Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/78 E. 2026/10547 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/78
Karar No
2026/10547
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/254 Esas, 2025/1485 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; , davalının işyerini “pide salonu” olarak işlettiğini, işyeri içine fırın inşa edildiğini, fırın bacasını metalden, binanın yan cephesine çatıya kadar inşa ettiğini ve giriş yan cephesinde yer alan ortak alan bahçeyi işgal ederek, üzerini kapatarak iş yerine ekleyerek kullandığını mevcut bacanın inşası ve ortak alanların kullanılması için yasal karar ve proje değişikliği mevcut olmadığı gibi bu durumun imar mevzuatına, mimari bütünlüğe aykırı, faydasız, yenilik yaratmayan, yarattığı koku ve görüntü ile insan sağlığına ve yaşam standardına aykırı bir durum olduğunu ve bu sebeplerle davalının tapunun ... Mahallesi 77... parseldeki ve ... Apartmanı Ortak alanına yönelik, haksız işgal, duvar, baca yapımı velhasıl her türlü aykırı imalat ve kullanımının men’i ile kal’ine, yargılama giderleri ile kal masrafları dahil tüm masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi şeklinde talepte bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı hakkında davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak dava açıldığını, açılan davanın yerinde olmayıp, kanunun aradığı şartları da taşımamakla beraber hukuki menfaatten de yoksun olduğunu, davacı ... ve diğer maliklerin 02.03.2017 tarihli ... Belediyesi Başkanlığına gönderdikleri dilekçede dava konusu yapının kullanılması noktasında anlaştıklarını ve müvekkili tarafından kullanılmasına muvafakat verdiklerini beyan ettiklerini ve ... Belediyesi tarafından yıkım kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, söz konusu dilekçe ile davacı yanın dava konusu yapının kullanılmasına muvafakati olduğunun aşikar olmakla birlikte dava açma hususunun hukuki yarardan yoksun olduğunu, davanın husumet ehliyetinin muvafakat nedeniyle ortadan kalkması sonucu usulden reddinin gerektiğini, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2019/2466 Esas, 2019/3842 Karar sayılı kararında davacının önce imzalayarak muvafakat ettiği, daha sonra iptal ettiğini bildirdiği bu nedenle kararın geçersizliğini sağlama amacına yönelik çelişkili bir tutum içerisine girdiğini, davacının önce kararı imzalayıp sonradan dönmüş olmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde tanımlanan iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun'un) 19 uncu ve 45 nci maddelerine göre inceleme yapılarak kanuna aykırılıktan da söz edilemeyeceği, davacı yanın vermiş olduğu muvafakatnameden dönme hususuna ilişkin somut bir belge dahi bulunmadığını, müvekkil ...'nun ... ... Ltd. Şti 'den dava konusu yapının bulunduğu ... Apartmanında ilk taşınmaz sahibi olarak dava konusu taşınmazı 28.11.2014 tarihinde satın aldığını, .... Noterliğinin 12.05.2015 tarihli ve 2010 yevmiye sayılı muvafakatnamesi ile arka tarafta bulunan boş alanı dilediği gibi kullanmasına muvafakat verildiğine dair muvafakatnameyi aldığını, bu muvafakatname ile taşınmaza bağlı ek sundurma yaptığını, bu sundurmaya ilişkin ... Belediyesi Başkanlığına şikayette bulunulduğunu ve 07.12.2017 tarihinde davaya konu kısım ile ilgili yıkım kararı alındığını, davacı ... ve diğer şikayetçilerin dilekçe verdiklerini, şikayetten ve sundurmanın yıkılmasından vazgeçtiklerini, imzalı dilekçe örneği ile davacının muvafakati olduğunu, dava konusu yapının yapı kayıt belgesi olduğunu, imar mevzuatına ve mimari bütünlüğe aykırı olmadığını, müvekkil ve diğer hak sahiplerinin 01.12.2019 tarihli toplantılarında 12 kişi hazır bulunmak suretle salt çoğunluğu sağlayarak dava konusu taşınmazın kiraya verilmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, kiraların ödendiğini, dava konusu yapının söz konusu ana yapı olan ... Apartmanının statiğine bir zarar vermemekte olduğunu, kat maliklerinin mülkiyet hakkını ihlal etmediğini, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 2017/9190 Esas, 2019/1143 Karar sayılı kararında sırf bağımsız bölüm içerisinde kalan ve yapının statiğine zarar vermeyen değişiklikler için muvafakat alınmasına gerek olmadığını, söz konusu yapı ile ilgili yıkım kararı verilmesi yerine yapıda iyileştirme yapılabileceğini, davacının yemek kokusundan rahatsız olduğunu, yemek kokusunu da başka imkanlarla giderilmesi imkanı bulunduğunu, yemek kokusunun giderilmesi ile dava konusu yapının yıkılması arasında herhangi bir hukuki ve fiili bağ bulunmadığını, haksız davanın reddini, mahkeme masrafları ile ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2021/561 Esas, 2023/319 Karar sayılı kararıyla incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2021/561 Esas, 2023/319 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; muvafakat belgesinin davacı tarafça imzalanıp, imzalanmadığı hususu aydınlatılarak davacı talebinin 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca iyiniyet kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, muvafakatin geçerliliği değerlendirildikten sonra ise muvafakat kapsamının sınırları belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, kabule göre de mahkemece müdahale yönünden davanın kabulüne karar verilir iken, davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin, belirtilmediği anlaşılmakla mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının aykırılıklardan sadece bacayı kaldırdığını bu yönden hüküm kurulmasına gerek olmadığını, sundurma yönünden davacının dürüstlük kuralına uygun davranarak verdiği muvafakat sınırının aşılarak kaçak sundurma inşa edildiğini, sundurma inşası için ise 634 sayılı Kanun'un 19 uncu madde hükmünce kat malikleri kurul kararı gerektiğini ve böyle bir karar bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği açıkken, aksi yöndeki kararın hem 634 sayılı Kanuna hem de Yargıtay bozma ilamına açıkça aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece bozma kararına da uyulsa da bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Şöyle ki; dosya içerisindeki ... Belediye Başkanlığına hitaben yazılan 02.03.2017 tarihli "... Sundurmanın yıkılmasından vazgeçip arkanın kullanılmasına muvafakat ediyoruz" şeklindeki dilekçede davacının imzasının bulunduğu tespit edilmekle mahkemece dava konusu aykırılıklarla anılan muvafakatin kapsam sınırlarının belirlenmesi açısından bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/78, K. 2026/10547, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-78-e-2026-10547-k-68eab481e23b