Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2432 E. 2026/1838 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2432
- Karar No
- 2026/1838
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2432 KARAR NO : 2026/1838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2026 NUMARASI : 2026/412 E. - 2026/348 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Franchise Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada verilen 15/05/2026 tarih ve 2026/412 E. - 2026/348 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin ... nezdinde "...", "..." ve "..." ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalının taraflar arasındaki 20.05.2025 tarihli franchise sözleşmesini haksız şekilde feshettiğini, sözleşme sona erdikten sonra da müvekkili şirketin markasına ilişkin faaliyetlerine hukuka aykırı şekilde devam ettiğini, sonrasında "..." isimli tabela değişikliğine gitmiş ise de mağazanın iç dizaynı, menü tasarımı, amblem tasarımı, ürün içerikleri ve tarifleri, işletme sistemi, hatta "..." isminin bile müvekkili şirketin markasıyla iktibas ve iltibasa yol açacak şekilde kasıtlı olarak kullanıldığını, müvekkiline ait amblemleri ve başkaca materyalleri de mağazanın çeşitli bölgelerinde kullanılmaya devam edilerek, müvekkili şirketin markasıyla iltibasa yol açacak şekilde kasıtlı olarak markanın davalı tarafça kullanıldığını, bu durumun haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının müvekkili şirkete ait ticari sırları ve know-how bilgilerini kötüniyetli ve hukuka aykırı şekilde kullandığını ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespiti, men'i ve ref'ine, maddi tazminat ve ceza-i şart ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanılarak, davanın, tescilli markanın izinsiz kullanımından kaynaklı iltibas iddialarının ileri sürüldüğü maddi tazminat ve cizai şart bedellerinin tahsili istemlerine ilişkin olduğu, bu durumda 6769 sayılı Yasa'ının 156. maddesi gereğince davaya bakma görevinin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların 2 hafta içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece yapılan değerlendirmenin, uyuşmazlığın gerçek hukuki niteliğini yansıtmadığını, dosyadaki taleplerinin franchise sözleşmesinin haksız feshi, sözleşmeden doğan cezai şart alacağı, maddi tazminat, haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i, ticari sır, know-how’ın haksız kullanımı hususlarına ilişkin bulunduğunu, franchise sözleşmesinin; marka, işletme modeli, know-how, tedarik zinciri, pazarlama, işletme standardı ve ticari organizasyon içeren, tipik olarak ticari hayata özgü bir sözleşme olduğunu, taleplerin tamamının, ticari sözleşme ilişkisinin ihlalinden doğduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümlenmesinde TTK m. 4 ve m. 5 karşısında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 22.06.2016 tarih, 2016/5598 Esas, 2016/7368 Karar sayılı ilamının da aynı yönde bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, franchise sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı adına 2019/78773, 2023/145881 ve 2024/001810 sayılı markaların tescilli olup, dava dilekçesinde de bu markalara dayanılarak, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin sona ermesinden sonra da tescilli markanın davalı tarafından izinsiz kullanımından kaynaklı iltibas iddialarının ileri sürüldüğü, dolayısıyla mahkemece yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde bildirilen Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 22.06.2016 tarih, 2016/5598 Esas, 2016/7368 Karar sayılı ilamının ise sadece franchise sözleşmesinin haksız feshi istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlığa emsal olma niteliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...