Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/663 E. 2026/1542 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/663
Karar No
2026/1542
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/663 - 2026/1542 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/663 KARAR NO : 2026/1542

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.12.2024 NUMARASI : 2022/651 Esas 2024/872 Karar

ASIL DAVA DOSYASINDA ; DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

: 2- VEKİLİ : Av.

BİRLEŞEN ANKARA 9.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/466ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.10.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili, 26.09.2014 tarihinde, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davacının iyileşme sürecinde davalı ... tarafından karşılanmayan bakım ve tedavi gideri yaptığını, geçici ve sürekli maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 800,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan, 900,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...dan tahsilini istemiş, 10.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 16.630,58 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, kazaya karışan aracın belirlenmediğini, davacının kusur oranının ispat etmesi gerektiğini, kusur oranlarının ve maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, geçici iş görmezlik ve efor tazminatının talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmemiş savunma yapılmamıştır. Birleşen davada davacı vekili, 29.09.2014 tarihinde, trafik ışıklarında yaya geçidinden geçiş yapan davacıya kimliği ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/651E.sayılı dava dosyasında alınan 21.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 7.557,66 TL geçici iş göremezlik, 128.907,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatının oluştuğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 128.907,30 TL sürekli iş görmemezlik tazminatı ve 7.577,66 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 29.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı ...dan tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından davalı ...nın sorumluluğunun bulunmadığını, faiz başlangıç talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 15.09.2022 tarih, 2019/2925E.-2022/1809K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kusur oranlarının tespiti için İTÜ Heyetinden alınan 06.10.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen ... marka araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı yayanın kusurunun bulunmadığının belirtildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 26.07.2017 tarihli raporda, davacının %6,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlenen aktüer ve doktor bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacının 7.577,66 TL geçici iş göremezlik, 128.907,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunabileceğinin tespit edildiği, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin davalı ...'ya yöneltildiği, ...'nın bu kalemlere ilişkin sorululuğunun bulunmadığı, dava konusu trafik kazasından kaynaklanan birleşen tazminat davasında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, kazanın 26.09.2014 tarihinde meydana geldiği, asıl davanın 18.08.2015 tarihinde, birleşen dava tarihinin ise 11.07.2024 tarihi olduğu ve birleşen davanın zamanaşımına uğradığı belirtilerek asıl davada, davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ya yöneltilen tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı taleplerinin reddine, 16.630,58 TL daimi iş göremezlik tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan tahsili ile davacıya verilmesine, efor tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, asıl davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat miktarının düşük hesaplandığını, tedavi ve bakıcı gideri ile efor kaybına ilişkin ret kararlarının da isabetsiz olduğunu, hükmedilen vekâlet ücretinin de düşük belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatının gerektiğini, hesaplamanın 1.8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı ve tedavi gideri, birleşen davanın da asıl davanın eki niteliğinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davacının iyileşme sürecinde davalı ... tarafından karşılanmayan bakım ve tedavi gideri yaptığını, geçici ve sürekli maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı ve tedavi gideri, birleşen davada ise, asıl davada alınan 21.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 7.557,66 TL geçici iş göremezlik, 128.907,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatının oluştuğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 128.907,30 TL sürekli iş görmemezlik tazminatı ve 7.577,66 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 29.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalı ...dan tahsilini istemiş, mahkemece verilen ilk kararda, yargılama sırasında davacıya çarpan aracın saptanamadığı, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 15.03.2018 tarihli raporda, olay anını belirleyen bir kanıt bulunmadığından sürücünün ışık ihlâli yaptığının kabulü hâlinde tam kusurlu, ışık ihlâli yapmadığının kabulü hâlinde ise, kusurlu olmadığının belirtildiği, davalının kusurunu gösterir bir delil dosya içerisine sunulmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği, bahse konu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 15.09.2022 tarihli, 2019/2925E.-2022/1809K.sayılı kararı ile, istinaf incelemesi sırasında dava konusu kazaya ait Mobese kayıtları bulunan CD'nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasından getirtildiği, CD'de bulunan kayıtlara göre, olay yerinin trafik ışıkları ile geçişin sağlandığı, yaya ve araç trafiği yoğun kavşak olduğu, ancak araçların hareket yönlerine göre ışıkların hangi yöne ne renk yandığının anlaşılamadığı, mahkemece öncelikle kaza tarihinde kaza yerinde uygulanan sinyalizasyon sisteminin ilgili kuruluştan getirtilmesi ve gerektiğinde olay yerinde keşif yapılarak kazaya karışan araç ve davacı yayanın kırmızı ışıkta geçip geçmediğinin ve kazanın oluşumuna göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için Karayolları Fen Heyeti veya İTÜ'den seçilecek bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılamada, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Sinyalizasyon ve Alt Yapı Şube Müdürlüğünden kaza tarihinde kaza yerinde uygulanan sinyalizasyon sistemine ilişkin bilgilerin getirtildiği ve Makine Mühendisi bilirkişiden alınan 10.04.2023 tarihli raporda, sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu, davacı yaya ...'ın, kendisine hitap eden yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçerken, seyir yönüne hitap eden kırmızı ışıkta durmayıp, seyrine devam eden tespit edilemeyen sürücü yönetimindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, İTÜ Heyetinden alınan 06.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda da, aynı tespitler ile, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 26.07.2017 tarihli raporda, davacının %6,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlenen aktüer ve doktor bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacının 7.577,66 TL geçici iş göremezlik, 128.907,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunabileceğinin tespit edildiği, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin davalı ...'ya yöneltildiği, ...'nın bu kalemlere ilişkin sorululuğunun bulunmadığı, dava konusu trafik kazasından kaynaklanan birleşen tazminat davasında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, kazanın 26.09.2014 tarihinde meydana geldiği, asıl davanın 18.08.2015 tarihinde, birleşen dava tarihinin ise 11.07.2024 tarihi olduğu ve birleşen davanın zamanaşımına uğradığı belirtilerek asıl davada, davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ya yöneltilen tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı taleplerinin reddine, 16.630,58 TL daimi iş göremezlik tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan tahsili ile davacıya verilmesine, efor tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, kazanın 26.09.2014 tarihinde gerçekleştiği, kaza sonucu davacının yaralandığı, asıl davanın 18.08.2015 tarihinde kısmi dava olarak açıldığı, kısmi dava olarak açılan davada davanın sadece talep edilen miktar yönünden zamanaşımını keseceği, birleşen davanın ise 11.07.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, kazada yaralanmaları nedeniyle oluşan zarar için açılacak davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, 26.09.2014 kaza tarihi ile birleşen davanın açıldığı 11.07.2024 tarihi arasında 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolduğundan mahkemece birleşen davanın zamaaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Kazadan sonra kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, ancak dosya içerisinde mevcut CD, CD İzleme Tutanağı, CD Çözümü bilirkişi raporu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Sinyalizasyon ve Alt Yapı Şube Müdürlüğünden kaza tarihinde kaza yerinde uygulanan sinyalizasyon sistemine ilişkin bilgiler ile Makine Mühendisi bilirkişiden alınan 10.04.2023 tarihli raporda, sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu, davacı yaya ...'ın, kendisine hitap eden yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçerken, seyir yönüne hitap eden kırmızı ışıkta durmayıp, seyrine devam eden tespit edilemeyen sürücü yönetimindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, İTÜ Heyetinden alınan 06.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda da, aynı tespitler ile, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, davacı yaya ...'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, bahse konu raporun toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 3-Hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlendiği ve hesaplamada usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığından hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekili ile davalı vekilinin aktüer hesaplamasına ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile kalan 116,60 TL harcı davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'ndan asıl dava yönünden alınması gereken 1.136,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 520,63 TL harcı ve birleşen dava yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 116,60 TL harcı davalı ...'ndan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/663, K. 2026/1542, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-663-e-2026-1542-k-4ddc5e847104