Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/327 E. 2026/4489 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/327
Karar No
2026/4489
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1784 Esas, 2025/2100 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/311 E., 2022/405 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına 05. sınıfta yer alan mallar için ... uluslararası tescil numarasıyla Madrid Protokolü kapsamında "..." ibareli marka başvurusu yapıldığını, davalı Kurum nezdinde 2020/... sayılı başvurusunun davalı şirketin 2015/... sayılı ve "... " ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine 05. sınıf mallar bakımından reddedildiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markasının davalı markasından farklılaştığını, tüketicilerin markayı bir bütün olarak algılayacağını, müvekkilinin ürünlerinin sadece eczanelerde ve reçete ile satıldığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek davalı Kurum kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında kısmi ret kararına konu sınıflar açısından tam benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin ayırt ediciliği yüksek "..." esas unsurlu markasıyla benzer olduğunu ve iltibasa sebebiyet verebileceğini, davacının dayanak gösterdiği markaların tanınmış marka olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili markasının tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının "..." ibaresinden oluştuğu, somut bir kavramsal karşılığı bulunmayan bu kelime içerisinde, davalı markasının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi davacı başvuru markasının ilk üç harfini oluşturmakta ise de dava konusu markada görsel ve işitsel açıdan "..." ibaresinin bağımsız bir karakterde kullanılmadığı, davalının markasında "..." ibaresinin bağımsız ve ön plana çıkar nitelikte kullanıldığı, her ne kadar taraf markaları "..." şeklinde ortak harf ve sesler taşımakta iseler de dava konusu markanın bütünsel algısı itibarıyla uyuşmazlık konusu emtiaların ilgili tüketici grubu olarak tespit edilen bilinç, dikkat ve algı düzeyi yüksek tüketiciler nezdinde bıraktığı izlenim ile davalıya ait markanın bütünsel algısı itibarıyla aynı tüketici nezdinde bıraktığı izlenimin birbirinden farklılaştığı, tüketicinin işaretleri birbirinden farklı iki ayrı marka olarak algılayacakları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü kapsamındaki tanınmışlık iddiası için yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Kurum kararın iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markası ile davalı şirketin redde mesnet markası arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, mesnet markanın esas unsuru olan "..." ibaresi dava konusu markanın başında yer almakta ise de başvuruda "..." ibaresinin bağımsız varlığını korumadığı, dava konusu markanın görsel, işitsel, anlamsal olarak ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim itibariyle redde mesnet markayla yeterince farklılaştığı ve benzer olmadığı, dava konusu markanın 05. sınıf "farmasötik müstahzarlar" emtiası için tescilinin talep edildiği, ilgili tüketicilerin bilinç/dikkat/algı seviyelerinin de yüksek olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusunun reddine dair Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 10.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/327, K. 2026/4489, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-327-e-2026-4489-k-a3a39f2725be