Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1317 E. 2026/1435 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1317
Karar No
2026/1435
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1317 - 2026/1435 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1317 KARAR NO : 2026/1435

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2025 NUMARASI : 2024/547 Esas 2025/547 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 08/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/10/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.03.2024 tarihinde, davalı ... A.Ş.ye ait... plakalı aracın firari sürücüsü ...'ın park halindeki dava dışı ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ... plakalı araçta 15.839,00 TL hasar bedeli ile 5.000,00 TL olarak belirlenen değer kaybı tazminatının ferileri ile birlikte mağdur araç sahibine 08.12.2023 tarihinde 45.424,06 TL olarak ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk etmiş olmakla, müvekkili sigorta şirketinin rücu hakkının olduğunu, davalı tarafça müvekkiline ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/39133 Esas numaralı dosyası ile 45.424,06 TL asıl alacak ve 10.794,44 TL avans faiziyle icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirtilerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkili şirkete ait olmamakla sorumluklarının olmadığını, ruhsat bilgilerine göre araç sahibinin tespit edilmesinin gerektiğini, bu bağlamda davacı iddiasının bir düzmece olduğunu, aracın dava dışı ... plakalı araçla kazaya karıştığına ilişkin de kaza tutanağı dahil herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığını bildirerek, davanın müvekkili şirket yönünden reddini, %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazaya %100 kusuru ile neden olan davacıya sigortalı... plakalı araç sürücüsü meydana gelen kaza sonrası olay yerini terk etmiş olup, davacının Trafik Sigortası Genel Şartları gereği sigortalısına rücu hakkı bulunduğu, davacının yaptığı ödemeler dikkate alındığında değer kaybı, hasar, yargılama gideri ve işlemiş faizler toplamı olarak 40.214,25 TL ödeme yapığına ilişkin delil sunduğu, fazlaya ilişkin asıl alacak miktarının ispat edilemediği, öte yandan davacı takipte işlemiş faiz de talep etmiş olup daha önce asıl alacak içerisinde değerlendirilen faize yeniden faiz işletilmesi mümkün olmadığından sadece faiz dışı ödemeleri yönünden ödemede bulunduğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile talep edebileceği kanaatiyle yapılan hesaplamada 8.082,56 TL işlemiş faiz talebinin yerinde görüldüğü, fazlaya ilişkin istemin ise reddi gerektiği, davalının takibe itirazı kısmen haksız olduğundan davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olmaması ve takip başlatmakta davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin delil bulunmaması nedeniyle reddedilen kısım nedeniyle istenen kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile; “1-Davanın kısmen kabulü ile Ankara 2 Genel İcra Müdürlüğü 2024/39133 sayılı dosyasına yapılan itirazın 40.214,25 TL asıl alacak, 8.082,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.502,78 TL yönünden iptaline, 39.253,37 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı aracın müvekkiline ait olmadığını bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirkete ait herhangi bir aracın davacı tarafından iddia edildiği gibi bir kazaya karışmadığını, davacı tarafından kaza tespit tutanağı dahi sunulmamış iken yerel mahkemece kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından icra takibine dayanak herhangi bir belge de ibraz edilmediğini, müvekkili şirkete ait aracın kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, yerel mahkemece hükmedilen hasar ve değer kaybı tutarının çok yüksek olduğunu, davacı sigorta şirketinin rücu hakkının doğmadığını, söz konusu kazanın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, meydana gelen kazada kasta yakın ağır kusur bulunmadığını ve rücu koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, davalı Sigorta Şirketi tarafından trafik kazası nedeniyle zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın, ZMMS poliçesi kapsamında kendi sigortalısı olan davalıdan, sürücünün olay yerini terk ettiği iddiasına dayalı olarak rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihinde saat 12:40 civarında...Mahallesi'nde park halinde olan dava dışı üçüncü kişiye ait ... plakalı araca, dava dışı sürücü ... yönetimindeki, davalı şirkete ait olup, davacı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ...plakalı araç ile geri manevra yaptığı sırada arkasından çarptığı, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...’ın kaza sonrası olay yerini terk ettiği, davacı sigorta şirketi tarafından kazada hasar gören ... plakalı araç malikine ödenen hasar ve değer kaybı tazminatının davalıdan rücen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMM Sigorta Genel Şartlarında sigortanın, sigortalıya rücu hakkı; "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Somut olayda, davalıya ait olup, kaza tarihi itibariyle davacı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın olay tarihi itibariyle dava dışı ... isimli kişinin yönetiminde iken kazanın meydana geldiği, dava dışı sürücünün beyanından olay yerini terk ettiğinin anlaşıldığı, terkin haklı bir sebebe dayandığının davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalıya rücu koşulları oluştuğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı tarafından yatırılması gereken 3.313,22 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 828,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.484,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1317, K. 2026/1435, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1317-e-2026-1435-k-be9748ef0545