Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/252 E. 2026/4627 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/252
- Karar No
- 2026/4627
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1337 Esas, 2025/1539 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/244 E., 2025/439 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.09.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirket tarafından kullanılan bir krediye davalının da şirket ortağı ve yöneticisi olarak kefil olduğunu, ... Eyalet Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 32... /22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararı ile müvekkili Bankanın kredi sözleşmesinden ... alacağının bir ilama bağlanmış olduğunu, alacağın tahsili açısından davalı ...'nun Türkiye'de bulunan malvarlıkları icra işlemleri başlatılarak müvekkili bankanın uğradığı zararın tazmin edileceğini, ancak aradan geçen zamanda borcun ifası gerçekleşmediğini, davalının yine borçlarını ifa etmemek amacıyla mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek davalı aleyhine verilen kararın ve devamı hükmündeki masraf kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının teminat yatırması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının işbu davayı açmada hukuki yararının olmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhinde Almanya'da herhangi bir icra takibi yapılmamış fakat Türkiye'de yabancı mahkeme kararının tenfizi istemli işbu davanın açıldığını, müvekkilinin Almanya'da malvarlığı olmasına rağmen orada hukuki yollar tüketilmeden burada müvekkilinin malvarlığına yönelmekte hiçbir iyiniyet olmadığını, kararın müvekkilinin gıyabında verildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça ... Eyalet Mahkemesi 32. Dairesinin 32... /22 Esas ve 27.11.2023 tarihli kararının tenfizinin talep edildiği, anılan kararın kredi sözleşmesinden ... alacak ve mahkeme masrafları hakkında hüküm ihtiva eden bir karar olduğu, kararın kesinleştiğine ilişkin şerhi de içerdiği, Almanya ile ilamların tenfizini mümkün kılan karşılıklılık esasının bulunduğu, tenfizi istenen kararın kredi alacağına ilişkin olması itibariyle Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı, içerik itibariyle de kamu düzenine aykırı bir husus ihtiva etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.