Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/121 E. 2026/4479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/121
- Karar No
- 2026/4479
- Karar Tarihi
MAHKEME : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1733 Esas, 2025/2072 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/47 E., 2022/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/... sayılı "..." ibareli markanın 35. sınıftaki "ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" için tescili başvurusuna davalı ... tarafından "... ." markasına dayalı olarak yapılan itiraz üzerine, marka başvurusunun nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, 1999 yılında kurulan müvekkili şirketin tek amacının yurt içinde ve dışında her türlü fuar, kongre ve benzeri organizasyonların düzenlenmesinden ibaret olduğunu, hali hazırda çok geniş bir coğrafyada 20 yıldan beri sürdürdüğü bu faaliyetlerinde "..." markasını kullandığını, şirketin ticaret unvanının "..." ibaresinden oluştuğunu, "..." markasının sektörde bilinen ve tanınan bir marka olduğunu, müvekkilinin önceki kullanıma dayalı müktesep hakkının doğduğunu, davalı tüzel kişiliğin markası ile müvekkilinin davaya konu markasının benzer olmadığını, müvekkilinin markasının kullanılan logo, renk ve yazı karakteri ile davalı ...'in markasından ayrıldığını, dolayısı ile "..." ibaresinin ortaklığı esas alınarak markaların benzer olduğunun kabul edilemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin markasının hedef kitlesini oluşturan ortalama tüketicilerin sahip olduğu dikkat ve bilinç düzeyi ile markaları birbirinden ayırabileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-9938 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu başvuru ile müvekkilinin redde mesnet 2016/... sayılı ".....'' ibareli markasının asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunu, kelime markalarında tüketicilerin dikkatinin özellikle kelime başlangıç kısmı üzerinde yoğunlaştığını, bu itibarla markaların başlangıç kısmındaki "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan benzerliğin tüketicilerin markaları benzer bularak karıştırmasına neden olacağını, ticaret unvanı ile markanın farklı haklar olmaları nedeniyle kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "... .'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, taraf markalarını oluşturan işaretlerde ortak olarak “...” ibaresinin baskın unsur konumunda yer aldığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davacının "... ..'' markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, dolayısı ile taraf markaları arasında iltibas bulunduğu ve davalının tescilli markası bulunduğundan tescilin devamı süresince davacının önceye dayalı fiili kullanımlarının tescil imkanı sağlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "... ." ibareli başvuru ile davalı şirketin "...." markası arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklanan benzerlik görüldüğü, taraf markalarında yer alan diğer unsurların tali nitelikli olup ayırt ediciliğinin bulunmadığı, "..." ibaresinin her iki markanın da asli unsurunu oluşturduğu, davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 35. sınıftaki hizmetlerin itiraza dayanak markanın kapsamında aynen yer aldığı, bu hale göre taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, SMK'nın 6/3 hükmündeki önceye dayalı kullanımın üçüncü kişiler tarafından yapılacak başvurulara karşı markayı kullanan kişilere itiraz hakkı vereceği, ancak bu hakka dayalı olarak marka tescili talebinde bulunulamayacağı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 2017/97437 sayılı "... ." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davalı Birlik tarafından "..." markasına dayalı olarak yapılan itiraz üzerine, davacının marka başvurusunun nihai olarak reddine ilişkin Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.