Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/77 E. 2026/4477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/77
Karar No
2026/4477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/844 Esas, 2025/1489 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/286 E., 2022/1146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 27.12.2021 tarihinde imzalanan protokol gereği müvekkili tarafından davalıya teminat amacıyla çekler verildiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmeyip sözleşmeyi feshettiğini, bu sebeple 30.04.2022 keşide tarihli 917.000,00 TL bedelli ve 31.05.2022 keşide tarihli 251.719,00 TL bedelli çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek anılan çeklerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkete olan borcuna ilişkin olarak taraflar arasında dava konusu protokolün imzalandığını, bu protokol kapsamında müvekkilinin alacaklarının temini için ödeme planı düzenlenerek borcun beş (5) aylık taksite bağlandığını ve her bir vade için davacı tarafından beş (5) adet çek verildiğini, davacının müvekkiline 260.247,40 euro ve 50.154,76 USD borçlu olduğunu kabul ettiğini, ancak davacının protokol gereği ödemelerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle protokolün feshedilip bakiye bedelin ödenmesinin ihtar edildiğini, davacının yalnızca ilk iki taksiti ödediğini, 25.03.2022 vadeli taksidin temini amacıyla verilen 917.000,00 TL’lik çekin tahsil edildiğini, dava konusu çeklerin ise vadesi geldiğinde ödeme yapılmaması halinde tahsil edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin, gelecekte gerçekleşecek bir işin teminatı için değil, taraflar arasında yapılmış protokol tarihinden önce yapılan ticari ilişkiden doğmuş, protokol kapsamında kabul edilmiş ve vadeye bağlanmış bir borcun tasfiyesi amacıyla alacaklı davalıya verildiği, başka bir ifadeyle, protokol ve dava konusu çeklerin teminat amacıyla değil, doğmuş ve istenebilir bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği, dolayısıyla dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davaya konu çeklerin teminat olarak verildiğini iddia etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan protokolden anlaşıldığı üzere dava konusu çeklerin, taraflar arasındaki devam eden ticari ilişki kapsamında protokol tarihine kadar doğmuş olan ve taksite bağlan para alacağının tahsilini temin için verildiği, bu nedenle teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki protokol kapsamında davacı tarafça davalıya verilen dava konusu çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/77, K. 2026/4477, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-77-e-2026-4477-k-44d994d1b503