Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1047 E. 2026/1366 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1047
- Karar No
- 2026/1366
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1047 Esas 2026/1366 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1047 KARAR NO : 2026/1366
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/04/2026 NUMARASI : 2025/990 Esas 2026/243 Karar
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2026
Taraflar arasındaki tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Ticaret A.Ş.'nin davalı ... ve diğer ortak ...'un ortak olduğu bir şirket olduğunu, davalının bu şirkette 01/08/2016 tarihli şirket kuruluşundan itibaren Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkanlığı yaptığını, şirket merkezinin İzmir'de bulunması sebebiyle davalının fiilen şirketin bütün kayıt ve ticari defterlerini kontrol altında tuttuğunu ve kendi tanıdığı mali müşavirle şirketin resmi işlemlerini yürüttüğünü, ana sözleşmede 3 yıl olarak gösterilen yönetim kurulu üyeliği süresinin şirketin genel kurul yapmaması üzerine 14/06/2021 tarihine kadar fiilen sürdüğünü ve davalının şirketin bütün defter ve kayıtlarına fiili hakimiyetinin de 14/06/2021 tarihine kadar sürdüğünü, 14/06/2021 tarihinde yapılan genel kurulda davalının aday olmamasıyla birlikte yöneticilik görevinin sona erdiğini ve bu göreve ...'un seçildiğini,14/06/2021 tarihinden sonra yeni yönetimin göreve başladığını, 14/06/2021 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar gereği müvekkili şirketin merkezinin İzmir'den Ankara'ya taşındığını, davalı ...'nun yönetim kurulu başkan ve üyeliğinin görevi sona ermesine rağmen, TTK’nın 64. ve 82. maddeleri ile temsil ve yönetim görevinin doğal sonucu olarak uhdesinde bulunan ve kanunen saklanması zorunlu olan müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerinin, 2016-2021 tarihleri arasındaki Yevmiye, Kebir, Envanter, Genel Kurul Karar Defteri, Muhasebe Fişleri, Fatura ve İrsaliyeler ile diğer bütün kayıtlarını yeni yönetime devretmediğini, müvekkili şirketin defter ve muhasebe kayıtlarını tutan ...’a 29/12/2021 tarihli, Trabzon 4. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve defterlerin bilirkişilere gösterilmesinin ve tesliminin istendiğini, ...'ın gönderdiği yazıda defterleri davalı ...'na teslim ettiğini bildirdiğini ve teslim tutanağını gönderdiğini, davalı uhdesinde bulunan ve müvekkili şirkete teslim edilmeyen defterlere ve diğer belgelere ilişkin olarak eski yöneticinin hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla davalı ...’na 31/12/2021 tarihli Trabzon 4. Noterliği ... yevmiye numaralı Noter İhtarnamesi keşide edildiğini ve defterlerin teslimi için makul bir süre verildiğini, ancak davalının ihtarnamede belirtilen süreye rağmen defter ve belgeleri teslim etmemekte direndiğini, davalının avukatı aracılığıyla Ankara 36. Noterliğinin 18/01/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle şirket defterleri için bir adres ve kişi bildirdiğini ancak o adres ve kişiden defterleri temin etmenin mümkün olmadığını, O kişi arandığında herhangi bir defterle ilgili bilgi sahibi olmadığının öğrenildiğini, zaten şirketin gizli nitelikte pek çok bilgisini içeren defter ve kayıtların ilgisiz kişilere verilmesinin hem hayatın olağan akışına aykırı hem de aslında müvekkili şirketi zarara uğratıcı bir davranış olduğunu, şirkete ait defter ve belgelerin, hele hele yetkisinin olmadığı bir dönemde davalı eski yönetici tarafından şirket ya da yetkilileri dışında birilerine bırakılmasının açık bir şekilde hem kaybolma riski içermekte hem de şirketin iç ilişkilerini farklı kişilerin öğrenmesine fırsat verdiğini, bu davranış dahi eski yöneticinin hukuki sorumluluğunu yerine getirmediğini ve şirkete zarar verme amacıyla hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, davalı ...’nun uhdesinde bulunan ve gerekirse yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenecek müvekkili şirkete ait 2016-2021 yılları (bu yıllar dahil) arasındaki bütün ticari defter ve belgelerin davalı uhdesinde bulunduğunun tespitine, 2016-2021 yılları (bu yıllar dahil) arasındaki müvekkili şirkete ait bütün ticari defter ve belgelerin davalı tarafından müvekkiline aynen iadesine ve teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hem tespit hem eda talebini birlikte ileri sürdüğünü ancak talebinin hukuki vasfını ve şartlarını ortaya koyamadığını, bu yönüyle davanın, HMK m.114/1-h kapsamında dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, defterlerin halen müvekkili uhdesinde bulunduğu ispat edilmeden açılan bir iade davasında hukuki yararın mevcut olmadığını, Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, zilyetliği ispatlanmamış kişiye karşı aynen iade kararı verilemeyeceğini, davacı tarafın defterlerin müvekkilinin fiili hakimiyetinde bulunduğunu somut ve kesin delillerle ortaya koyamadığını, somut olayda müvekkilinin elinde bulunan herhangi bir ticari defter mevcut olmadığını, fiili hakimiyet bulunmadığından iade hükmü kurulmasının hukuken mümkün olmadığını, ticari defterlerin tutulması ve saklanması yükümlülüğünün tüzel kişiliğe ait olduğunu, şirket organının değişmesinin, bu yükümlülüğün şahsi sorumluluğa dönüşmesi sonucunu doğurmayacağını, şirket merkezinde bulunan defter ve belgelerin teslim alınabileceği müvekkiline davacı yanca keşide edilen ihtarnameye cevapta açıklıkla ele alındığını, dava dışı ortağın girişimi / art niyetli hareketi ile şirket merkezinin bir katakulli ile Ankara iline alınmış olup, şirket merkezinde yer alan belgelerin araştırılmadığını, müvekkilinin defterlerinin mali müşavirden teslim aldıktan sonra tabi olarak şirket merkezine teslim ettiğini ve zilyetliğinin sona erdiğini, davacı yanca müvekkili aleyhine keşide edilen ihtarnameye, müvekkili tarafından Ankara 36. Noterliği'nin 18/01/2022 tarih ve ... yevmiye no'lu cevabi ihtarname ile cevap verildiğini ve defterlerin şirket eski merkezinde bulunduğunu, kimlerle irtibata geçerek teslim alabileceği hususunun açıklıkla izah edildiğini, davacının mahkemeden fiili bir durumun (defterlerin davalı uhdesinde bulunduğunun) tespitini istediğini, tespit davalarının hukuki ilişkinin varlığına yönelik olduğunu, maddi vakıaların varsayımsal olarak belirlenmesi amacıyla kullanılamayacağını, davanın, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, esasa girilmesi halinde, davacının iddialarını ispat edememesi nedeniyle davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dosyaya yansıyan ve tarafların da kabulünde olan davacı şirket mali müşaviri ile davalı arasında düzenlenen tutanağa göre davacı şirket defterlerinin ve mali belgelerinin davalı uhdesinde olduğu ve bizzat davalı tarafça defterlerin ve belgelerin iadesinin gerektiği, bu itibarla davalının defterlerinin yerini belirtmiş olmasının geçerli olmayacağı , bu kapsamda davacı şirketin defterleri ve mali belgeleri istemekte haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalı uhdesinde olduğu anlaşılan davacı şirkete ait 2015-2016, 2017-2018, 2019-2020,2020-2021 yılları Yevmiye Defteri , Defteri Kebir, Envanter Defteri, Alış ve Gider Faturaları, Satış Faturalarının, İşletme Defterinin ,SGK Bildirgeleri ve Makbuzların ,Kurumlar Vergisi Beyanname ve Makbuzların,Geçici Vergi Beyanname ve Makbuzların, KDV ve Muhtasar Beyanname ve Makbuzların ,Muhasebe Fişlerinin , Karar Defterinin ve Ortaklar Pay Defterinin davalıdan alınarak davacıya teslimine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektirir bir ispatın dosyada bulunmadığını, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı adına düzenlenen cevabi ihtarnamede defter ve belgelerin nereden ve kim aracılığı ile teslim alınabileceğinin açıkça bildirildiğini, davacı tarafın usulüne uygun teslim alma girişiminde bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; ticari defter ve belgelerin teslimi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan ticari defter ve kayıtlarının eski yönetici davalı uhdesinde bulunup, davacı şirkete iade edilmediğinden bahisle, davalı yöneticiye mali müşavirleri ... tarafından teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmayan defter ve belgelerin şirkete tesliminin sağlanması suretiyle taraflar arasındaki muarazının giderilmesinin talep edildiği, davalı yanca tevilli ikrar yoluyla bahsi geçen defter ve belgelerin uhdesinde bulunduğunun kabul edilmesi suretiyle davacı yanca defterlerin teslim alınması için gerekli başvuruda bulunmadığının savunulduğu, mahkemece yukarıda yazılı şekilde davacının davasının kabulüne karar verildiği, ilgili karara karşı davalı yanın istinafa geldiği görülmüştür. Davalı yan davacının tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığı gibi davasını ispat edemediğini ileri sürmüştür. Davacı tarafça Trabzon 4. Noterliği'nin 29/12/2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davacı yana ait şirket defter ve kayıtların şirkete teslimi amacıyla şirketin muhasebesici olan ... adına düzenlenen ihtarnameye ... tarafından verilen 10/01/2022 tarihli cevabi yazı ile, 2016 öncesinden başlayarak 2017-2018-2019 yıllarına ait kağıt ortamında basılarak tutulmuş olan Yevmiye, Defter-i Kebir, Envanter, Yönetim Kurulu Karar ve Damga Vergisi Defterleri ilgili yılların belgeleri ile birlikte (3) adet teslim tutanağı ile şirket ortaklarından ...'na teslim edildiği,yazı cevabı ekindeki 18/08/2017, 16/07/2019, 22/02/2021 tarihli teslim tutanaklarında davalı yanın imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı yanca bu kez ilgili defter ve kayıtların ibrazı için davalı yana keşide edilen Trabzon 4. Noterliği'nin 31/12/2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesine davalı yanca Ankara 36. Noterliğince verilen cevabi ihtarnamede, şirket merkezinin talepleri olmaksızın değiştirilmesini kabul etmediklerini, defterlerin başka bir yerde değil şirket merkezinde bulunmasının esas olduğunu, bu nedenle defterlerinde Çiğili/İzmir adresinde bulunduğunu, defter ve belgelerin tesliminde Av. ...'in davacıya yardımcı olacağını bildirdiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, bahsi geçen davaya konu defter ve belgelerin davalı yanın uhdesinde bulunduğunun davalı tevilli ikrarı ile sabit olduğu, davacı yanca defter ve belgelerin teslimine ilişkin talebi dikkate alındığında, davanın tespit değil eda hükmünü de içerir davacı şirkete ait defter ve belgelerin davacı şirkete teslimini sağlanması amacını taşıyan taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine ilişkin olduğu, davalı yanın 14/06/2021 tarihinden önce yetkili olup, 14/06/2021 tarihinden sonra davacı şirket yetkilisinin şirket adına hareket eden davacı şirket yetkilisi ... olduğu, şirket defter ve belgelerinin şirket yetkilisine teslim edilmesinin ve şirket uhdesinde bulunmasının zorunlu olduğu ve davalının defter ve kayıtlarının teslim alınabilmesi için gönderdiği ihtarnameden sonuç alınamadığı ispat yükü kendisinde olan davalının bu kusurunun davacıda olduğunu ispatlayamadığı dikkate alındığında, mahkemece yukarıda yazılı şekilde davacının davasının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2026
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...