İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/841 E. 2026/662 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/841
Karar No
2026/662
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/841 Esas KARAR NO:2026/662

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2025

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :08/04/2025 KARAR TARİHİ:25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ESAS DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkiller aleyhine 24/03/2023 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... ve 15/07/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyaları nezdinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla iki ayrı takip başlatıldığını, ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı icra dosyasında 40.000 TL tutarında teminat senedi, ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyasında 68.000 TL ve 50.000 TL bedelli iki adet senet takip dayanağı olarak gösterildiğini, takip borçlarının dayanağı olarak gösterilen ilgili senetler, tarafların ....Noterliği, ... yevmiye numaralı 25/01/2018 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesi öncesi mutakabata vardıkları protokolde yer alan hususlara ilişkin teminat maksatlı verildiğini, taraflar arasında akdedilen protokol ve noterde yapılmış olan hisse devri sözleşmesinin tarihleri incelendiğinde takip dayanağı bonoların düzenlenme tarihini sonradan yazıldığı açıkça ortada olduğunu, bu sebeple kambiyo senedinin müvekkiller açısından hükümsüz olduğunu, öncelikle yargılama sonuçlanıncaya kadar ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve hacizlerin fekkine, icra takibine konu alacağa ilişkin asıl alacak ve faiz tüm ferileri yönünden müvekkilerin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötüniyetle olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminat hükmedilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkileri aleyhine 24.03.2023 tarihinde ....İcra Müdürlüğü 2023/.... ve 15.07.2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyaları nezdinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla iki ayrı takip başlatıldığını, ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/.... Sayılı icra dosyasında 40.000-TL tutarında teminat senedi, ....İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyasında 68.000-TL, 50.000-TL bedelli iki adet senedin takip dayanağı olarak gösterildiğini, ....İcra Müdürlüğü 2023/.... Sayılı dosyasında borca itirazlarının ....İcra Hukuk Mahkemesi 2024/.... Sayılı dosyasında görüldüğünü, dava dışı müvekkili ... açısından borca itirazlarının kabul edildiğini , müvekkili olan davalı ... için ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine kesin olmak üzere karar verildiğini, davalı tarafından her ne kadar kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla bu takipler başlatılmış ise de takip borçlarının dayanağı olarak gösterilen ilgili senetlerin; tarafların ....Noterliği, ... Yevmiye No, 25.01.2018 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesi öncesi mutabakata vardıkları protokolde yer alan hususlara ilişkin teminat maksatlı verildiğini, kambiyo senetlerinin karakteristik özellikleri dolayısıyla düzenleyen teminata konu edimini ifa etmiş olsa dahi, lehtar tarafından senedin takibe konması sonucu icra tehdidi ile karşı karşıya kalma riski bulunduğunu, takip konusu yapılan senetlerin, taraflar arasında akdedilen protokoller neticesinde teminat karşılığı verildiğini, davacı ... ile davalı taraf arasında ....Noterliği, ... Yevmiye No, 25.01.2018 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesi akdedildiğini, İşbu sözleşme öncesi tarafların bir araya gelerek pay devri sonrasındaki sürece ilişkin davalı tarafın el yazısı ile yazılmış ve taraflarca imzalanan protokolü akdettiklerini, davalının protokol ile TBK m.202'de düzenlenen devreden kişinin 2 yıl süre ile borçlardan sorumluluğunun devam edeceği düşüncesiyle şirket hisselerinin devir tarihi sonrasındaki 2 yıl (2018-2019 yılı) boyunca devam edecek müteselsil sorumluluktan kaynaklı yapılandırması devam eden ve güncel borçlara karşılık herhangi bir ödeme yükümlülüğü altında kalmamak ve zarara uğramanın önüne geçmek adına 68.000-TL ve 50.000TL bedelli senetler ile kendini güvence altına aldığını, yine taraflar şifahen görüşmeleri neticesinde devirden kalan borçlarını kısım kısım ödeme ile kapatacaklarını kararlaştırmışsalar da işbu hususu da akdettikleri protokol ile güvence altına almak amacıyla 40.000 TL bedelli teminat senedini tanzim ettiklerini, davaya konu edilen senedin müvekkili olan davacı yönünden hükümsüz olduğunu, ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/.... sayılı icra dosyasına konu senetteki borç davalı tarafa ödendiğini, davalının herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını ileri sürerek, fazlaya dair talep, dava ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla; Öncelikle yargılama sonuçlanıncaya kadar ....İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı icra takibin tedbiren durdurulmasına ve hacizlerin fekkine, ....İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı icra takibine konu alacağa ilişkin asıl alacak ve faiz tüm ferileri yönünden davacı ...'in borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, Müvekkil ...'in ....İcra Dairesi 2023/... E. sayılı dosyasına borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 27.966,66-TL'nin, ödeme tarihi olan 12.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve tüm ferileriyle birlikte istirdadına, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ESAS DAVAYA CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı bonoların zamanaşımına uğradığını iddia etmişse de bonoların düzenleme tarihi 20/04/2020 vade tarihleri 12/09/2021 ve 12/08/2021 olup, 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan takibe konulduğunu, itirazın yersiz olduğunu, davacının teminat senedi itirazını kabul etmemekle birlikte davacı kendi beyanlarıyla da çelişmekte olduğunu, senetlerin teminatı olduğu iddia edilen sözleşmeden farkıl bir tarihte düzenlenmiş olması da senetlerin söz konusu sözleşmenin teminatı olamayacağının ispatı olduğunu, taraflar arasında işletme devri nedeniyle bir protokol yapılmışsa da davaya konu senetlerin protokolle ilgisi bulunmayıp aralarındaki alacak-borç ilişkisine dayandığını, davacının takibin durdurulması, hacizlerin kaldırılması talebinin hiçbir hukuki temel dayanmamakta olup, takibin durdurulması ve tedbir şartlarının bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlu tarafından, takibe konu senedin teminat senedi olduğundan, kambiyo senedi niteliği taşınmadığından hükümsüz olduğu gerekçesiyle ve dosyaya ödenen bir miktar para nedeniyle hem menfi tespit hem istirdat talepli dava açmış olduğu, Davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olduğunu, bononun düzenleme tarihi 20.04.2020, vade tarihleri 20.06.2020 vade tarihli olup usulüne uygun şekilde zamanında takip başlatıldığını, davacının teminat senedi itirazını kabul etmemekle birlikte, davacı kendi beyanlarıyla da çelişmekte olduğunu, zira, davacının bahsettiği devir ve protokol tarihi ile bonoların düzenleme tarihi dahi birbiriyle uyumlu olmayıp, senette de teminat amacıyla verildiği belirtilmemiş olduğunu, senette böyle bir ibare dahi olmadığını, dolayısıyla davacının kendi sunduğu kararlarda da geçtiği üzere (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) teminat senedi iddiasının hem senet metninden açıkça anlaşılması hem de dayanak sözleşme varsa sözleşmede açıkça belirtilerek senetle bağlantının net şekilde belirtilmiş olması somutlaşması gerektiğini, burada ise, davacı, iddiasıyla somut durumun örtüşmemesi nedeniyle olacak ki, düzenleme tarihinin aslında başka tarih olduğu iddiasını ortaya attığı, dolayısıyla, senetlerin, teminatı olduğu iddia edilen sözleşmeden farklı bir tarihte düzenlenmiş olmasının da, senetlerin söz konusu sözleşmenin teminatı olamayacağının ispatı olduğu, Taraflar arasında işletme devri nedeniyle bir protokol yapılmışsa da davaya konu senedin protokolle ilgisi bulunmayıp, aralarındaki başka alacak- borç ilişkisine dayandığı, Kaldı ki bonoların kambiyo senetlerinde bilindiği üzere mücerretlik ilkesi geçerlidir ve sebepten bağımsız varlıklarını korurlar nitekim dava dilekçesinde bahsedilen diğer iki senede ilişkin davacı tarafın Borca itirazı nedeniyle dava görüldüğü, davaya konu Bono için ise .... İcra Hukuk Mahkemesi 2024/457 E. 2025/50 k. sayılı kararıyla davacının itirazları kesin olarak reddedildiği, mahkeme kararlarından da görüleceği üzere davacının süresi içerisinde itirazda bulunmadığı gibi dava dışı diğer bonolar içinde aynı haksız iddialarda bulunmuş olup reddedildiği, Davacının müvekkilinin alacığına kavuşmasını engellemek için her yolu denediğini, Haksız ve kötü niyetli olarak menfi tespit davası açıp müvekkilin alacağını geç almasına sebep olan davacı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, başlatılan icra takiplerine dayalı bonolardan kaynaklı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, noter kayıtları ve sgk kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı 31/03/2026 tarihli birleştirme kararı üzerine Mahkememize gelmiş olmakla dosyamız arasına alınmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından sunulan 28/07/2026 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde; 25/01/2018 tarihli noter onaylı pay devir sözleşmesi ile davalı ...'ün şirketteki tüm paylarını davacı ...'e devrettiği konusunda anlaştıklarını ve aynı tarihle protokol düzenlendiğini, bu protokolde yapılandırması devam eden 40.000,00 TL borç, şirketin mevcut 68.000,00 TL güncel borcu, 2018-2019 yılları içerisinde doğabilecek SGK ve vergi borçları için toplam 50.000,00 TL olmak üzere üç ayrı teminat senedi alındığını, yapılandırılmış borçların, güncel borçların, 2018-2019 yıllarına ait SGK ve vergi borçlarının tamamen ödenmesi halinde teminat senetlerinin hükümsüz kalacağı, buna karşılık ... A.Ş'ye ait geçmiş ve ileride talep edilecek tüm borçlardan devralan şirketin sorumlu olduğu ve bu alacakların devralan tarafından karşılanacağı, dosyadaki resmi kayıtlar incelendiğinde protokolde güvence altına alınan döneme ilişkin borçların tamamen ödendiğini gösteren yeterli mali belgeye rastlanılmadığı, dolayısıyla protokolde öngörülen teminat şartlarının gerçekleştiğinin mali yönden tespit edilmesinin mümkün olmadığı yönünde rapor sunulmuş olup, söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı takip dosyasının incelenmesinde alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ...'e 40.000,00 TL bono ile 16.148,76 TL işlemiş faiz, 120,00 TL komisyon olmak üzere toplam: 56.268,76 TL alacağın tahsili için örnek no: 10 ödeme emri ile takip başlatıldığı görülmüştür. ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı takip dosyasının incelenmesinde alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ...'e 50.000,00 TL bono, 68.000,00 TL bono ile 34.012,31 TL işlemiş faiz, 150,00 TL komisyon, 45.289,39 TL işlemiş faiz 204,00 TL komisyon olmak üzere toplam: 197.655,70 TL alacağın tahsili için örnek no: 10 ödeme emri ile takip başlatıldığı görülmüştür. Esas dava konusu uyuşmazlık; ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bonoların davacılar tarafından taraflar arasında devredilen şirketin vergi ve sgk borçları karşılığında ve protokol uyarınca teminat senedi olarak verilip verilmediği, davacıların bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığı, davacının istirdadını talep edebileceği bedelin tespiti noktalarında toplanmaktadır. Birleşen dava konusu uyuşmazlık; .... İcra müdürlüğünün 2023/... esas sayılı icra takibinden davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödemiş olduğu bedeli istirdatı ile kötü niyet tazminatı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında yer alan ve taraflarca imzalanan “Protokol” başlıklı yazılı belge incelendiğinde; şirket devri sırasında mevcut bulunan ve yapılandırması devam eden 40.000,00 TL tutarındaki borçlar ile, 01.01.2018 tarihi itibarıyla güncel borçların 68.000,00 TL olduğunun belirtildiği, 2018-2019 yıllarında doğması muhtemel SGK ve vergi borçları nedeniyle 50.000,00 TL tutarında teminat senedi alındığı, protokolde, devralan tarafın söz konusu yükümlülükleri yerine getirmesi ve yapılandırma kapsamındaki borçlar ile güncel SGK ve vergi borçlarının ödenmesi halinde, alınan teminat senetlerinin hükümsüz kalacağı kararlaştırıldığı, ayrıca şirketin kiraya veren ... A.Ş.’ye ait geçmişten gelen ve devam eden kira borçlarının devralan tarafından ödeneceği, kiraya veren tarafından talep edilecek alacaklardan devralanın sorumlu olacağı hususlarının düzenlendiği, Asıl ve birleşen davalarda; taraf iddia ve savunmaları, tüm dosya kapsamında sunulan belgeler, taraflar arasında yapılan pay devir sözleşmesi, protokol ve bonolar, icra dosyaları, bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; toplam üç adet bono bulunduğu; birinci bononun 24.04.2020 düzenleme ve 24.08.2020 vade tarihli olduğu ancak bedelinin görüntüden kesin okunamadığı; ikinci bononun 20.04.2020 düzenleme, 12.08.2021 vade tarihli ve 55.000,00 TL bedelli olduğu; üçüncü bononun ise 20.04.2020 düzenleme, 12.09.2021 vade tarihli ve 63.000,00 TL bedelli olduğu senetlerin aynı lehtar, aynı düzenleyen ve aynı kefil arasında düzenlenmiş olması, senetleri vadeleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin dava konusu bonoların protokol uyarınca düzenlenen bonolar olmadığını savunduğu ancak protokol uyarınca düzenlendiğini kabul ettiği bonolar hakkında başkaca belge veya delil sunmadığı dikkate alındığında:; dava konusu bonoların protokol uyarınca düzenlenen bonolar olduğunun kabulünün gerektiği, tarafların gerçek iradesinin, şirket devrinden sonra ortaya çıkabilecek veya talep edilebilecek kamu borçları ile diğer mali yükümlülüklerin teminat altına alınması olduğu ,bonoların soyut bir kambiyo ilişkisi nedeniyle değil, şirket devri sırasında mevcut ve ileride doğabilecek mali yükümlülüklerin güvence altına alınması amacıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır. zellikle protokolde; ... A.Ş.’nin geçmiş ve ileride talep edeceği tüm alacaklardan devralanın sorumlu olacağı hususunun ayrıca kararlaştırılmış olması, dava konusu senetlerin teminat fonksiyonunu desteklediği, dosyada mevcut SGK ve vergi kayıtları da protokolde güvence altına alınan risklerin gerçekleştiğini gösterdiği, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 2018-2019 yılları içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu ve vergi borçlarının fiilen oluştuğu, ilgili resmi Protokolde teminat senetlerinin hükümsüz hale gelmesi için öngörülen tüm borçların tamamen ödendiğini ispata elverişli delil sunulmadığı, teminat senetlerinin hukuki niteliği, tarafların protokolden doğan hak ve yükümlülüklerinin kapsamı, Türk Borçlar Kanunu’nun 202. maddesi ile kambiyo hukuku ükümleri çerçevesinde asıl ve birleşen davalar açısından davacıların dava konusu senetlerin teminat senedi olması ve protokolde öngörülen şartlar gerçekleştiği hususlarını ispata yeterli ve elverişli delil sunulmamış olması nedeniyle senetler nedeniyle borçlu olmadığının ve istirdat taleplerinin asıl ve birleşen davalar açısından ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın peşin olarak alınan 2.015,15 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 1.283,15 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 2025/44570 arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 4.700,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/841, K. 2026/662, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-841-e-2026-662-k-1fff739a5d38