Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/508 E. 2026/1537 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/508
- Karar No
- 2026/1537
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/508 - 2026/1537 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/508 KARAR NO : 2026/1537
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.01.2025 NUMARASI : 2023/558 Esas 2025/7 Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA ; DAVACI : VEKİLİ : Av. Av.
DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.
: 2- VEKİLİ : Av.
: 3- VEKİLİ : Av. BİRLEŞEN ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/404ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- : 2- VEKİLİ : Av.
: 3- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 02.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.10.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili, 08.11.2022 tarihinde, davalı ...Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile,... Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan hasar nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ...'nun asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sürücünün kusuru söz konusu olmadığından tazminat sorumluluğunun da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Asıl davada davalı... Şirketi vekili, dava konusu ... plakalı aracın sahibinin davalı şirket olmadığını, ... olduğunu, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının kabul edilemez olduğunu, değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Asıl davada davalı ...Şirketi vekili, dava konusu araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 13.01.2023 tarihinde 49.875,84 TL hasar bedeli, 27.03.2023 tarihinde de 9.989,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını ve sorumluluğun yerine getirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, 08.11.2022 tarihinde, davalı ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, dava dışı... Şirketi adına kayıtlı, davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının aracında oluşan 74.918,22 TL'lik hasar nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağındaki tespitlerin hatalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini istemiş, 05.09.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 75.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Birleşen davada davalılar ... ve ... vekili, davadan önce davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, dava konusu ... plakalı aracın davacı ... adına kayıtlı olmadığını, davacının araç sürücüsü olduğundan dava açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün tam kusurlu olduğunu, dava konusu aracın daha önce de hasar kayıtları bulunduğundan değer kaybı tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davalı ... Şirketi vekili, dava konusu kaza nedeniyle açılan hasar dosyasında, davacı aracın kasko sigorta şirketi olan ... Şirketine 20.01.2023 tarihinde 24.690,75 TL, 15.02.2023 tarihinde de 2.951,65 TL rücuen tazminat ödemesi yaptıklarını ve sorumluluklarının kalmadığını, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Makine Mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde, ...'nun asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğinden asıl davada davacının tazminat talep edemeyeceği, birleşen davada davacının aracında oluşan değer kaybının 75.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile, 75.000,00 TL araç değer kaybı tazminatının sigorta şirketi yönünden 72.357,60 TL ile sınırlı olmak üzere 15.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden 08.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kararın gerekçe ihtiva etmemesi nedeniyle hak ihlâli oluşturacak nitelikte olduğunu, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, mahkemece alınan 01.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda da, ...'ın %75, davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen, 21.07.2024 tarihli raporda, davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, alınan kusur raporları arasında çelişki oluşması nedeniyle mahkemece çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alması gerekirken alınmadığını ve asıl davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, birleşen davada arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, birleşen davada dava konusu aracın davacı adına değil, ... Şirketi adına kayıtlı olduğundan davacının dava ehliyetinin bulunmadığı gibi, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, birleşen davaya konu aracın kazadan önce hasar kayıtları bulunduğundan değer kaybı tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kararın gerekçe ihtiva etmemesi nedeniyle hak ihlâli oluşturacak nitelikte olduğunu, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, mahkemece alınan 01.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda da, ...'ın %75, davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen, 21.07.2024 tarihli raporda, davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, alınan kusur raporları arasında çelişki oluşması nedeniyle mahkemece çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alması gerekirken alınmadığını ve asıl davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, birleşen davada arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, birleşen davada dava konusu aracın davacı adına değil, ...Şirketi adına kayıtlı olduğundan davacının dava ehliyetinin bulunmadığı gibi, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, birleşen davaya konu aracın kazadan önce hasar kayıtları bulunduğundan değer kaybı tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, davalı ...Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile, ...Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, birleşen davada davacı vekili de, davalı ... Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, dava dışı... Şirketi adına kayıtlı, davacı ... sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini belirterek değer kaybı tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece Makine Mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde, ...'nun asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğinden asıl davada davacının tazminat talep edemeyeceği, birleşen davada davacının aracında oluşan değer kaybının 75.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile, ... üzerinden ...Cadde istikametinden ... istikametine seyri esnasında aracın ön sağ kısımları ile, sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile ...Cadde üzerinden ... istikametine seyri esnasında ... kesişimine geldiği esnada aracının sağ arka yan kısımlarına çarpmasıyla birlikte aracın hâkimiyetini kaybederek aracın sol yan kısımları üzerine savrulması sonucu meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/1-b maddesini, sürücü ...'nun ise anılan Kanunun 52/1-a maddesini ihlâl ettiklerinin belirtildiği, mahkemece Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 01.12.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde ...'nun, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle Karayolları Trafik Kanununun 52/a maddesini ihlâl ettiğinden %25, ...'ın ise, kavşağa yaklaşan sürücülerin kavşaklardaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçlara önce geçmeleri için imkân vermek zorunda olmalarına rağmen anılan Kanunun 57/1-a maddesini ihlâl ettiğinden %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bahse konu rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 21.07.2024 tarihli raporda, ...'nun, gündüz vakti iki şeritli bölünmüş yolun virajlı yol kesimine geldiğinde daha geriden 30 km/s hızla girilmesi gereken virajlı yol bölümüne yüksek seyir hızıyla girmesi sonucu direksiyon hâkimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağından ... Cadde istikametinden gelerek kavşak gerisinde... Caddeye katılmak üzere beklemekte olan ... sevk ve idaresindeki aracın ön sağ tampon kısımlarına çarpmak suretiyle direksiyon hâkimiyetini kaybedip gidiş istikameti tersi yönünde yaya kaldırımı üzerinde sol yan kısımları üzerine devrilmesiyle meydana gelen kazada, tehlikeli virajlı yol bölümü kesimine geldiğinde görüş alanını yeterince kontrol altına almadan mevcut hızı ile virajlı yol bölümüne girdiği aracının hızını yol mahal şartlarına göre ayarlamadığı, virajı keskin olan yol bölümüne girdiğinde güvenli sürüş gereği hızını dikkat ve özen kuralına uygun olarak müteyakkız bir şekilde azaltarak seyrine devam etmediği, görüş alanını yeterince kontrol etmeden virajlı bölgeye girmesiyle direksiyon hâkimiyetini kaybedip kontrolden çıkarak kazaya sebebiyet verdiğinden %100 oranında tam kusurlu olduğunun tespit edildiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporlarında kazanın meydana geliş şekli, ihlâl edilen trafik kuralları ve kusur oranları arasında çelişki bulunduğu, kusur durumuna ilişkin araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece öncelikle kazaya ilişkin olarak ceza dosyası getirildikten sonra kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, işaretleme krokileri, daha önce düzenlenen raporlar ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek maddi vakıanın ve kazanın meydana geliş şeklinin açıklığa kavuşturulması için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden seçilecek üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, kusur oranları belirlenerek varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usûlüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre; kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, birleşen davada davacıya ait ...model,...marka araçta KDV dahil 110.569,65 TL hasar bedeli belirlendiği, buna göre değer kaybının 75.000,00 TL olacağı belirtilmiş ise de, davacıya ait aracın dava konusu kaza öncesinde karıştığı kazalar olup olmadığı araştırılmadan ve hasar dosyaları getirilmeden değer kaybı belirlenmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda davacıya ait aracın daha önce karıştığı kazalara ait hasar dosyaları getirilip Yargıtayca benimsenen ilkelere uygun şekilde değer kaybının belirlenmesi için Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli makine mühendisi bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Başvuranlar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi hâlinde iadesine, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.