açılan takip mahiyetinde olduğu, birleşen dosyanın konusunu teşkil eden icra takibinin faiz alacağına ilişkin olması nedeniyle erken açılan takip niteliğinin bu dosya açısından evleviyetle vuku bulduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, erken açılan icra takiplerinden kaynaklı davaların hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2019/5 Esas - 2022/1 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/5218 E-2026/1868 K sayılı kararı ve 2022/6810 Esas -2023/7792 Karar sayılı kararı). HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasında davaların ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemlerinin ayrı ayrı reddine, Asıl dava yönünden; -Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harcın başlangıçta peşin alınan 397.454,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 396.722,16-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 5.100,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, Birleşen dava yönünden; -Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harcın başlangıçta peşin alınan 3.775,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.043,16-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 5.100,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, 3-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır