İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/386 E. 2026/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/386
Karar No
2026/940
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/386 Esas KARAR NO : 2026/940

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının izinsiz su kullandığını ...tarihinde ... sayılı izinsiz ve usulsüz kuyu suyu sözleşmesiz sayaçsız su kullanmak suretiyle oto yıkama işyerinde su kullandığının tespit edildiğini, kaçak ve usulsuz su faturasının ödenmemesi üzerine davalı/borçlu ile yapılmış olan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, söz konusu ihtilafın giderilmesi için 24.03.2026 tarihli ... Arabuluculuk Bürosunun ... Büro, 2... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatılmış olup arabuluculuk görüşmeleri görüşme yapılmadan anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sonlandırıldığını, borçlu tarafından borçlu olmadığını iddia ederek; takibe, faiz ve ferilerine itiraz etmiş, bu sebeple takip durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili idarenin alacağının davalı/borçlu ile idareleri arasında akdedilen abonelik sözleşmesine dayanmakta olduğunu, takip tarihi itibariyle ödenmemiş faturaların ve tüm fer’ileri ile birlikte davalı/borçlunun idarelerine toplamda 1.936,03-TL borcu bulunduğunu davalı borçlunun sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz ettiğini, bu itirazın kamu hizmeti gören müvekkili idarenin verdiği hizmetin bedelini alamaması veya geç alması nedeniyle hizmetlerin aksamasına neden olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz itirazın iptalinin gerektiğini, öte yandan dava konusu alacağın su bedeli ve gecikme zammından müteşekkil olduğundan likit olduğunu, dolayısıyla borçlunun likit bir alacağa karşı itirazda bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu, % 20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kaçak su kullanımından kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Davaya konu somut olayda; davaya konu yer işyeri ise de, davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef vergi numarası sahibi olduğu ve tacir olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ...Esas... Karar) anlaşılmakla, somut uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle; 1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine, 4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/386, K. 2026/940, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-386-e-2026-940-k-cc0dfc7b7ce3