Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5968 E. 2026/2369 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5968
Karar No
2026/2369
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1700 E., 2024/1596 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/5 E., 2022/11 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalı ... adına kayıtlı eski 1 01... parsel sayılı 5.079,02 m² yüzölçümlü taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 6.349,94 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı eski 1 01... parsel sayılı 4.484,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada parsel numarasıyla ve 5.105,04 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davalılar adına kayıtlı taşınmazların yüzölçümlerinin uygulama kadastrosu ile arttığını, bu artışın davalı parsellere komşu orman parseline doğru genişlemeden kaynaklandığını ileri sürerek, yapılan uygulama kadastrosunun iptali ile taşınmazların önceki sınır ve yüzölçümüyle tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlar; bilahare duruşmada alınan beyanlarında uygulama kadastrosunda yapılan ölçümlerin Kadastro Müdürlüğü tarafından yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı Hazine vekili tarafından uygulama kadastro tespitine yönelik maliki olduğu 1 02... parselin sınırlandırma hatası yapıldığından bahisle Mahkememize açtığı davada, yukarıda izah edilen deliller toplandıktan sonra mahallinde yapılan keşif, alınan teknik bilirkişi raporu ve bu rapora dayanan mahallinde beyanına başvurulan mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarından davacı taşınmazının ilk tesis kadastrosundaki sınırları tespit edilerek bu sınırlar esas alınarak yapılan ölçümde; dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın hükmen tescil edildiği, hüküm dosyası olan ...Kapatılan Kadastro Mahkemesi 2002/1 26... /133 Karar sayılı dosyanın celp edilerek incelendiği, yapılan incelemede dava konusu parselin tespitine ilişkin yapılan itirazın reddedilerek tespit gibi tesciline karar verildiği, diğer dava konusu 1 01... parselin ise kadastro tespiti ile kesinleşerek tescil edildiği, bilirkişilerin raporunda belirttiği üzere dava konusu davalı 1 01... parsel sayılı taşınmazın güneyindeki yoldan kuzey istikametine doğru eğimli bir arazi yapısına sahip olduğu, eğim sebebiyle o bölgedeki diğer taşınmazların ölçümlerinin yapıldığı yer kontrol noktasından gerekli görüş sağlanamadığı için ölçü esnasında zeminde görüşün sağlanabileceği bir noktaya atılan ve sehven koordinatı hatalı hesaplanmış olan kör nokta olarak adlandırılan yer kontrol noktasından ölçülmek sureti ile söz konusu kısımda mevcut noktaların koordinatlarının hatalı hesaplandığı, bu sebeple tesis kadastrosu paftasının batı istikametine doğru sistematik kayıklık oluştuğu, hava ve ortofotolar üzerinde yapılan çakıştırmalardan da dava konusu 1 01... parselin zeminde sabit sınırlara sahip olduğunun gözlemlendiği, sınırlarının tesisten beri değişmediğinin 2012 yılına ait ortofotolardan da anlaşıldığı, yine diğer dava konusu 1 01... parselin bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taralı alanın tesis kadastrosunda zemindeki fiili duruma aykırı bir şekilde dava dışı 1 01... parsel sınırları içerisinde tespit gördüğü, güncelleme çalışmalarında 1 01... parsel ve 1 01... parselin ortak hududundaki bu hatanın giderildiği, bu nedenle dava konusu 1 01... parselin miktarında artış olduğu, dava konusu taşınmazların davacıya ait 1 01... parsel ile olan hudutlarının değişmediğinin dosya kapsamında mevcut mahalli bilirkişi beyanları, hava ve ortofotolardan anlaşıldığı..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine ve taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dairemizin kaldırma kararından sonra, Mahkemece kararda belirtilen eksik belgeler dosya arasına getirtilmiş, taşınmaz başında keşif yapılmış, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri davalı parsellerin sınırlarının arazi kadastrosundan beri değişmediğini, orman ile olan sınırlarının aynı olduğunu, ormana yönelik bir genişleme olmadığını ve orman ile sınırlarının tel örgü ile ayrı olduğunu beyan etmişler, dosyaya sunulan 13.12.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da dava konusu 1 01... parsel ile orman parseli olan 1 01... parsel sınırının ilk arazi kadastro çalışmaları ile dava konusu kadastro çalışmasında bire bir aynı alındığı, her iki paftanın üst üste çakıştığı, sınırda hatanın bulunmadığı, 1 01... parselde meydana gelen miktar artışının komşu 1 01... parsel ile arasındaki tersimat hatasının düzeltilmesinden kaynaklandığının rapor edildiği, diğer dava konusu 1 01... parselin ise kuzeyinde yer alan 34... parsellerle birlikte ilk arazi kadastrosu çalışmalarında ölçümlerinin hatalı koordinat verilen noktadan hesaplanması nedeni ile kayma meydana geldiği, bilirkişi raporu ekinde yer alan kroki 9'da bu kaymanın gösterildiğinin rapor edildiği anlaşılmış olup, bilirkişi raporu ekinde yer alan 2006 yılı hava fotoğrafı ve sonraki tarihlere ait hava fotoğraflarının incelenmesinde, 35 parselin sınırlarında herhangi bir değişiklik bulunmadığı, 35 parselin kuzeyinde yer alan 34... parselle birlikte doğu sınırlarının hatalı ölçüldüğü, paftada bu kısım yönünden kayma meydana geldiği, yapılan kadastro çalışmalarında bu hatanın giderildiği..." gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı taşınmazların yüzölçümlerindeki artışın ölçü hatası ve pafta kayıklığı ile açıklanamayacak kadar fazla olduğunu, gerekçeli ve denetlenebilir rapor aldırılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5968, K. 2026/2369, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5968-e-2026-2369-k-7b4bb3236fcf