Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2381 E. 2026/1819 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2381
Karar No
2026/1819
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2381 - 2026/1819 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/2381 KARAR NO : 2026/1819 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2026 NUMARASI : 2026/80 E. - 2026/272 K.

DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/07/2026 Tarih ve 2026/80 Esas - 2026/272 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının itirazı üzerine, müvekkilinin 2020/01514 numaralı tasarım başvurusunun, 2020 T-829 sayılı YİDK kararı ile, 2020/01779 numaralı tasarım başvurusunun ise 2020 T-830 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşıdığını, hükümsüzlüğe mesnet olarak gösterilen davalı şirket adına tescilli tasarımlardan ve ürün görsellerinden farklı olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nin 2020 T-829 ve 2020 T-830 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu tasarım başvuruları ile ilgili alınan kararların ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, 2020/01779-1, 2020/01779-2, 2020/01514-1 ve 2020/01514-2 sayılı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davalı şirket ile davacı şirket adına kayıtlı tasarımlar incelendiğinde anılan tasarımların genel görünüm itibariyle oldukça benzer olduğunu, davacı adına kayıtlı tasarımların tescilinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin 2019/03789-15, 35, 36 sayılı tasarımlarının davacı başvurusundan önceki tarihlerde tescil edildiğini, dava konusu tasarımların, itirazlarına dayanak tasarımlar ve belgeler karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davacı adına kayıtlı tasarımların haksız rekabete yol açmasının muhtemel olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu, davacıya ait 2020/01514-1 sayılı tasarımın, davalıya ait 2019 03789-35 sayılı tasarım karşısında ayırt edici niteliğe haiz olduğu, davacıya ait 2020/01514-2 sayılı tasarımın, davalıya ait 2019 03789-35 no’lu tasarım karşısında ayırt edici niteliğe haiz olduğu, davacıya ait 2020/01779-1 no’lu tasarımın, davalıya ait 2019 03789-36 sayılı tasarım ve katalogun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görseller karşısında ayırt edici niteliğe haiz olmadığı, davacıya ait 2020/01779-2 kod numaralı tasarımın, davalıya ait 2019 03789-15 kod numaralı tasarım ve katalogun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında ayırt edici niteliği haiz olduğu, davacı yana ait dava konusu 2020/01514-1 ve 2020/01514-2 sıra numaralı tasarıma ilişkin re’sen yapılan incelemeler neticesinde 25.02.2020 tarihinden önce kamuya sunulmuş olan ve bahse konu tasarımın mutlak yenilik kriterini taşımadığını gösterir herhangi bir tasarım tespit edilemediği, davacı yana ait dava konusu 2020-01779-2 sıra numaralı tasarıma ilişkin re’sen yapılan incelemeler neticesinde 04.03.2020 tarihinden önce kamuya sunulmuş olan ve bahse konu tasarımın mutlak yenilik kriterini taşımadığını gösterir herhangi bir tasarım tespit edilemediği gerekçesiyle, ... YİDK 2020-T-829 sayılı kararının dava konusu davacıya ait 2020/01514-1 ve 2020/01514-2 sayılı tasarımların redde mesnet olan davalıya ait 2019/03789-35 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğu anlaşıldığından bu tasarımlar bakımından iptaline, ... YİDK 2020-T-830 sayılı kararının, 2020/01779-1 sayılı tasarımın, davalıya ait 2019/03789-36 sayılı tasarım ve davalı katalogunun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı anlaşıldığından bu tasarım bakımından iptali talebinin reddine, 2020/01779-2 sayılı tasarımın, davalıya ait 2019/03789-15 sayılı tasarım ve davalı katalogunun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında yeni ve ayırt edici olduğu anlaşıldığından bu tasarım bakımından iptaline,dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının dava konusu tasırm başvurularından hiçbirinin, mesnet tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda mutlak yenilik kriteri incelemesi bakımından bildirdikleri delillerin dikkate alınmadığını, raporda hatalı olarak tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında olduğunun belirtilerek dava konusu tasarımın müvekkilinin tasarımından kopyalandığı iddialarının değerlendirilmediğini, yüzeysel araştırma yapıldığını, dava konusu tasarımın mesnet tasarım ve ürün görselleri karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, bu haliyle müvekkili yönünden haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1- Dava, endüstriyel tasarım hakkında verilen Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde endüstriyel tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ile, dava konusu 2020/01514-1 ve 2020/01514-2 sayılı tasarımların redde mesnet olan davalıya ait 2019/03789-35 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, dava konusu 2020/01779-2 sayılı tasarımın ise, davalıya ait 2019/03789-15 sayılı tasarım ve davalı katalogunun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, bunun yanında mutlak yenilik incelemesinin de yapıldığı ve mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici bulunan dava konusu tasarımların yeniliğini kırıcı tasarıma da rastlanmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira "harçlar, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir" (07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, RG.12.12.1964, sayı:11880, Kuru, Baki, s:5305). Bir davada alınacak harçlar ve oranları (yargı harçları), 492 sayılı Harçlar Kanununda ve bu Kanuna bağlı 1 sayılı Tarifede gösterilmiştir. Her davanın başlangıcında taraflardan, başvurma harcı ve karar ve ilam harcı olmak üzere iki tür harç alınır. 492 sayılı Harçlar Kanununun "Maktu harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 27. maddesi uyarınca "(1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakıp muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur". 492 sayılı Harçlar Kanununun Mükerrer Madde 138/2 hükmü uyarınca "Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçlar (Maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır". Başvurma harcı, dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken maktu bir harçtır. Dava açarken başlangıçta ödenen bu harcın, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesi uyarınca, başvuru işleminin yapılmasına ilişkin bulunması, diğer bir deyişle ilgili bulunduğu işlemin, dava açarken başvuru işleminin yapılması ile tamamlanmış olması nedeniyle sonradan yeniden değerleme oranına göre arttırılamayacağı tabiidir. Karar ve ilam harcı ise nispi ve maktu karar ve ilam harcı olmak üzere iki çeşittir. Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak karar ve ilam harcı alınır. Nispi harçlarda ödeme zamanını düzenleyen Harçlar Kanununun 28/a maddesi uyarınca, karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Peşin olarak ödenecek bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Yargılama sırasında dava değerinin daha fazla olduğu tespit edilirse eksik karar ve ilam harcı tamamlattırılır (Harçlar Kanunu m.16/4, 30). İlk derece mahkemesince yeterli görülen harç ise davanın başlangıcında davacıdan alınan maktu karar ve ilam harcıdır. Nispi karar ve ilam harcına tabi davalar dışındaki hallerde veya davanın reddine karar verilmesi halinde, alınması gereken karar ve ilam harcı, maktudur. Maktu harca tabi davalarda karar ve ilam harcının tamamı, dava açarken peşin olarak ödenir. Ancak başvuru harcından farklı olarak maktu karar ve ilam harcında, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesi uyarınca, "ilgili bulunduğu işlem", diğer bir deyişle dış dünyada değişiklik yaratan, taraflarca infaza konulabilecek şey, mahkemece verilen "karardır". Dolayısıyla maktu karar ve ilam harcının alınma zamanı da esasen mahkemece verilen karar tarihidir. Zira maktu harcın hangi taraftan alınacağı ya da başlangıçta nispi harca tabi bir davada, sonradan davanın reddine karar verilip verilmeyeceği de ancak karar tarihi itibariyle belli olmaktadır. O halde maktu karar ve ilam harcı, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesinde belirtilen "mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler" türünden bir harçtır. Nitekim 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı 1 sayılı Tarifenin, maktu karar ve ilam harcını düzenleyen A/III-2. maddesinde, her bir karar türüne göre alınması gereken harç miktarı ayrı ayrı belirtilirken, her bir karar türü için maddede yer alan "kararlar" ibarelerinden, yukarıda açıklandığı üzere, bir davada verilecek kararın ne olacağının, ancak karar tarihi itibariyle ortaya çıkabileceği, yine tarafların ellerinde ancak mahkemece bir karar verilmesi halinde yararlanabilecekleri, infazı mümkün bir belge bulunabileceği maddi gerçeğinden hareketle, maktu karar ve ilam harçlarının da karar tarihi itibariyle hesap edilip alınması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, dava açarken başlangıçta ödenen maktu karar ve ilam harcının, sonradan yürürlüğe giren tarife ile artırılması halinde, 492 sayılı Harçlar Kanununun 27/1. maddesi ve Mükerrer Madde 138/2 hükümleri uyarınca, eksik tutarın ilgilisine tamamlattırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir. Kaldı ki kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi gerektiği, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmediği, düzeltilerek onanması suretiyle de tespit edilmiş olup, Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/07/2026 gün ve 2026/80 Esas - 2026/272 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-... YİDK 2020-T-829 sayılı KARARININ dava konusu davacıya ait 2020/01514-1 ve 2020/01514-2 sayılı tasarımların redde mesnet olan davalıya ait 2019/03789-35 sayılı tasarım karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu anlaşıldığından BU TASARIMLAR BAKIMINDAN İPTALİNE, 3-... YİDK 2020-T-830 sayılı KARARININ, a)2020/01779-1 sayılı tasarımın, davalıya ait 2019/03789-36 sayılı tasarım ve davalı katalogunun 106-107. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ OLMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN BU TASARIM BAKIMINDAN İPTALİ TALEBİNİN REDDİNE, b)2020/01779-2 sayılı tasarımın, davalıya ait 2019/03789-15 sayılı tasarım ve davalı katalogunun 46-47. sayfasında yer alan ... kodlu görsel karşısında YENİ VE AYIRT EDİCİ olduğu ANLAŞILDIĞINDAN BU TASARIM BAKIMINDAN İPTALİNE,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL’nin düşümü ile kalan 677,60-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ... YİDK 2020-T-829 sayılı kararının iptali nedeniyle ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ... YİDK 2020-T-830 sayılı kararının iptali nedeniyle ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ... YİDK 2020-T-830 sayılı kararının iptali talebinin kısmen reddi nedeniyle ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 12.750,00-TL bilirkişi ücreti ile 545,00-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 13.295,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 2/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 8.863,30-TL'ye 54,40-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 8.972,13-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı Şirket tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 301,00-TL tebligat ve posta gideri ile istinaf aşamasında yapılan 389,00-TL tebligat ve posta gideri ile 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.692,00-TL yargılama giderinin 1/3'üne tekabül eden 897,30-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı Şirket üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı Kurum tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan istinaf aşamasında yapılan 71,00-TL posta gideri ile 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.073,00-TL yargılama giderinin 1/3'üne tekabül eden 691,00-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı Kurum üzerinde bırakılmasına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 732,00'şer-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2381, K. 2026/1819, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2381-e-2026-1819-k-f009f8418484