Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2331 E. 2026/1840 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2331
Karar No
2026/1840
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2331 - 2026/1840 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/2331 KARAR NO : 2026/1840 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2026 NUMARASI : 2025/383 E. - 2026/99 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/03/2026 tarih ve 2025/383 E. - 2026/99 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın 35. sınıfta yalnızca kuruyemişlerin toptan ve perakende satışına özgülenmiş hizmetler için adına tescili talebiyle ...'e başvurduğunu, 2022/172612 numaralı başvurularının, 2025/M-8623 sayılı YİDK kararıyla 2019/66987 sayılı "...", 2019/66996 sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. Kanun'un 6/1. maddesi gereğince reddedildiğini, oysa müvekkilinin "...” ibareli marka başvurusunun "...” ve "..." ibareli markalarla görsel, işitsel ya da anlamsal benzerliğinin bulunmadığını, davalı firmanın ticari faaliyetlerinde kullanmayacağı ürün ve hizmetleri tescil ettirmekle kötü niyetli davrandığını, davalı şirketin SMK m.26/1-a hükmü gereği "..." ve "..." markaları ile son 5 yılda kuruyemiş perakende sektöründe ciddi anlamda faaliyette bulunduğunu ispat yükü altında olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nın 23.05.2025 tarih ve 2025/M-8623 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, hak düşürücü süre ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu ... YİDK'nın 23.05.2025 tarih ve 2025/M-8623 sayılı kararının davacıya 24.05.2025 tarihinde Cumartesi günü tebliğ edildiği ve iki aylık dava açma süresinin 24.07.2025 tarihinde Perşembe günü sona erdiği, işbu davanın da yasal süresi dolduktan sonra 08.09.2025 tarihinde Pazartesi günü açıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, iptali istenen YİDK kararının taraflarına 23.05.2015 tarihinde ... Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden tebliğ edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 160’ıncı maddesi uyarınca tebligatların elektronik ortamda yapıldığını, ayrıca fiziki tebligat yapılmadığını, bu durumda 2 aylık dava süresinin 23.07.2015 tarihinde dolduğunu, ancak bu tarihin, HMK md. 102 uyarınca adli tatil dönemi içerisine denk geldiğinden ve HMK md. 104 uyarınca; adli tatile rastlayan sürelerin, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağından, adli tatilin 31 Ağustos'ta sona ermesiyle birlikte, bir haftalık uzama süresinin son gününün 07.09.2015 Pazar gününe rastladığını ve HMK md. 92/2 uyarınca ilk mesai günü olan 08.09.2015 Pazartesi mesai bitimine kadar uzadığını, davalarının ise 08.09.2015 tarihinde, yani yasal süresinin son gününde ikame edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve iptali istenen YİDK kararının davacının marka vekiline 24.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince de YİDK kararının müvekkiline 23.05.2025 tarihinde tebliğ edildiğinin açıkça kabul edildiği, bu durumda iki aylık hak düşürücü sürenin sonunun 24.07.2025 tarihi olduğu, davanın en geç bu tarihte açılmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise davanın bu süre geçtikten sonra 08.09.2025 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davanın iki aylık hak düşürücü süresi içinde açılmadığı, her ne kadar davacı vekilince, dava açma süresinin son gününün adli tatile denk geldiği ve bu nedenle sürenin adli tatilin bitiminden itibaren yedi gün uzamış sayılacağı ileri sürülmüş ise de HMK'nın 104. maddesinde, adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu sürelerin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağının düzenlendiği, iki aylık hak düşürücü dava açma süresinin ise 6100 sayılı HMK’nın tayin ettiği bir süre olmadığı, bu nedenle adli tatil de dahil olmak üzere sürenin işleyeceği ve uzamayacağı, eş söyleyişle özel kanunda tayin edilen bu süre yönünden HMK'nın adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.05.2013 gün ve 2012/5900 E. - 2013/9012 K. sayılı kararında da aynı görüşün benimsendiği, bu itibarla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2331, K. 2026/1840, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2331-e-2026-1840-k-1caebca1bcbe