Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/259 E. 2026/4628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/259
- Karar No
- 2026/4628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/549 Esas, 2025/1317 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/328 E., 2022/859 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.09.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2016 Temmuz ayına kadar düzenli şekilde ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya cari hesaba dayalı tüm borcun davalı elinde bulunan ödenen ve ödenmeyen çeklerin iade edilmesi koşulu ile ödeneceğinin bildirildiğini, 16.01.2017 tarihinde taraflar arasında tecdit (yenileme) sözleşmesinin yapıldığını, sözleşme sonrasında davalı tarafından iade edilmeyen çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi yaptırıldığını, bu suretle davacının ticari itibarına zarar verildiğini, tecdit (yenileme) sözleşmesi kapsamında bakiye borcun 1.000.000,00 TL olduğu kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafından davacının borçların ödenmesi amacıyla banka hesabında bulunan parayı bankadan aldığı anda çekin ibraz edilmek suretiyle karşılıksız işleminin yaptırıldığını, davalı tarafından müvekkili hakkında icra takipleri başlatıldığını, karşılıksız çek nedeniyle şikayette bulunulduğunu belirterek müvekkilinin 110.000,00 USD (Amerikan doları), 110.000,00 USD (Amerikan doları), 100.000,00 USD (Amerikan doları), 270.000,00 TL, 270.000,00 TL, 50.000,00 TL bedelli çekler ile 52.631,94 USD (Amerikan doları) cari hesap bakiyesi nedeniyle ve İzmir 1. İcra Dairesinin 2017/894 E., 2017/1001 E., 2017/1002 E., 2017/1218 E., 2017/1887 E., 2017/1496 E. sayılı dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takiplerine konu çeklerin bankaya ibraz edildiğini, karşılıksız çıktığını ve vadesinde ödenmediğini, ödenmiş olan herhangi bir çek bedelinin ödenmesinin talep edilmediğini, davacının borçların ödenmemesi nedeniyle kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında 16.01.2017 tarihinde düzenlenen protokol kapsamında 17.01.2017 günü saat 16:00'a kadar ödeme yapılmasının gerektiğini, protokolün borcun yenilenmesi niteliğini taşımadığını, protokolün mevcut borçların ödenmesine ilişkin hükümler içerdiğini, eski borçların sonlandırılmasına yönelik bir hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 28.06.2016 tarihinde başlayan ve 31.01.2017 tarihinde sona eren şekilde ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından ticari ilişki kapsamında faturalar düzenlendiği, davacının düzenlenen faturaların içeriğinde yazılı bulunan işin yapılmadığı veya malın teslim edilmediği yönünde herhangi bir iddiasının bulunmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre, davalı tarafından düzenlenen fatura miktarının 4.392.176,33 TL, buna karşılık davacı tarafından yapılan ödeme miktarının ise 3.105.404,73 TL olduğu ve bu hali ile 31.12.2017 tarihi itibariyle davacının davalıya 1.286.771,60 TL (427.401,60 USD) borcunun bulunduğu, taraflar arasında 16.01.2017 tarihli protokol kapsamında davacı tarafından edimlerin yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı gibi bu yönde bir iddianın da olmadığı, protokolün bir bütün olarak değerlendirmesi sonucunda ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 133. maddesinde yazılı borcun yenilenmesine ilişkin şartların gerçekleşmediği, protokolün borcun yenilenmesi niteliğinde bulunmadığı, şartlı olarak borcun sona erdirilmesine ilişkin hükümler içerdiği, davacı tarafından taraflar arasında oluşan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından icra takibine konu edilen cari hesaba dayalı borçlar ile karşılıksız çeklere dayalı borçların ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin dosya kapsamına sunulmadığı, davacının davalıya cari hesaba dayalı olarak ve ödenmeyen davaya konu çekler nedeniyle borçlu olduğu gerekçesiyle davanın ve tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğu, özellikle taraflar arsında düzenlenen protokol hükümlerinin tecdit niteliği taşımadığı, davacı tarafından keşide edilen takibe konu çeklerin ödenmediği ve cari hesaba dayalı bakiye alacağın bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, cari hesap bakiyesi için başlatılan icra takiplerinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.