Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1277 E. 2026/1419 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1277
- Karar No
- 2026/1419
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1277 - 2026/1419 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1277 KARAR NO : 2026/1419
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2025 NUMARASI : 2024/139 Esas 2025/434 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün,18.11.2023 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi... sevk ve idaresinde olan ve müvekkili şirkete ait... plakalı araca çarparak kaçtığını, bu olayda davacı aracının hasarlandığını, kazada davalı sigortalı araç maliki ve sürücüsü olan ...'ın tam kusurlu olduğunu, nitekim müvekkilinin aracına çarptıktan sonra olay yerinden aracıyla birlikte kaçmış olmasının kusurlu olduğunun göstergesi olduğunu, yaşanan kaza neticesinde müvekkilinin aracının uzun bir süre onarımda kaldığını ve bu sürede müvekkilinin aracından mahrum kaldığını, aracın şirket aracı olduğu düşünüldüğünde müvekkili şirketin onarım süresi boyunca ticari olarak zarara uğradığının açık olduğunu, ortaya çıkan bu zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarih 18.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili gerektiğini, tahminen kaza sırasında davalı sigortalının alkollü olduğundan olay yerinde durmaksızın kaçtığını, davalı ...'nın savcılıktaki bu belirsiz ve kaçamak cevaplarının hem kazada kusurlu olduğunu göstermekte hem de kaza sırasında alkollü olduğu iddialarını kuvvetlendirdiğini, taraflarınca davalı sigorta şirketine 19.12.2023 tarihinde değer kaybı bedelinin ve hasar bedelinin ödenmesi talepli ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin davalı sigorta şirketine 20.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ancak sigorta şirketinin ihtarnameye rağmen 15 gün içerisinde talep edilen değer kaybı bedeli ve hasar bedeli ödemesini yapmadığı belirtilerek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı bedeli olarak şimdilik 100,00 TL’nin, hasar bedeli olarak şimdilik 100,00 TL’nin, mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 100,00 TL'nin (araç mahrumiyet bedelinin sadece davalı ...'tan tahsili ile) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili olmayan mahkemede açılmış olduğundan usulden reddi gerektiğini,... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibini yokluklarında tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulünün mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığını, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediğini ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu bildirerek, davacının davasının reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu olayın kendisi ile hiçbir alakası olmadığını, kazanın olduğu günün ertesi günü karakoldan arandığını ve gidip ifadesini verdiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 18/11/2023 tarihinde...'nın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, ... caddesi üzerinden ... Caddesine dönüşü sırasında... plakalı aracın...istikametinden gelerek... plakalı araca sağ arka köşe kısmından çarpması suretiyle çift taraflı trafik kazasının meydana geldiği, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait... plakalı araçta kazaya bağlı olarak 12.250,00 TL tutarında hasar oluştuğu ve aynı araçta kazaya bağlı olarak reel piyasa koşullarına göre 15.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğu gözetilerek, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalı sigorta şirketinin, kazaya kusuruyla sebebiyet veren... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında, diğer davalı ...'ın araç sürücüsü sıfatıyla, haksız fiil hükümlerine göre oluşan maddi zarardan sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmakla, davacının araç hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin talebinin kabulü ile, davalılardan müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, aynı zamanda, davacının aracının makul onarım süresinin 7 iş günü olduğu, bu suretle davacının aracını kullanamamasından kaynaklı maddi zararının 17.780,00 TL olduğu hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, davacının aracının kaza tarihi itibariyle kaskosunun olmadığı ve araç ikamesi de yapılmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen 17.780,00 TL araç mahrumiyet bedelinden, kazaya kusuruyla sebebiyet veren araç sürücüsü davalı ...'ın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu, iş bu alacak kaleminin dolaylı zarar olması nedeniyle sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı gözetilerek, araç mahrumiyet bedeli olarak 17.780,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça, dava tarihinden önce yapılan ön başvurunun 20/12/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, davacı tarafça ihtarname ile ödeme için 15 günlük mehil tanındığı, buna göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 05/01/2024 tarihi olduğu, diğer davalının ise haksız fiil tarihi (kaza tarihi) itibariyle temerrüde düştüğü dikkate alınarak ve aracın hususi olduğu gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, belirlenen maddi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “1-Davanın KABULÜ İLE, 12.250,00 TL hasar bedeli, 15.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 27.250,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile ve 05/01/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden 18/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Araç mahrumiyet bedeli olarak 17.780,00 TL'nin davalı ...'dan 18/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranının hatalı belirlendiğini, raporun yetersiz olduğunu, davalıya tam kusur verilmesinin doğru olmadığını, zarar miktarının da fazla belirlendiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalıların işleten sürücü ve ZMM sigortacısı olduğu araç sürücüsünün tam kusuruyla kazanın meydana geldiği, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, yine hükme esas alınan hesap raporunda ‘gerçek zarar’ ilkesine uygun şekilde kaza tarihindeki araç hasarının belirlendiği, yine Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde değer kaybının hesaplandığı ve ikame araç zararının belirlendiği anlaşılmış olup, bu haliyle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf eden davalının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.076,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 769,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.307,00 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.