Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/222 E. 2026/1776 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/222
- Karar No
- 2026/1776
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/222
KARAR NO : 2026/1776
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2022
NUMARASI : 2021/805 Esas - 2022/712 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı .... LTD ŞTİ ile Davalı ... AŞ. Arasında; davacı şirkete ait olan iş yerinde davalı şirketin nakdi veya gayri nakdi yatırım desteği, görsel malzeme, eğitim desteklerinin verilmesi ve ürün alımı konusunda 02/09/2016 tarihli Yatırım Destek Sözleşmesi ve 11/08/2016 Tarihli Mal Alım Sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket, İşletmeciye (Müvekkil) işbu sözleşme kapsamında yatırım desteği olarak 100.000,00TL (KDV) + 500.000,00 TL (KDV) Nakit destek de bulunmayı taahhüt ettiğini, davacı şirket, davalı ... Şirket ile aralarında 11/08/2016 tarihinde imzalan Mal Alım Sözleşmesi gereği 12.449 Litre alkolü içki (viski,cin,likör,tekila,rom) satın alınması konusunda hedef belirlenerek imzalandığını, mal Alım sözleşmesinin 3. Maddesine göre bu sözleşme 11/08/2016 tarihinde yürürlüğe gireceğini ''Mal alım sözleşmesi''nin sona erdiği tarihte yürürlükten kalkacağı belirtildiğini, yapılan bu sözleşme sonra sonrasında 02/09/2016 tarihinde Yatırım Destek Sözleşmesi imzalanarak yatırım desteği olarak 100.000,00TL (KDV) + 500.000,00 TL (KDV) Nakit destek de bulunmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin tüm gereklerini yerine getirmesine rağmen davalı şirket kendi yükümlülüğü olan kalan bakiye 100.000,00 TL+KDV'yi ödemediğini, davalı Şirket tarafınca gönderilen 16.03.2018 tarihli ''Fesih Bildirimi ve Beyan Mektubu '' Başlıklı yazı ile davalı taraf Mal Alım Satım ve Yatırım Destek Sözleşmesini feshettiğini, ancak davalı şirket tarafınca yapılan fesih beyanı geçersiz olup sözleşmenin hala ayakta olduğunu, bu nedenle tarafların sözleşmeden doğan alacak ve borçları devam ettiğini, 16.02.2017 tarihinde yapılan Rekabet Kurulu toplantısında, 17-07/84-34 sayılı nihai kararında; .... A.Ş 'nin rakı pazarında hakim durumda olduğuna, .... A.Ş' nin rakiplerini pazardaki faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun'un 6. Maddesini ihlal ettiğine karar verilerek 4054 sayılı Kanun'un 9. Maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde .... A.Ş adına bir takım yükümlülükler getirildiğini, Rekabet Kurulunca davalı şirkete getirilen bu yükümlülük nedeniyle, davalı şirket tek taraflı olarak haksız yere sözleşmeyi feshettiğini, davalı şirket kendi kusuruyla Rekabet Hukuku kurallarına uymayarak, müvekkil şirket ile aralarında ki sözleşmeyi feshettiğini, kaldı ki davalı taraf 16.03.2018 tarihli davacı şirkete gönderdiği fesih bildirimi yazısında Rekabet Kurulu 17-07/84-34 Sayılı kararı nedeniyle müvekkil şirket ile olan sözleşmesini feshettiğini ikrar ettiğini, Yatırım Destek Sözleşmesinin ''Tarafların Yükümlülükleri '' başlıklı 4. Maddesi ile davalı şirket yatırım desteği olarak 100.000,00 TL (KDV) + 500.000,00 TL(KDV ) ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme tarihinden itibaren işbu dava tarihine kadar davalı şirket, Müvekkil Şirkete 500.000,00TL + KDV ödeme yaptığını, davalı şirketin, müvekkil şirkete 100.000,00 + KDV ödemesi gereken tutar hala ödenmediğini, davalı taraf 13.08.2018 keşide tarihli ihbarnamesinde davacı şirkete ait TAPDK belgesinin uzun bir zaman önce kurum tarafından iptal edildiği bilgisine ulaştığını iddia ederek bu nedenle alkollü içki satışına ilişkin bir izninin olmaması sebebiyle taraflar arasında sözleşmenin geçersiz olacağını ileri sürdüğünü, davalı şirketin bu beyanının kabul etmediklerini, şöyle ki davacı şirket .... LTD. ŞTİ. Süre uzatımı yaparak Açık Alkollü İçki Satış Belgesi'ni 03/07/2018 tarihinde yenilediğini, davalı şirketin addia ettiği gibi davacı şirkete keşide edilen ihbarname tarihinde davacı şirketin alkollü içki satışına ilişkin bir izninin olmaması hususu gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince ödenmeyen 118.000,00-TL 'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde mevcut idda ve taleplerin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, cevap ve itirazlar doğrultusunda haksız ikame edilen işbu davanın reddinin gerektiğini, HMK'nın 115. Maddesi uyarınca usule ilişkin yetki, derdestlik husumet, görev, iş bölümü ve zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, arabuluculuk son tutanak aslı süresi içinde sunulmadığını davalı şirket ile davacı yan arasında imzalanan sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olup bakiye borç bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında 11/08/2016 tarihli Mal Alım/ Satım Sözleşmesi ve 02/09/2016 tarihli Yatırım Destek sözleşmesi imzalandığını, davalı müvekkili şirket sözleşme gereklerini yerine getirmişse de davacı şirketin sözleşme koşullarına aykırılıkları nedeni ile sözleşmeyi haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, davacı ise 16/03/2018 tarihli "Fesih Bildirimi ve Beyan Mektubu" başlıklı yazı ile Mal Alım ve Yatırım Destek Sözleşmesinin feshedildiğini ancak geçersiz fesih ile sözleşmenin hala ayakta olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın 16/02/2017 tarihli Rekabet Kurulu toplantısı nihai kararı ile müvekkili şirkete bir takım yükümlülükler getirildiği ve bu nedenle haksız şekilde sözleşmenin feshedildiğini iddia ettiğini, Yatırım Destek Sözleşmesi 02/09/2016 tarihinde imzalandığını 16/03/2018 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, Rekabet Kurulu kararı ise 16/02/2017 tarihli olduğunu, Rekabet Kurulu kararının fesih ile herhangi bir ilişkisi olmamakla birlikte Rekabet Kurulu kararlarına riayet etmek ve Rekabet Hukuk kurallarına uygun hareket etmeye çalışmak gereklilik olduğunu kararın, incelenmesi ile davacı şirket ile imzalanan Yatırım Destek ve Mal Alım Sözleşmesinin alınan Rekabet Kurulu kararı ve getirilen yükümlülüklerle bir ilgisinin olmadığı ve sözleşmenin bu nedenle feshedildiği iddiasının yersiz olduğunu, davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6100 sayılı HMK'nun 329. Maddesi gereğince, hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan davacı yanın yargılama giderlerinden başka, müvekkille kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamını ödemeye, beş bin (5 Bin) Türk lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar arasında 02/09/2016 tarihli yatırım destek sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca davalının davacıya 500.000,00 TL ödeme yaptığı hususu ihtilaf konusu değildir. Davalı taraf sözleşmenin 16/03/2018 tarihli fesih bildirimi ve beyan mektubu ile haklı nedenle fesedildiğini bildirmiştir. Bu belgede fesih sebebi olarak Rekabet Kurulu Kararı ile sözleşmenin fesih sebebi olarak gösterilmiş ise de bu durum tek başına 02/09/2016 tarihli yatırım destek sözleşmesinin haklı nedenle fesih sebebi olamaz. Cevap dilekçesinde ise fesih sebebi değiştirilerek TAPDK belgesinin iptali, alkollü içki satımına dair iznin iptali olmaması fesih sebebi gösterilmiştir. Sözleşmenin dava öncesindeki fesih sebebi değiştirilerek başka bir sebep ileri sürülemez. Zaten Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 05/04/2022 tarihli yazı cevabına göre de fesih bildirimi ve beyan mektubunun tarihi olan 16/03/2018 tarihinde davacı şirketin açık alkollü içki satış belgesi vardır. Bu nedenlerle 02/09/2016 tarihli yatırım destek sözleşmesinin davalı tarafça haklı sebeple feshi söz konusu değildir. Davacı tarafça aynı sözleşmenin 4. maddesinde yer alan davalı tarafça davacı tarafa yapılacak 100.000,00 TL + KDV şeklinde destek ödemesi şeklindeki edimin ifa edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle de davanın kabulü ile 118.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkeme tarafından verilen hükümde maddi olaya ilişkin saptama yapılmadığını ve adil yargılanma ilkesinin bir gereği olarak mahkeme kararının gerekçeli olmasına ilişkin kurallara riayet edilmediğini, davacının, arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediğini, tensip zaptı uyarınca süresi içerisinde dosyaya sunmadığını, bu nedenle; öncelikle esasa girilmeden davanın usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin; Rekabet Kurulu kararına istinaden kurulun verdiği karara uygun hareket etmek amacıyla feshedildiğini belirtmekle birlikte karşı tarafın TAPDK belgesinin iptali, alkollü içki satımına dair izninin olmaması nedeni ile sözleşmenin hali hazırda uygulanabilirliği kalmaması kaynaklı olarak devamlılığı mümkün bulunmadığını, davacının İzmir 21. Noterliğinin 31589 ve 20587 Yevmiye Nolu ihtarnameleri ile sözleşmelerin yürürlükten kalktığını ikrar etmesine karşın, dava dilekçesinde sözleşmelerin hala yürürlükte olduğunu belirtmesine karşın davacının TAPDK belgesinin iptal edildiği ve sözleşmenin devamını sağlayamayacağı açık olduğundan işbu davayı ikame ettirmede kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan 02.09.2016 tarihli sözleşmenin 4.3. sayılı maddesi gereğince "İş yerinde alkollü içkilerin satışı için Belediye, TAPDK dahil ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla ilgili yasal mevzuat gereği gerekli tüm kurumlardan gerekli her türlü izin ve ruhsatı tamamlamak ve çalıştığı süre boyunca alkollü içkiler ve gıda mevzuatına uygun olarak hareket etmek zorundadır." hukuka uygunluk taahhüt altına alındığını, müvekkili şirket tarafından gönderilen 16.03.2018 tarihli ''Fesih Bildirimi ve Beyan Mektubu '' Başlıklı yazıyla Rekabet kurulu kararının uygulanabilmesi adına sözleşmenin 5.1. Maddesi uyarınca sözleşme feshedildiğini, davacı tarafından sözleşme hükümlerinin devam edildiğinin iddia edilmesi üzerine davacının TAPDK belgelerini bulundurmadığıve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşıldığını ve müvekkil şirket tarafından bu hususlara ilişkin cevabı ihtar yazısı davacı tarafa gönderildiğini , işbu sözleşmenin hem Rekabet Kurulu kararı sebebiyle hem de davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle uygulanabilirliği kalmadığını, Yatırım ve Destek Sözleşmesi'nin 5.1.maddesinde açıkça "..., sözleşme süresi içerisinde herhangi bir tarihte 30 gün önceden bildirimde bulunmak kaydıyla fesih hakkına sahiptir" dendiğini, tarafların basiretli birer tacir olması ve yazılı tüm sözleşme hükümlerini kabul etmeleri gereği hiçbir gerekçe dahi bulundurmayan bir fesih bildiriminde dahi müvekkil şirketin fesih yolunun açık olduğunu, Müvekkil şirketin rekabet kurulu kararını uygulayabilmek adına ilgili bildirimleri yaparak sözleşmeyi feshettiği açıkken mahkeme tarafından yeterli değerlendirme yapılmayarak eksik ve hatalı karar verildiğini, müvekkil şirketin fesih ihbarnamesi yazısında açıkça Rekabet Kurulu kararının uygulanması adına sözleşmenin devamının mümkün olmadığını karşı tarafa bildirdiğini, Rekabet Kurulu kararlarına riayet etmek ve Rekabet Hukuku kurallarına uygun hareket etmeye çalışmak son derece elzemolup, mahkeme tarafından ilgili kararın 13/06/2018 Tarih Beyoğlu 48.Noterliği 63484 yevmiye numaralı ihtarnamesi ise karşı tarafça gönderilen ihtarnameye cevapları içerdiğini, davacı yanın TAPDK belgesinin iptal edilmiş olması, alkollü içki satımına dair izninin bulunmaması feshedilmiş sözleşmenin ayakta olduğu iddialarına karşı davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu açıdan bakıldığında dahi sözleşmenin devam edilebilirliği kalmadığı anlamına geldiğini, mal alım sözleşmesinin sona ermesiyle geçerliliğini yitiren yatırım destek sözleşmesinin bir an için geçerli olmaya devam edeceği varsayılsa dahi davacı şirketin TAPDK ruhsatının süresi uzatılmamış olduğundan talep edilen ödemenin yapılmasının mümkün olmadığını, mahkeme tarafından fesih sebebinin değiştirildiğini, ihtarnamede Rekabet Kurulu kararının yer aldığının iddia edildiğini, son derece fahiş hatalar barındıran işbu kararın adil yargılanma ilkesini ihlal ettiğinin son derece açık olduğunu, Mahkeme tarafından yalnızca ... sicil nolu açık alkollü içki satış belgesinin geçerliliği sorgulandığını, ... Bakanlığının güncel ve resmi sitesinde yer alan ve ekran görüntüsünü sundukları şekliyle davacı şirketin TAPDK belgesi bulunmamasına rağmen haksız bir şekilde zenginleşme niyeti taşıdığını, bu hususta mahkeme tarafından yeterli araştırma yapılmadığı gibi, fesih nedenleri ihtarnamede yeterince açık olduğunu, s̈özleşmenin herhangi bir kanundaki emredici hükme aykırılık teşkil etmesi sözleşmeyi kesin hükümsüz hale getireceğini, davacının. süre uzatımı yaptığını ve Açık Alkolü İçki satış belgesini 03.07.2018 tarihinde yenilediğini iddia etmiş ise de davacı açık alkollü içki satış belgesinin yanında fesih tarihinde işletmenin faal olduğunu, süresi içerisinde gerçekleşmiş ve usulüne uygun alınan süre uzatım başvurusunu, süre uzatım işlem bedelinin ödendiği dekontu, söz konusu yıllar arasında alım ve satım yapabildiğine ilişkin örnek fatura suretlerini sunmaktan açıkça imtina ettiğini, TAPDK ruhsatının kurum tarafından iptal edildiği işletmenin faal olmadığı bilgisini alan müvekkil şirketin, basiretli bir tacirin hareket etmesi gerektiği doğrultuda hareket ettiğini sözleşmenin devamlılığının mümkün olmayacağı cevabı ihtarnamede açıkça belirtildiğini beyanla İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/805 E. 2022/712 K. Sayılı 06/10/2022 Tarihli Kararının kaldırılarak davanın öncelikle usulden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, 6100 sayılı HMK'nin 329. maddesi gereğince; hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan davacı yanın, yargılama giderlerinden başka, müvekkille kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamını ödemeye, beş bin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı tarafından haksız fesh edildiği iddiasına dayanarak ödenmeyen destek ödemesinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilince arabuluculuk son tutanağının süresinde ibraz edilmediği yönünde istinaf isteminde bulunulmuş ise de mahkemece 28.08.2020 tarihli tensip zaptı ile arabuluculuk son tutanağının sunulması için davacı vekiline bir haftalık süre verilmiş olup, davacı vekilince 03.09.2020 tarihinde bu tutanağın sunulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında 02.09.2016 tarihli yatırım destek sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmenin 2. maddesinde , sözleşmenin konusunu davacıya ait işyerinde sözleşmede belirlenen koşullarda davalının nakdi veya gayri nakdi yatırım desteği, görsel malzemesi, eğitim desteklerinin verilmesi ile bu hususta tarafların hak ve borçlarının düzenlenmesine ilişkin olduğu, sözleşmenin 3.maddesinde, sözleşmenin 11.08.2016 tarihinde yürürlüğe gireceği, taraflar arasında imzalanmış mal alım sözleşmesinin sona erdiği tarihte yürürlükten kalkacağı, sözleşmenin 4.2.maddesinde, davacının, taraflar arasında mal alım sözleşmesinin imzalanması halinde yatırım destek sözleşmesi kapsamında davalıdan satın aldığı ürünlerin sözleşme tarihinden itibaren iş yerinde bulundurmayı, pazarlamayı, satmayı, verilen servis ve teşhir malzemelerini TAPDK dahil ve bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile ilgili mevzuata aykırı olmayacak tüketici tercihlerini azalmayacak şekilde alkollü içkilere tahsis eden alanlarda ve davalının amacına uygun olarak kullanmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin 4.3. maddesinde davalının işyerinde alkollü içkilerin satışı için belediye dahil ve bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile ilgili yasal mevzuat gereği gerekli tüm kurumlardan gerekli her türlü izin ve ruhsata tamamlamak ve çalıştığı süre boyunca alkollü içkiler ve gıda mevzuatına uygun olarak faaliyet göstermek zorunda olduğu, sözleşmenin 4.4. maddesinde davacının sözleşme konusu ürünleri sadece davalı tarafından yetkilendirilmiş distribütöründen satın almak zorunda olduğu, davacının distribütöre veya davalıya karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve yapılan ihtara rağmen bu durumun düzeltilmemesi halinde distribütörün ürün vermeyi durabileceği, bu durumda davacının mali yükümlülüklerini yerine getirinceye kadar davalının yatırım desteğini durdurabileceği, sözleşmenin 4.7 maddesinde, sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya nakdi destek verilmesi halinde bu desteğin sözleşme süresi için ve satış veya hedefe bağlı olmaksızın davanın uygun gördüğü dönemlerde, taksitler halinde veya bir kereye mahsus olmak üzere işletmede yapılacak yatırıma bağlı olarak davalı tarafından belirlenecek şekil ve zamanında ödeneceği, mal alım sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi halinde davalının o ana kadar sağladığı yatırım desteklerini iadesini talep etme hakkına sahip olacağı, sözleşmenin 5.1 maddesinde davalının sözleşme süresi içinde herhangi bir tarihte 30 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin 5.2 maddesinde davalının, davacının sözleşmede belirlenen yükümlülüklerin bir veya birkaçını yerine getirmemesi halinde davalının hiçbir ihtara gerek kalmaksızın tek taraflı beyanla sözleşmeyi feshetmeye ve sözleşmenin ihlali nedeniyle uğradığı tüm zararlarını (bu sözleşme kapsamında yaptığı masraf ve ödemeler dahil) davacıdan ve kefilinden tahsil etme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin 5.4.maddesinde, 4.4 maddesinde bahsi geçen şekilde davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde davalının sözleşmeyi derhal feshetme ve davacı tarafından verilen teminatın nakde çevirme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin 5.5 maddesinde davacının bu sözleşmenin 4.6.1 ve 4.6.2 maddelerinde bahsi geçen işlemleri davalının onayı olmaksızın gerçekleştirilmesi halinde davalının sözleşmeyi feshetmekte serbest olduğu, bu durumda davalının yatırım destek tutarı ile sınırlı olmaksızın sözleşmenin ihlali nedeniyle uğradığı her türlü zararı davacıdan ve kefilinden ve devralandan tahsil etme hakkına sahip olduğu hususları düzenlenmiş, sözleşmede nakit destek bedelinin 100.000 TL+500.000 TL olduğu belirlenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 11.08.2016 tarihli mal alım satım sözleşmesinin "hedefler" başlıklı 3.a maddesinde davacının kendi satış yeteneğini ve müşteri çevresine dikkate alınarak sözleşme süresi içinde belirtilen miktarlarda ürünü satın almayı hedeflediği , eğer hedeflere sözleşme dönemi bitmeden önce ulaşılırsa sözleşme süresi dolana kadar iş bu sözleşme hükümlerinin iskonto hariç uygulanmaya devam edileceği ancak sözleşmeyle öngörülen uygulamanın her halde 3.b maddesinde belirtilerinden daha fazlayı yapılamayacağı, sözleşmenin 4.1 maddesinde, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe girmek üzere 18 aylık bir süre için imzalandığı, taraflardan herhangi birinin sözleşmenin sona erme tarihinden en az bir ay önce diğer tarafa sözleşme süresinin uzatılmayacağına ya da sözleşmenin yenilemeyeceğine dair yazılı ihbarda bulunmadığı takdirde sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl için daha uzamış sayılacağı ancak yukarıda belirtilen koşulların oluşması halinde dahi sözleşmenin kendiliğinden uzayacağı sürenin 5 yıldan daha fazla olmayacağı, sözleşmenin 4.2 maddesinde, sözleşmenin yürürlükte olduğu herhangi bir zamanda davalının bir sebep göstermek zorunda olmaksızın bu sözleşmeyi hangi nam altında olursa olsun bir tazminat ya da kar kaybı ödemekle yükümlü olmaksızın tek taraflı fesih hakkına sahip olduğu hususları düzenlenmiş , hedeflenen toplam içki alımı 12.449 litre olarak belirlenmiştir.
Davalı tarafından keşide edilen 16.03.2018 tarihli "fesih bildirimi ve beyan mektubu" başlıklı yazıda, davalının Rekabet Kurulunun 16.0.2017 tarihli ve 17-07/84-34 sayılı kararında belirtilen rekabet hukuku hassasiyetleri ve davalıya yüklenen bir takım yükümlülükler sebebiyle iş bu fesih beyanının tebliği tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiği , bu durumun yalnızca Rekabet Kurulu Kararının doğurduğu bir zaruretten ibaret olduğu, rekabet kurulunun birtakım rekabet hukuku hassasiyetleri doğurduğuna karar verdiği sözleşmeler ile faaliyetlerine devam etmesinin davalıdan beklenemeyeceği belirtilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 02.09.2016 tarihli yatırım destek sözleşmesinde, sözleşmenin 11.08.2016 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş olup, taraflar arasında imzalanan 11.08.2016 tarihli mal alım satım sözleşmesinin 4.1 maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe girmek üzere 18 aylık bir süre için imzalandığı ihtilafsızdır. Davalı tarafça fesih ihtarnamesi 16.03.2018 tarihinde yani 18 aylık sözleşme süresi sona erdikten sonra keşide edilmiş olup, sözleşmenin süresinden önce feshi söz konusu değildir. Buna göre sözleşmenin kararlaştırılan süre boyunca ayakta kalmış olmasına göre davalı , sözleşmede kararlaştırılan destek bedelinden davacıya ödenmediği uyuşmazlık konusu olmayan 100.000,00 TL + KDV'yi davacıya ödemekle yükümlü olup, yatırım destek sözleşmesinde yazılı nakit destek bedelinin, sözleşmenin haklı veya haksız feshine veya feshe bağlı bir hak olarak düzenlenmediği, bu nedenle talebe konu alacak hakkında sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olmasının tartışılmasında bir yarar bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.014,24 TL harcın, alınması gerekli olan 8.060,58 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.046,34 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026