Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/835 E. 2026/1704 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/835
Karar No
2026/1704
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/835 KARAR NO : 2026/1704

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2024 NUMARASI : 2022/1070 Esas - 2024/76 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 23/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/01/2024 tarih 2022/1070 Esas 2024/76 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, 11.12.2021 tarihinde davalı ...'un maliki, diğer davalı ...'un sürücüsü olduğu .... plakalı araç ile müvekkilinin maliki olduğu park halindeki ..... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde hasar onarım bedelinin 64.542,12 TL olduğu ve 80.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin belirlendiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin aracının park halinde olması nedeniyle kusurunun bulunmadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sigorta dışındaki davalılardan ve yine 400,00 TL değer kaybı tazminatının tüm davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02.11.2023 tarihli dilekçe ile 60.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 11.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 7.500,00 TL ikame araç bedeline ilişkin tazminatın kaza tarihi olan 11.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta vekili; yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ayrıca iş bu davada görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin yaptığı ödeme dikkate alındığında poliçe limitinin kalmadığını, bu nedenle davacı tarafın değer kaybı taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 11.12.2021 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortalı, davalı ...'a ait ... plakalı aracın .... idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması, .... plakalı aracın kontrolden çıkarak park halinde bulunan.... plakalı araçlara çarptığı, ... plakalı aracın çarpmanın etkisiyle park halinde bulunan... plakalı araca ve .... plakalı aracın çarpmanın etkisiyle park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığı, kazada diğer araç sürücülerinin kusurlarının bulunmadığı, .... plakalı araç sürücüsünün kazada %75 oranında ve sürücü ....'in %25 oranında kusurlu oldukları, davalı ...'a ait .... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğunu, düzenlenen rapor ve ek rapordan, davacı tarafa ait .... plakalı araçta kaza nedeniyle 60.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, yine davacıya ait aracın makul tamir süresinin 15 iş günü olduğu, yapılan araştırma neticesinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip aracın günlük kiralama bedelinin 500,00 TL olduğu, buna göre davacının talep edebileceği ikame araç bedelinin 7.500,00 TL olduğu, davacının kasko şirketinin davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine 27.04.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından 43.000 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, bu şekilde poliçe limitinin dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitinin dolması nedeniyle değer kaybı tazminatına yönelik açılan davanın reddine ve tarafların kusur durumu ve hesaplanan tazminat miktarları dikkate alınarak belirlenen 45.000,00 TL değer kaybı tazminatının ve 5.655,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 11.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davacı vekili ve Davalılar ....-... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava açıldıktan sonra, rücu dosyası kapsamında, 27/04/2022 tarihinde .... şirketine 43.000,00 TL, 27/05/2022 tarihinde ... şirketine 41.959,00 TL ödeme yapıldığının ilk kez belirtildiğini, dolayısıyla davacının davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerinin dolduğunu bilmesinin mümkün olmadığından davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, mahkeme, davalı sigorta şirketinin 20/01/2023 tarihli beyanı ve ekindeki dekontları esas alarak, Trafik Kazası tespit tutanağının incelenmesinde kazaya karışan araçlardan.... ve... sigorta şirketlerine sigortalanmış hiç bir araç bulunmadığını, mahkemeye sunulan dekontlardaki ödemelerin hangi araçlar için yapıldığının araştırılması gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan bu dekontların esas alınmasının hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketince kaza sonrası başvuruya cevap vermesi halinde dava açılmayacağını, duruşmalara katılmayan davalı sigorta vekili lehine vekalet ücreti tayininin hatalı olduğunu, TBK'nun 44. maddesi gereğince yasal ve takdiri indirim nedeniyle karşı tarafa vekalet ücreti hükmedilemeyeceği belirtilmesine rağmen mahkemece dava dışı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle tazminattan takdiri indirim yapması sonucunda davalılar ... ve ... lehine vekalet ücreti tayininin hatalı olduğunu, davalıların zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, mahkemece dava dışı kişi veya kişilerin kusuru nedeniyle bilirkişi raporunda hesabedilen tutarlardan kusur indirimi yapmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının aracında meydana gelen 60.000,00 TL tutarındaki değer kaybı tazminatının müteselsil sorumluluk nedeniyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yerine, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine, vekili lehine vekalet ücreti takdirine, yapılan takdiri indirim sonucu mahkemece belirlenen 45.000,00 TL.nin diğer davalılar .... ve ...'tan tahsiline ve vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, 7.500,00 TL ikame araç bedelinin davalılardan .... ve ...'tan tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava dışı kişilerin kusuru sebebiyle takdiri indirim yapılması nedeniyle ... ve ... vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalılar ...-... vekili, kusura ilişkin olarak bilirkişinin olaydaki kazaları ayırarak detaylı şekilde yüzdelik kusur tayin etmesi gerekirken genel açıklamalarla kusur tespitinde bulunduğunu, dava dışı....plakalı aracın davacı araca çarptığını, davacının aracının hasarlanmasına sebebiyet veren aracın hangisi olduğunun tespiti gerektiğini, dosyadaki tek bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi tarafından 2021 Aralık ayının rayiç bedellerine ilişkin verilerinin incelenme şansı olmadığının beyan edildiğini, emsal olmaktan uzak bazı verilerle 830-850 bin gibi düşük bir aralık baz alınarak ortalaması 840.000 TL olarak belirtildiğini, rapor ekinde yer alan ilanların Nisan 2023 ilanları olduğunu, 2021 yılından 2023 yılına araç fiyatlarının çok aşırı düzeyde değiştiğini, hesaplanan tutarın reel değer kaybını yansıtmadığını, belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin karşı araç maliki ve sürücüsü ile ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının 3. kişilere karşı sorumluluklarının niteliği de kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumludurlar. Aynı yasanın 163.maddesi gereğince; davacı alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun tamamen veya kısmen tahsilini isteyebilir. Borcun tamamen tahsiline kadar bütün borçluların sorumluluğunun devam edeceği de aynı yasanın 162/2 maddesinde açıklanmıştır. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup zarara neden olan davalılar meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacı açıkça davalıların kusur oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, müteselsil sorumluluğu bulunan davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda, gerek dava dilekçesinde; gerekse ıslah dilekçesinde zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmesine karşın, mahkemece sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre tazminattan sorumlu tutulmasında isabet bulunmadığı, her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmadığı belirtilmiş ise de, zarar sorumlularının meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu oldukları dikkate alındığında kusur dağılımının zarara sebebiyet veren tarafların iç ilişkisini ilgilendiren husus olduğu, dolayısıyla dava dışı kusurlu araç sürücüsünün kusurunun taraflar arasındaki iç ilişkide önem arz edeceği, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu, öte yandan mahkemece alınan raporun denetime hüküm kurmaya elverişli olup, davalılar vekilinin bilirkişi raporuna itiraz mahiyetindeki itirazlarının mahkemece alınan ek raporla değerlendirildiği, dolayısıyla davalılar vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ve davalılar ..., ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/01/2024 tarih 2022/1070 Esas 2024/76 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine, 6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.23/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/835, K. 2026/1704, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-835-e-2026-1704-k-d8cf923bbf3c