Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8228 E. 2026/3370 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8228
Karar No
2026/3370
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4368 Esas, 2025/1095 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/104 Esas, 2023/516 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 420 12... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol yapılmak suretiyle, ayrıca imar planında yol ve park alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, davacının taşınmazın imar planındaki durumunu bilerek satın aldığı anlaşıldığından taşınmazın dava konusu edilmesinde davacının iyi niyetli olmadığını, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza uzak mesafede ve farklı bir ilçede yer aldığını, emsalin dava konusu taşınmaza göre küçük yüzölçümlü olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazda yapılacak imar uygulamasının sonucu beklenerek %40 oranında bedelsiz düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının ardından kalan kısmın bedeline hükmedilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma davalarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 44 üncü maddesi gereği hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen park, kısmen 10 metrelik yolda kalan dava konusu taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 18,87 m²lik kısmına kamulaştırma işlemi tesis edilmeden davalı kurum tarafından yol (46/2 sokak) yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla metrekaresine 9.948,98 TL/m² değer biçildiği, taşınmazın tamamı imar planında kamuya özgülü olduğundan (park ve 10 metrelik yol) fiilen el atılan alanla birlikte el atmadan arta kalan bölümün de mülkiyet bedelinin hesaplandığı, davacı tarafından fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere açılan davada yargılama sırasında dava değerinin 1.333.163,22 TL olarak artırıldığı, mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park ve 10 metrelik yolda kalan dava konusu taşınmaza yol yapılmak suretiyle kısmen el atılması sebebiyle fiilen imar uygulamasına başlandığından proje bütünlüğü dikkate alınarak alınan rapor uyarınca taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların yasal kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ünün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmadığı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan kamulaştırmasız el atma tazminatı üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden maktu harç alınmasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından müvekkili idare adına istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilerek müvekkili idare aleyhine nispi harca ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8228, K. 2026/3370, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8228-e-2026-3370-k-73f5621ffda7