Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8295 E. 2026/3408 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8295
- Karar No
- 2026/3408
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/899 Esas, 2025/1825 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/142 Esas, 2023/149 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Davacı ... yönünden hüküm altına alınan bedelin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin ... dışında kalan davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 261 21... parsel sayılı taşınmazda hisseli malik olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını, davalı idarenin söz konusu taşınmazla ilgili herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmadığını ve müvekkillerine bununla ilgili bir bedel ödemediğini ileri sürerek davalı idareden şimdilik 80.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının yasal faizi ile birlikte tahsiline, dava konusu taşınmazın tapu kaydının davalı idareye tescil ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ve esasa ilişkin itirazlarının olduğunu, dava konusu taşınmazın idareleri tarafından hiçbir şekilde kullanılmadığını, davacı tarafından herhangi bir uzlaşma talebinde bulunulmadığını, söz konusu parselin kamulaştırma işleminin müvekkil idarenin görev ve yetki alanına girmediğini, yetkinin Büyükşehir Belediyesinde olduğunu, işbu davanın yargı yolu itibarıyla görevsizlik nedeniyle ve usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, dava konusu taşınmazdaki davacıların hisselerinin iptali ile davalı idare adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarelerine husumet düşmediğini, bedelin yüksek belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 10.690,00 m² yüzölçümlü arsa vasıflı 261 21... nolu parselin halen muhtelif şahıslar ve ... Belediyesi ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, taşınmazın bölgede yapılan imar uygulaması neticesinde 19.10.1998 tarihli ve 9971 sayılı yevmiye ile tapuya tescil edildiğinin anlaşıldığı, ..., Hukuk İşleri Müdürlüğünün 28.08.2019 tarihli yazısı ve ekinde gönderilen belgelerden; dava konusu edilen ... Mahallesi 261 21... nolu parselin, ... Belediye Meclisinin 02.05.1997 tarihli ve 135 sayılı kararı ile kabul edilerek ... Belediye Başkanlığının 11.08.1997 tarihli yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli ... Mahallesi Revizyon İmar Planı ile ... Belediyesi Sosyo-Kültürel Tesisler (S.K.T) Alanına dönüştürülerek, yapılaşma koşullarının E(Emsal):1.35, H max: Serbest olarak yeniden düzenlendiği, onaylı imar planı değişikliği doğrultusunda revize edilen ... nolu parselasyon planının ise belediye encümeninin 11.02.1997 tarihli ve 5634 sayılı kararı ile onandığı, sonrasında 261 21... nolu parselin kullanım kararından "... Belediyesi" ibaresinin kaldırılarak yalnızca “Sosyo-Kültürel Tesis Alanı” şeklindeki 1/1000 ölçekli Uygulamalı İmar Plan değişikliğinin ... Belediye Meclisinin 02.06.2015 tarihli ve 417 sayılı kararı ile uygun görüldüğü, ... Belediye Meclisinin 09.09.2015 tarihli ve 1732 kararı ile de “Özel” ibaresi eklenerek “Özel Sosyo-Kültürel Tesis Alanı” olarak tadilen onaylandığının anlaşıldığı, keşif mahallinde yapılan incelemede, dava konusu parsel üzerinde davalı idare adına yapı ve tesisin bulunmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği anlaşıldığından niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki bedeline hükmedilen davacı paylarının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi isabetli bulunmuş; ancak İlk Derece Mahkemesince nispi karar harcına hükmolunması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yön düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin ... Dışındaki Davacılar Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.