Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7062 E. 2026/3368 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7062
Karar No
2026/3368
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/246 Esas, 2025/608 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/131 Esas, 2023/533 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 74 07... parsel sayılı taşınmaza imar planında kültürel tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazdaki kısıtlılık halini bilerek pay satın aldığını, iyiniyetle hareket ettiğinden söz edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, davacının taşınmazdan yararlanmasını engelleyecek herhangi bir çalışmanın bulunmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının taşınmazı edindiği tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan davanın açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar planında kültürel tesis alanına isabet ettiğini, kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun müvekkili idarede olmadığını, bu alanların Hazine adına tescili söz konusu olduğundan sorumluluğun Hazinede olup müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığını, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, tek satışın emsal alınarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "kültürel tesis alanında'' kaldığı, taşınmaza fiilen el atılmasa bile imar planındaki durumuna göre davacının bu taşınmazı kullanım hakkının kısıtlandığı, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu, ayrıca taşınmazın imar planında kültürel tesis alanında kalmakla birlikte bu yönde uzun yıllardır işlem yapılmadığı, idarenin bu uzun süreçte işlem yapmayarak sessiz kalmasının taşınmaza kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu, bu nedenle davacı tarafın adli yargıda fiili el atma nedeniyle taşınmazın tamamının bedelini talep edebileceği, taşınmazın kültürel tesis alanında kalması nedeniyle sorumlu idarenin ... olduğu kabul edilip, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre 09.03.2023 dava tarihi itibarıyla 10.000,00 TL/m² birim değer üzerinden belirlenen bedelin istinaf yoluna sadece davalı idarenin başvurduğu da dikkate alındığında uygun olduğu, kararda usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü ve 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddesi ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanun'la bu Kanun'un ek 3 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan davalar ile yargılamanın iadesi davaları hakkında da uygulanır." hükmü getirildiğinden maktu harca hükmedilmiş ise de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği de maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu, ancak bu hususta davalı tarafça istinaf sebebi ileri sürülmediğinden belirtilen yanılgının eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 gereği maktu harca ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7062, K. 2026/3368, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7062-e-2026-3368-k-4f0189d6c352