Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/319 E. 2026/4488 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/319
- Karar No
- 2026/4488
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1696 Esas, 2025/1821 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/106 E., 2023/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010, 20 13... tarihinden beri tescilli olan "..." ibareli markalarına özgün logo ekleyerek oluşturduğu 2020/... sayılı "..." ibareli başvuruya, davalı Şirket'in 2017/... sayılı “...” ibareli markasına dayalı olarak gerçekleştirdiği itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvuru kapsamından 35... .sınıftaki bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, oysa tarafların markaları arasında, görsellik, renk, logo, yazım şekli ve bütünsel görünüş itibariyle farklılık ve ayırt edicilik sağlandığını, davalı şirketin gemi mühendisliği ve gemi tasarımı gibi sınırlı bir alanda hizmet verdiğini, müvekkilinin davalının faaliyet gösterdiği sektörle ilgili bir faaliyetinin bulunmadığını, bu nedenle markaların karıştırılmayacağını, Kurum kararında müvekkilinin önceki markalarının ve önceye dayalı kullanımlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin 2010'dan beri 35, 39... . sınıfları kapsayan 2010/... sayılı ...” ibareli, 36... . sınıfları kapsayan 2013/... sayılı "...” ibareli ve 06, 07, 09, 11, 19... . sınıfları kapsayan 2018/.... sayılı "...” ibareli markaların sahibi olduğunu ileri sürerek dava konusu Kurum kararının 35. sınıf yönünden verilen kabul kararının iptaline ve müvekkilinin ... numaralı markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu Kurum kararı ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait marka ile müvekkili adına tescilli marka arasında benzerlik olduğunu, her iki markanın baskın unsurunun "ALPHA" ibaresinden oluştuğunu, davacının önceki markalarının müktesep hak teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli marka başvurusu ile davalının " ... " ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının kapsamındaki reddedilen mallar/hizmetler ile davalı markasının kapsamlarının benzer/ilişkili/bağlantılı mallar/hizmetlerden oluştuğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2020/... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet 2017/... sayılı "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan dava konusu 35. sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen tali nitelikteki "group" kelimesi ve şekil unsurunun markaya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, önceki markanın müktesep hakka dayanak teşkil edebilmesi için fiilen kullanılmasının gerektiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davacı tarafından 2010/... sayılı markasını müktesep hak sağlayacak şekilde kullandığını ispata elverişli delil sunulmadığı, 2013/... sayılı markanın aynı sınıfta tescilli olmadığı, 2018/... sayılı markanın da süre yönünden müktesep hak sağlamadığı bu nedenle davacının müktesep hakkının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna itirazın kısmen kabulüne dair nihai Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.