Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2297 E. 2026/1786 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2297
- Karar No
- 2026/1786
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2297 - 2026/1786 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2297 KARAR NO : 2026/1786 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2026 NUMARASI : 2026/226 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2026 tarih ve 2026/226 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin gıda ve yeme-içme sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait marka portföyü içerisinde, esas unsurunu “...” ve “...” ibarelerinin oluşturduğu markaların yer aldığını, davalının müvekkiline ait markanın esas ayırt edici unsurunu oluşturan “...” ve “...” ibarelerini aynen veya çok yakın şekilde kullandığını, davalıya ait işletmenin de bu benzerlik nedeniyle davacının şubesi gibi düşünüldüğünü ileri sürerek, davalının davacıya ait tescilli marka haklarına tecavüz teşkil eden fiillerde bulunduğunun tespitine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, buna mukabil davalının “...”, “...”, “...”, “... ... ...” ve bunlarla iltibas yaratacak sair ibareleri; tabela, menü, broşür, reklam, ambalaj, kartvizit, antetli kâğıt, sosyal medya hesabı, internet içeriği, çevrim içi sipariş platformu kaydı, tanıtım görseli, fatura ve sair materyaller üzerinde kullanmasının yasaklanmasına, tecavüzün devamını önlemek üzere, tecavüz içeren ibarelerin tüm fiziksel ve dijital materyallerden kaldırılmasına, gerekli görülen materyallerin toplatılmasına, üzerlerindeki ibarelerin silinmesi veya tecavüzün önlenmesi için zorunlu ise imhasına, dava sonuna kadar geçerli olmak üzere yukarıda açıklanan kapsamda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıya isnat edilen "...+... ..." ibareli markasal kullanımların, davalı yanın ... ürünlerinin satışı hizmeti verdiği de nazara alındığında, davalıya isnat edilen faaliyet bakımından ayırt edici olup olmadığı veya ayırt ediciliği oldukça düşük zayıf karakterli bir kullanım biçimi olup olmadığı, bunlara bağlı olarak davalıya isnat edilen markasal kullanımlar ile davacıya ait mesnet markalar arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı hususunun ancak sektörel araştırma sonrası belirlenebileceği, şartları oluştuğunda her zaman ihtiyati tedbir isteminde bulunulabileceği, bu aşamada ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, aynı tür tüketici kitlesine hitap ettiğini, çevrim içi sipariş platformlarında yan yana görünmesi ve kullanımın hem fiziksel hem dijital mecralarda devam etmesi karşısında, tedbir bakımından ilk bakışta ciddi bir ihlal görünümü ortaya koyduğunu, tescilli marka hakkının davalı kullanımında çekirdek ibareyi aynen barındırdığını, aynı hizmet sınıfında (...) kullanım, noter e-tespiti ve devam eden dijital/fiziksel ihlal birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat koşulunu sağladığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir isteminin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda uyuşmazlığın çözümü için davacı markalarının tescil sınıfları ile davalının fiili kullanımları, kusur ve tecavüz durumu gibi hususların uzman bilirkişi heyeti marifetiyle incelenmesi gerektiği, buna göre davalının ticari faaliyetini tamamen durduracak nitelikte ki tedbir isteminin taraflar arasındaki menfaat dengesini zedeleyeceği gibi bu aşamada ihtiyati tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin söylenemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harcın istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.