Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/512 E. 2026/1546 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/512
- Karar No
- 2026/1546
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/512 - 2026/1546 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/512 KARAR NO : 2026/1546
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2022 NUMARASI : 2019/445 Esas 2022/454 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR :1 - VEKİLİ : Av.
2 - VEKİLİ : Av. 3 - (Eski Ünvanı:)
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 02/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/10/2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... AŞ vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.02.2018 tarihinde, davacının sevk ve idaresinde bulunan araca, davalı ...'nun sürücüsü, davalı ... Ltd Şti'nin işleteni olduğu, davalı ... AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın çarpması neticesinde davacının yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta dışındaki davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile tedavi giderleri talebini 9.583,04 -TL olarak, geçici iş göremezlik tazminatını 3.361,04 -TL olarak, sürekli iş göremezlik tazminatını 40.405,82-TL olarak belirlemiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamaşımı ve hak düşürücü sürelerden sonra açıldığını, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 2918 Sayılı Yasanın 97. ve 99. maddelerine aykırı açıldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, ayrıca davacının maluliyetini de kanıtlaması gerektiğini, davacının gelirini ispatlayamaması nedeniyle asgari ücret üzerinden tazminat talep edebileceğini, manevi tazminat taleplerinin zenginleşmeye yönelik olup temelden yoksun olduğunu, davacının rücuya tabi gelirleri var ise tazminattan indirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Şirketi davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, davacıya ait araca, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu aracın çarpması neticesinde, davacının yaralandığı iddiasına dayalı kaza nedeniyle mahrum kaldığı kazançları nedeniyle tüm davalılardan maddi tazminat ve ayrıca sağlık giderlerinin tazmini ile sigorta harici davalılardan manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümleri Bölümünden alınan 12/11/2021 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranın %4 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, kusur bilirkişisinden alınan raporda; davacı sürücü...'nın sevk ve idaresindeki araç ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a, 57/b, 57/b-4,5 maddelerini ihlal ettiğinden %30 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nun ise sevk ve idaresindeki araç ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 54/a-3, 54/b-4 maddelerini ihlal ettiğinden %70 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki aracın ise bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, aktüerya konusunda uzman bilirkişiden alınan kök rapor sonrasında, heyete adli tıp uzmanı bilirkişi eklenmek suretiyle adli tıp uzmanı ve aktüer bilirkişiden oluşan bilirkişiden alınan ek raporda; SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 9.583,04 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 3.361,04 TL ve sürekli iş görmezlik tazmianatının 40.405,82 TL hesaplandığı, raporun karar vermeye elverişli olduğu; talep ve bilirkişi raporuna göre maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, manevi taznminat olarak ise; davacının davaya konu kaza dolayısıyla yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep edebileceği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, zararın ağırlığı vs. hususlar gözönüne alınarak manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti yönünden kısmen kabulüne dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile davacının 3.361,04 TL geçici iş göremezlikten, 40.405,82 TL sürekli iş göremezlikten, 9.583,04 TL tedavi giderinden kaynaklı toplam 53.349,90 TL maddi tazminat talebinin davalı ...Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ......Ltd.Şti yönünden 02.02.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile davacının 15.000,00 TL manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ......Ltd.Şti yönünden 02.02.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş hüküm davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Zamanaşımı sürelerine riyaet edilmediğini, KTK’nın 97. maddesine aykırı olarak usulüne uygun sigorta şirketine müracaat edilmeden davalı hakkında dava açıldığı, kazanın meydana gelemesinde davalının tam kusurlu olduğunu, ceza davasının sounucunun beklenilmesi gerektiğini, ayrıca keşif yapılmaksızın kusur raporu alınmasının hatalı olduğunu, Kaza tespit tutanağında, davacıya kavşaklarda geçiş önceliğini ihlalden %50 kusur verildiğini, mahkemece verilen %30 kusuru kabul etmediklerini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, maluliyet raporu, mülga Yönetmeliğe göre hesaplandığından, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusu dilekçesinde; mahkemece Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre tespit edilen %4 özür oranı yerine, Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliğine göre belirlenen %6 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, gelir durumunun düşük tespit edildiğini, davacının sahibi olduğu şirketlerin kazancının aylık gelirine yansıtılması gerektiğini, manevi tazminatın düşük takdir edildiğini, davacının 21 yaşında öğrenci olmasına göre takdir edilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle; geçici ve sürekli iş görmezlik zararı ve tedavi giderine ile manevi tazminat istemidir. Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminata yönelik talebin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekili ile bu davalının istinafına katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davalının sevk ve idaresindeki araç ile ön ilerisindeki aracı, bölünmüş yolda sağ şerit üzerinde takip mesafesini korumaksızın takiple olay yerindeki kavşak noktasında, yolun karşısına geçmek için duraklayan, davacının aracını görmesi ile, davalının önünde seyreden aracın yavaşlaması üzerine, davalıya ait aracın kavşak noktasına yakın mesafede önündeki araca çarpmamak için sol şeride manevra yaptığı ve aracın kontorülünü kaybederek, duraklayan davacıya ait araca çarpması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydan geldiği, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası kapsamında anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında, davacının kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından, davacının ise kavşaklarda geçme kurallarına uymadığından, kusurlu olduğu tespit edilmiş iken, 02/04/2018 tarihinde Soruşturma dosyasında alınan kusur raporunda davalının/şüphelinin asli kusurlu, davacının ise tali kusurlu olduğu, davalının sağ şerit üzerinde önünde seyreden dava dışı ...'nun ise kusuru olmadığının belirtildiği, Uyap Sisteminden yapılan incelemede, Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/555 E. 2023/906 K. Sayılı 12/12/2023 tarihli kararı ile sanık ...'nun asli, müşteki...'nın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi 2024/380 E. 2024/2103 K. Sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, Mahkemece, hükme esas alınan raporda da, kazanın oluş şekli değerlendirilmek suretiyle, kazanın meydana gelmesinde, davalı ...'nun %70 oranında, davacının %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davacının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, iş görmezlik zararının tespitinde esas aldığı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yöönetmelik hükümlerine göre alınan raporda, davacının kaza neticesinde %4 oranında özürünün meydan geldiği ve iyilşeme süresinin 3 ayı bulacağının belirlenmesi üzerine, aktüer hesap bilirkişisi ve tedavi giderleri yönünden adli tıp uzmanı birlikişiden alınan rapora göre davanın esası hakkında karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı vekili tarafından hükme esas alınan kusur raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan kusur raporunun, ceza dosyasında kesinleşen maddi vakaya ve kazanın oluş şekline uygun değerlendirme çerçevesinde kusur oranlarının tespit edilmiş olmasına, ceza dosyasındaki olaın oluş şekline yönelik beyanlar ve davalı aracının sağ şerit üzerinden sol şeride yönelen fren izi ve olay anına ilişkin görüntü izleme tutanakları nazara alındığında, tespit edilen, ceza dosyasında alınan rapor ile de uyumlu olan kusur raporun karar vermeye elverişli olmasına, taraflarca maluliyet raporuna itiraz edilmiş ise de, davacının maluliyet durumunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirmesi gerektiğinin Yargıtay 4 Hukuk Dairesi içtihatları ile kabul edilmiş olmasına ve hükme esas alınan Yönetmeliğinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik olmasına, davacının geliri yönünden esas olanan bedeni çalışma ile elde edebileceği gelir olup davacı tarafından ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilen gelirin üzerinde, geliri olduğunu kanıtlayamamış olmasına, takdir edilen manevi tazminatın da kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve özür oranı nazara alındığında makul olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 1-Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece, kaza neticesinde davacının meydana gelen zararlarından davalının kusuru oranında sorumlu olduğu kabul edilerek, alınan rapor çerçevesinde davacının zararlarını davalılardan talep edebileceğini kabul etmiş ve bu yönde kabulde isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükme esas alınan ek raporda, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş görmezlik tazminatı, davalının kusuru oranında hesaplanarak tazminat belirlenmiş iken, tedavi giderine yönelik adli tıp uzmanı doktor tarafından davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri kusur indirimi yapılmaksızın 9.583,04 TL olarak tespit edilmiştir. Davalılar SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden de kusur oranında sorumlu olduğundan, bilirkişi tarafından tedavi giderine yönelik yapılan hesaplamadan, davacıın kusuruna isabet eden %30 oranında indirim uygulanarak, bakiyesi üzerinden tedavi giderine karar verilmesi gerekirken, tedavi giderinden indirim yapılmaksızın, davalıların sorumluluğuna karar verilmiş olması isabetli değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinden görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, esastan reddine, davalı vekilinin ise; sair istinaf sebeplerinin reddi ile 1 no'lu bentte yazılı nedenlerler istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına yapılan hata nedeniyle yeninden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının davalı ... lehine olacak şekilde HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının istinaf eden davalı yönünden düzeltilerek ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak, yeniden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre; davacının tedavi giderine yönelik talebi açısından davacı, bilirkişi tarafından tespit edilen 9.583,04 TL tedavi giderinden, davalının %70 kusuruna isabet eden 6.708,13 TL tedavi giderini talep edebileceğinden, istinafa başvuran davalı, tedavi giderinden 6.708,13 TL ile sorumlu olacak şekilde, diğer sorumlulukları ve istinafa gelmeyen davalıların tüm sorumlulukları baki kalmak kaydıyla kararın düzeltilmesine karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile davacının 3.361,04 TL geçici iş göremezlikten, 40.405,82 TL sürekli iş göremezlikten, 9.583,04 TL (Davalı ... tedavi giderinin 6.708,13 TL'si ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) tedavi giderinden kaynaklı toplam 53.349,90 TL (Davalı ... toplam tazminatın 50.474,99 TL'si ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) maddi tazminat talebinin davalı ... AŞ yönünden dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...Ltd.Şti yönünden 02.02.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davanın manevi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile davacının 15.000,00 TL manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ......Ltd.Şti yönünden 02.02.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.668,98 TL (davalı ... 4.472,60 TL'si ile sınırlı olacak şekilde, müteselsilen sorumlu olmak üzere) nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 284,69 TL (105,89 peşin harç, 178,80 TL ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 4.384,29 TL'nin (davalı ...'dan da aynı oranda mahsup ile 4.187,91 TL ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) (davalı sigorta şirketi yönünden 3.644,33 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle, suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-a) Maddi tazminat davasında davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 45.000,00 TL (davalılar ... AŞ ve ...Ltd Şti yönden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmamış olması nedenlye 7.735,49 TL ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminata ilişkin olarak reddedilen miktar üzerinden 2.874,91 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 5-a)Manevi tazminat davasında davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...Ltd.Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Manevi tazminat davasında davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, red edilen miktar üzerinen hesap ve takdir edilen 5.100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 6-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 284,69 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 563,90 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 2.964,70 TL'nin (davalı ... 2.804,94 TL ile sınırlı olacak şekilde, müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-HMK'nun 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-İstinaf başvurusu reddedilen davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 220,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf başvurusu kabul edilen, davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davalıya iadesine, 4-Davalı ... tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 473,80 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.