Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7656 E. 2026/3389 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7656
- Karar No
- 2026/3389
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/156 Esas, 2025/607 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/55 Esas, 2023/495 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne ve davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 26 06... parsel sayılı taşınmaza uygulama imar planı dahilinde eğitim alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun taşınmaza fiili müdahelede bulunmadığını, herhangi bir işlem de tesis etmediğini, onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediyelerin ve Valiliklerin sorumlu olduğunu, bu doğrultuda ... ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırı işlemleri nedeniyle müvekkili Bakanlık aleyhine açılan davada müvekkili Bakanlık açısından husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza hukuken el atıldığı iddiası ve tazminat talebi ile dava açılmış ise de açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, husumetin müvekkili Belediye Başkanlığına yöneltilemeyeceğini, taşınmazın imar planında ilkokul alanında kaldığını, sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığında olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne ve davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaz için düzenleme ortaklık payı kesintisinin % 45'e tamamlatılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre 30.01.2023 dava tarihi itibarıyla 11.648,00 TL/m² birim değer üzerinden belirlenen bedelin istinaf yoluna sadece davalı idarenin başvurduğu da dikkate alındığında uygun olduğu, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü ve 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18. maddesi ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanun'la bu Kanun'un ek 3 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan davalar ile yargılamanın iadesi davaları hakkında da uygulanır." hükmü getirildiğinden maktu harca hükmedilmesi doğru ise de ise de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/553 Esas, 2023/3382 Karar yerleşik uygulamaları gereği de maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı bulunmuş ise de bu husus davalı tarafça istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden belirtilen yanılgının eleştirilmekle yetinildiği belirtilerek mahkeme kararında usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususlar temyiz sebebi yapılamayacağından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.