Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10138 E. 2026/6840 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10138
- Karar No
- 2026/6840
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/383 E., 2023/988 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1360 E., 2021/316 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.09.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalılardan ... İşletmeleri Genel Müdürlüğünün malik ve işleteni olduğu ve yine davalı ... şirketinin 31.12.2007 tarih ve ... numaralı poliçesi ile sigortalı bulunan aracın (otobüs), davacı müvekkilinin idaresindeki araca (otomobil) çarpması sonucu davacı müvekkilinin yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğrayacağı gelir kaybına dayalı olarak 100,00 TL, bakıcı ücreti olarak 100,00 TL, aracının hurdaya çıkması nedeniyle 100,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı eş ... yönünden eşinin yaralanması nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.09.2008 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu, maluliyet ve iş göremezlik durumunun Adli Tıp'tan rapor alınmak suretiyle tespitinin gerekeceğini, gelir kaybının tazminin talebini hukuka aykırı olduğunu, gelirin resmi belge ile ispatlanmasının gerektiğini, bakıcı gideri ve bakım süresinin belgeleri ile ortaya konulmasının gerektiğini, kasko değerinin tazminine ilişkin talebin reddinin gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, sigorta şirketi tarafından varsa davacıya yapılan ödemelerin tespitinin gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''... meydana gelen kazada, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı, buna göre meydana gelen kazada davalı araç işleteninin de sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalı ... Sigorta yönünden ise, sulh sözleşmesi sunulduğundan bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir'' gerekçesiyle davalı ... Sigorta yönünden sulh sözleşmesi imzalandığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; somut olayın oluş şekli göz önüne alındığında hükme esas alınan kusur raporunun kabulünün mümkün olmadığını, ceza dosyasında yer alan ifadeler dikkate alınarak ... otobüsü sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğuna yönelik Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarından oluşan bilirkişiler kurulundan rapor alınmasına ilişkin talepte bulunmuşsa da taleplerinin İlk Derece Mahkemesince haklı gerekçe gösterilmeden reddedildiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yaptığı trafik kazası sonucu davacı ...'ın yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dava dilekçesinde, davacı için 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Buna göre davacı ...'a yönelik reddolunan miktarın temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle REDDİNE, 2.Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'tan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.