Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/888 E. 2026/2454 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/888
- Karar No
- 2026/2454
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/888
KARAR NO:2026/2454
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/01/2026
NUMARASI:2022/292 E - 2026/53 K
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:22/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:22/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirketin geri dönüşüm plastik granül imalatı işi ile uğraştığını, müvekkili şirketin belirtilen adreste mevcut ... hesap no.lu elektrik tesisatının abonesi olduğunu, 08.01.2019 tarih ve 9740 sayılı TTSG nin (sayfa692) ... Değirmenköy-Silivri İstanbul adresinde bulunan müvekkili şirketin hisselerinin ...'a devredildiğini, 21.12.2018 tarihli Genel Kurul Kararına göre ...'un münferiden tek yetkili olarak belirtildiğini, bu tarihten sonra müvekkili şirketin çalışma şeklinde değişiklik olduğunu, bu hususun müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda da mevcut olduğunu,Müvekkili şirket tarafından, işyerinde mevcut elektrik tesisatına tahakkuk ettirilen elek- trik faturaları düzenli olarak ödenmekte iken, müvekkiline ait işyerine gelen davalı şirket çalışanları 19.08.2021 tarihinde ... seri no.lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzen- lendiğini, tutanakta ''Yapılan kontrolde sayaca gelmeden ölçü bağlantı klemenslerinin S2 dönüş ucuna kahve- rengi bakır kablo ile müdahale ederek sayacı eksik kayıt yapar hale getirildiği tespit edildi. Düzenek söküldü. Bağlantı düzeltti'' şeklinde bir tespitte bulunduklarını, akabinde davalı şirketin, müvekkili şirket aley- hine her türlü hukuki dayanaktan yoksun, usul ve yasalara aykırı olarak oluşturulmuş iki adet kaçak elektrik faturasını tahakkuk ettirdiğini,Davalı şirketin, müvekkili şirket aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettir- diği iki adet kaçak elektrik faturasını tahsil edebilmek için, iş bu kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihinden önce müvekkili şirkette kullanılan elektrik enerjisini kestiğini,Bunun neticesinde, müvekkili şirketin, davalı şirketle görüştüğünü, kaçak elektrik ener- jisi kullanmadıklarını beyan ettiğini, ancak davalı şirket dava konusu kaçak elektrik fatura bedelleri ödenmediği takdirde müvekkiline ait işyerinde elektrik enerjisinin açılmayacağını beyan ettiğini, müvekkili şirket elektrik enerjisi kesilmesi baskısı altında ''dava hakları saklı kalmak kaydıyla'' ihtirazi kaydıyla işbu iki adet kaçak elektrik faturasını ödemek zorunda kaldığını,Ancak müvekkili şirket, aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilen işbu iki adet kaçak elektrik fatura bedellerinin çok yüksek olması sebebi ile işbu fatura bedellerini taksitler halinde ödemek zorunda kaldığını, davalı şirketin, müvekkili şirketin taksitli ödeme talebini ilk 500.000,00 TL peşin, bakiye kalan 3.148.418,00 TL lik kısım için bir bonoya bağlanması kaydıyla kabul ettiğini,ayrıca davalı şirket tarafından, ödemelerin taksitler halinde yapılması sebebi ile müvekkili şirketten 155.635,66 TL vade farkı alacağını tahsil ettiğini, müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını ve elektrik sayacına müdahale edilmediğini, Dava konusu fatura suretleri incelendiğinde işbu faturaların usul ve yasalara aykırı ola- rak tahakkuk ettirildiğinin çok açık olduğunu, işbu bedellerin davalı şirket tarafından, müvekkiline usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirketin, kaçak elektrik enerjisi kullan- dığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin, müvekkiline ait işyerinde dava konusu edilen faturalardaki meblağlar kadar elektrik enerjisi kullanımı fizikken de mümkün olmadığını beyanla:Müvekkili şirket aleyhine, davalı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak tahak- kuk ettirilen, 06.09.2021 son ödeme tarihli 1.292.661,20 TL bedelli ve 06.09.2021 son ödeme tarihli 2.355.757,68 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı, müvekkili şirketin elektrik enerji kesilmesi baskısı altında ödemek zorunda kaldığı toplam 3.804.054,54 TL'nin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; 19.08.2021 tarihinde dava konusu mahalde yapılan kontrolde ... seri numaralı ... marka sayaçtan "sayaca gelmeden ölçü bağlantı klemens- lerinin S2 dönüş ucuna kahverengi bakır kablo ile müdahale ederek sayacın eksik kayıt yapar hale getirildiği" tespit edildiğini, tespite istinaden tüketici adına 19.08.2021 tarihli ... seri numaralı kaçak/ usul- süz elektrik kullanımı tespit tutanağının tanzim edildiğini, zabıt ile mevzuata aykırı olarak sayaçtan geçen enerji tüketimi tahakkuk ettirilmiş olup tespit ve tahakkuk mevzuata uygun olduğunu, zira Elek- trik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek sure- tiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçi- rilerek mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesinin, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlandığını vebuna göre tahakkuklandırıldığını,Mevzuat hükümleri kapsamında tanzim edilen kaçak elektrik tespit tutanaklarını, kaçak kullanımı tespite ilişkin video kaydını, hesap bültenleri ve faturaları dosyaya sunduklarını, müvekkili şirketçe yapılan hesaplama ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını,Müvekkili şirket tarafından yapılan tespit ve hesaplamalar Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42 ve devamı maddelerine uygun olarak tahakkuk yaptırıldığından hesap- lamanın mevzuata uygun olduğunu, haksız ve yersiz davanın reddinin gerektiğini,Müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektrik kullanmadığını iddia eden davacının bu hususu ispatlamasının gerektiğini,Davacı tarafından sunulan bilgi ve belgeler içerisinde müvekkil şirket tarafından tespit edilen kaçak elektrik kullanımının kendilerinden kaynaklandığının aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir delil bulunmadığını,Davacının öncelikle ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını da ispatlamasının gerektiğini,Zira Borçlar Yasasının 62. maddesine göre ihtiyariyle yapılan bir ödeme olduğundan onu geri isteyeme- yeceğini, davacı ödemelerini yaparken ihtirazi kayıt öne sürmeden ödediğini,serbest irade ile ve ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedel geri istenemeyeceğini, BAM ve Yargıtay içtihatları da bu yönde olduğunu,Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesine göre borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğini, ihtirazi kayıt, belli bir hakkı kullanma serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu husustaki beyanını ifade etmekte olup yasanın borçluya ifa yolunda tanıdığı karinelere karşı, yine yasanın alacaklıya tanıdığı bir hak olarak karşılarına çıktığını, İhtirazi kaydın arkasında hak arama yollarının açık tutulması, en önemlisi de hukuksal güvenliğin sağlanması gerekçesi bulunmakta oldu- ğunu, İhtirazi kayıt hakkının, başka bir hakkı koruyucu nitelikte olup koruduğu hak, asıl alacağı bağlı olan ve henüz ifa edilmeyen yan edimlere ilişkin olduğunu,İstirdat istemine ilişkin olarak davacı taraf Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesine göre, ihtiyariyle ödeme yapmış olup ihtirazi kayıt ileri sürmediğinden ödediği bedeli geri isteye- meyeceğini, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin de 2003/455 E. K. 2003/11483 K. sayılı 8.12.2003 tarihli ilamında, ihtirazi kayıt dahi koymadan kendi serbest iradesiyle ödeme yapan dava- cının, davalıya yönelik istirdat davası açamayacağının belirtildiğini, aynı şekilde dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler için de ihtirazi kayıt konulması zorunlu olup, davacı ihtirazi kayıt koymadan ödeme yaptığını, Mevzuat hükümleri ve yargıtay kararları da dikkate alındığında davacının işleten olarak sorumluluğu bulunduğunu, ihtirazi kayıtla yapmadığı ödemenin istirdadını talep edemeyeceğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "06.09.2021 son ödeme tarihli 1.292.661,20 TL ve 06.09.2021 son ödeme tarihli 2.355.757,68 TL olmak üzere iki adet kaçak elektrik faturası sonucu davacının ödediği 3.765.760,56-TL'den davacı şirketin 659.699,79-TL borçlu olmadığının tespitine ve istirdadına, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, " karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu:Hüküm davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Yerel mahkemenin usul ve yasalara aykırı olarak oluşturulmuş bilirkişi raporunu hükme esas aldığını, mali bilirkişi tarafından müvekkili şirket defter ve kayıtları üzerinde yeterli inceleme yapılmadığını, müvekkil tarafından kaçak elektrik enerjisi kulla- nımını zımnen kabul anlamına gelmeksizin ,bilirkişi raporunda yeminli tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı 'ndan aldıkları bilirkişi raporunda "19.08.2021 tarih ... no.lu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağındaki ,S2 dönüş ucuna bakır kablonun topraklama amacıyla bağlanmış olduğu, bu şekilde kaçak veya eksik tüketim kaydı sağlana- mayacağı ,işletme yönetiminin değiştiği Aralık 2018 döneminden itibaren aktif enerji tüketimi büyük ölçüde azalırken reaktif enerji tüketiminin önemli artışlar göstermesi nedeniyle aktif enerji tüketimindeki azalmanın kaçak kullanım göstergesi olmayacağı..... İşletme tarafından uzun süre yaptırılmayan kompanzasyon sisteminin bakım ve ayarının en kısa sürede yaptırılması gerektiği..'' yönünde görüş bildirildiğini, tutanak tarihinden sonra kompanzasyon sisteminin bakım ve onarımını yaptırdıklarını,kompanzasyon sistemi ile ilgili ve iş yerinde sonradan çalışma sistemine dahil edilen makinalarla ile ilgili hiçbir faturanın incelen- mediğini, kaçak elektrik kullanmadıklarını, davalı şirket tarafından , müvekkili şirketin ortağı ... aleyhine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı na ,dava konusu faturalardan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu,kaçak ve eksik elektrik enerjisi kullanıldığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin ,2021/8220 Soruşturma no.lu hazırlık dosyasına sunulan bilirkişi raporunda müvekkili şirket aleyhine 429.030,21386 TL hesaplama yapıldığını, müvekkilinin bu raporu da kabul etmediğini, her iki bilirkişi raporu arasında da bariz çelişki bulunduğunu, hesaplamalarda sadece davalının beyan ve delillerinin dikkate alındığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultu- sunda, 1.000.639 kWh karşılığı 1.292.661.20-TL kaçak tahakkuk bedeli, 2.769.153 kWh karşılığı 2.355.757.68-TL kaçak ek tüketim bedeli olmak üzere toplam 3.648.418,88 TL tahakkuk ettirildiğini, mahkemenin kaçak kullanıma ilişkin tespiti yerinde olmasına rağmen borcun tespiti noktasındaki tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından mevzuata uygun olarak 90 gün x 11.118.22 kwh/ gün karşılığı 1.000.639 kwh tüketim hesabı ile 275 gün x 11.118.22 kwh / gün 3.057.510 kwh kaçak ek tüketim hesabı yapılıdğını, zabıt karşılığı faturalandırmada ise 12 ay dahilinde sayaca eksik olarak yazdırılan 288.357 kwh tüketim bu hesaplamadan düşülmek suretiyle tahakkuk yapılmış olup bu hesaplamanın yukarıda yer verilen mevzuata uygun olduğunu, yerel mahkemenin hükme dayanak aldığı raporu düzenleyen bilirkişilerce, müvekkili şirketten farklı olarak kaçak kullanım süresini en son okuma tarihi ile kaçak tespit tarihi arasında olması gerektiğini belirtilerek sayacın en son endeks tespiti yapılan tarih itibariyle 19 gün süre için kaçak, sonrasında kalan 346 günlük süre için ek tüketim faturası tahakkuk ederek hesaplama yapıldığını, ancak EPTHY 45-1-C maddesi uyarınca kaçak tahakkuk hesabında esas alınacak süre belirlenirken, sayaç mahallinde yapılan en son işlemin esas alınmasının gerekiğini, eldeki davada davacının OSOS abonesi olması sebebiyle ''mahalde fiili okuma'' yapılamadığından bilirkişinin kaçak kullanıma ilişkin değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, EPDK'nın ...-...-... sayılı görüş yazısında özetle, sayaç mahallinde yapılan en son işlem tarihinin esas alınması gerektiği, uzaktan okuma yapılan tarihlerin maddenin düzenleme alanında olmadığının belirtildiğini,Davadan önce müvekkili temerrüte düşürülmediğinden ödeme tarihinden faiz talebinin yerinde olmadığını, daha da önemlisi hüküm altına alınan alacağın faiziyle belirlenip faize faiz yürütülecek şekilde karar tesisin isabetsiz olduğunu,Tüketim bedeli eksik belirlendiğinden buna bağlı olarak hesaplanan BTV, KDV gibi hesaplamalarının da hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava menfi tespit ve yapılan ödemenin iadesi talebine ilişkindir.Dosya kapsamından;Davalı ... çalışanları tarafından, 19.08.2021 tarihinde, davacının kullanımında bulunan "... Silivri /İstanbul" adresindeki tesisatta yapılah denetimler sonucu, "sayaca gelmeden ölçü bağlantı klemenslerinin S2 dönüş ucuna kahverengi bakır kablo ile müdahale edilerek sayacın eksik kayıt yapar hale getirildiği" tespit edilmekle, davacı adına ... seri nolu kaçak tespit tutanağının düzenlendiği, Bilahare bu tutanak gereğince 2769153 kwh tüketim için 06.09.2021 son ödeme tarihli 2.355.757,68 TL lik eksik tüketim faturası ve 1000639 kwh tüketim için 1.292.661,20 TL lik kaçak tüketim faturası tahakkuk olunduğu anlaşılmıştır.Davacı kaçak elektrik kullanmadığından bahisle menfi tespit talep etmiş, ayrıca bu faturalara karşılık yaptığı ödemenin iadesini istemiştir. Bilirkişiler Elektrik Mühendisi ..., Elektrik Elektronik Mühendisi ... ve Mali Müşavir ...'dan oluşan heyetten 12.05.2025 tarihli kök rapor ve heyete Öğretim Üyesi Dr. ...'ın da katılımıyla hazırlanan 04.11.2025 tarihli ek raporlarında dosyaya sunulan uzman raporları ve daha önce alınan bilirkişi raporları da ayrıntılı olarak değerlendirilmiş olup özet olarak;Dava konusu kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 30.05.2018 tarih Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42-1-c maddesine göre “Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” hükmüne yer verilmiş olup dava konusu 19.08.2021 tarih ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına göre, sayaca gelmeden, ölçü bağlantı klemenslerinin S2 dönüş ucuna bakır kablo ile müdahale edilerek sayacın eksik kayıt yapar hale getirildiği tespit edilmiş, bu tespitin video ile kayıt altına alınmıştır.Dosyaya sunulan CD'deki video kaydı izlenmiş ve sayaç devresinde harici bağlantılar yapılmak suretiyle müdahale edildiğinin davalı kurum elemanlarınca tespit edildiği ve sonrasında bu bağlantıların söküldüğü görülmüş olup davacının bu şekilde elektrik tüketmesi kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirilmiştir. 20.10.2021 tarihli mütalaa raporunda özetle, S2 dönüş iletkenine bakır kablo ile müdahale edildiği belirtilmiş olup, söz konusu kablonun diğer ucunun nereye bağlandığı belirtilmemiştir .Bahse konu kablonun, can ve mal güvenliği için ölçme trafolarında topraklamayı sağlamak üzere kullanıldığı düşünüldüğü, 19.08.2021 tarih ve ...nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağındaki, S2 dönüş ucuna bakır kablonun topraklama amacıyla bağlanmış olduğu; bu şekilde, kaçak enerji kullanımı veya eksik tüketim kaydı sağlanmayacağı, işletme yönetiminin değiş- tiği Aralık 2018 döneminden itibaren, aktif enerji tüketimi büyük ölçüde azalırken; reaktif enerji tüketiminin önemli artışlar göstermesi nedeniyle aktif enerji tüketimdeki azalmanın, kaçak kullanım göstergesi olmayacağı, işletmede çalışma şeklinin değişmiş olabileceği, işletme tarafından uzun süre yaptırılmayan, kompanzasyon sisteminin bakım ve ayarlarının en kısa sürede yaptırılması gerektiği, işletmenin sayaç panosundaki (ölçme sistemindeki) topraklama kaldırılmış olabileceğinden, güvenlik bakımından, gerekli kontrolün yapılması topraklamanın yeniden tesis edilmesi konusunda ilgililerin uyarılması gerektiği beyan edilmiştir.14.06.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, sayaca ölçü sitemine müdahale edi- lerek kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varılmış, 19 kaçak gün sayısı ve 346 eksik tüketim gün sayısı üzerinden tüketim miktarları hesaplanmış ve buna göre 331.785,57 TL fazla ödeme yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. 23.10.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, tespit edilen 19 kaçak gün sayısı ve 341 eksik tüketim gün sayısı (1 yıl 365 değil 30x12 den 360 gün kabul edilmiştir.) üzerinden tüketim miktarları hesaplanmıştır. Ayrıca raporda ihtilafsız dönem günlük ortalama tüketiminin 10877,616 kwh olarak hesaplandığı anlaşılmış olup, davacı şirketin 687.939,88 TL asıl alacağı ve bu tutar üze- rinden dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca avans işlemlerine uygulanan değişen oranlardaki avans faizini talep edebileceği kanaati beyan edilmiştir.Dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup, kaçak tespiti yapılan tarihten bu güne çok zaman geçmesi, olayda kullanılan kablo ve eklerin sökülerek alınması sebebi ile bugün itibarı ile olay yerinin incelenmesinin bir delil niteliği bulunmamaktadır. Ancak, davalı personeli olay yerinde inceleme yapıp video ve fotoğraflar ile durumu belgelemiş, daha sonrasında davacının elektrik tüketim verileri incelenerek kaçak ve eksik tüketim için hesaplama yapılarak rapor hazırlanmıştır. Raporda S2 dönüş ucuna kahverengi bakır kablo ile müdahale edilerek sayacın eksik kayıt yapar hale getirildiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.Davacının talebi ile alınan mütalaa raporunda, bu kablonun topraklamayı sağlamak üzere kullanıldığının düşünüldüğü belirtilmiştir. Gerçekten de aşağıdaki fotoğraftan görüldüğü üzere 3 fazlı sayacın ölçüm yapabilmesi için akım ve gerilim trafolarının doğru bağlanması gerekli olup, doğru bir referans ile çalışması için gerilim ve akım trafolarının topraklanması gereklidir. Ancak bu bağlantının kesilmesi durumunda özellikle aşağıda 10 nolu uca bağlı gerilim trafosu okuma yapamaz. Mütalaa raporunda net bilgi verilmemiş olup düşüncesi beyan edilmiş, akabinde işletmenin sayaç panosundaki (ölçme sistemindeki) topraklama kaldırılmış olabileceğinden ifadesi ile bu hattın kesik olduğunu kabul etmiştir.Olay yerinde çekilen fotoğraflarda bu bağlantının klemens içerisinden kesik olduğu belirtilmiştir.Bu durumda sayaca müdahale edildiği kesinlik kazanmıştır. Kaldı ki dava konusu mahal OSOS okumaya tabi olup, her ay mahalde fiili olarak okunmamakta uzaktan okuma yapılmaktadır. bu durumda davalının sayaca müdahale edildiğini tespit etmesi de mümkün değildir. Ayrıca şirket yetkilisinin değişmesi ya da şirketin çalışma şeklinde değişiklik olması dava konusu sayaca müdahale ile alakası yoktur. Burada değerlendirme yapılacak ilgili yönetmelik ve birim fiyat tarifeleri EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) kapsamındadır. Sağlıklı çalışmayan bir ölçü sisteminden doğru ölçüm yapması beklenemez ve bu durum aktif reaktif tüketim miktarları ile belirlenemez. Çünkü davacı şirketin ilgili çalışanı bu sayacı istediğinde devreye alıp istediğinde devreden çıkarabilir bu durumda da sağlıklı ölçüm yapılamayacağı aşikardır.12.05.2025 tarihli bilirkişi kök raporu incelendiğinde, teknik değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere, dava konusu kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 30.05. 2018 tarih Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42-1-c maddesine göre “Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir” denilerek 19.08.2021 Tarih ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına göre, sayaca gelmeden, ölçü bağlantı klemens- lerinin S2 dönüş ucuna bakır kablo ile müdahale edilerek sayacın eksik kayıt yapar hale getirildiğinin tespit edildiği, bu tespitin video ile kayıt altına alındığı anlaşılmış olup davacının bu şekilde elektrik tüketmesi kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirilmiştir. Kök raporda belirtilen diğer yönetmelik maddeleri de geçerli olup burada tekrar edilmemiştir.Kök raporda kaçak tüketim süresi 19 gün olarak belirlense de, EPDK görüş yazısında belirtildiği üzere davalı kurum davacı kurumun sayaç okumalarını Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) ile yaptığından sayaca müdahaleyi tespit etmesi mümkün değildir. Bu durumda kaçak süresi 90 gün alınması gerekmektedir. İhtilafsız dönem bakımından hesaplanan günlük ortalama tüketim 11118,21 kwh olup,Buna göre Kaçak Tüketim Miktarı : 90 gün x 11118,21 kwh= 1.000.638,9 kwh olup, 06.09.2021 son ödeme tarihli 1.292.661,20 TL bedelli fatura geçerlidir.Eksik tüketim ise 365-90= 275 gün üzerinden, 275 gün x 11118,21 kwh= 3.057.507,75 kWh olup faturalandırılmış tüketim miktarı> 288.357 kwh düşülürse, 2.769.153 kWh eksik tüketim sözkonusudur. Bu durumda, 06.09.2021 son ödeme tarihli 2.355.757,68 TL bedelli fatura geçerlidir.Mahkeme 3. Bilirkişi kurulunun kök raporunu esas almış ise de, söz konusu kök rapor OSOS sistemi ile yapılan son okuma tarihine göre hesaplama içerdiğinden hükme elverişli değildir. 04.11.2025 tarihli ek raporda EPDK görüşü doğrultusunda OSOS okumaları dikkate alınmamış, delil olarak sunulan uzman görüşü değerlendirilmiş , tarafların tüm itirazları giderilmiştir. Bu rapordaki tespitlere göre ... tarafından tahakkuk olunan faturalar yönetmelik hükümlerine ve dosya kapsamına uygun olup davacının istirdat talebinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. O halde 04.11.2025 tarihli ek rapor gereğince davanın reddine karar verilmelidir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A- Davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine;
B- Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;
1- DAVANIN REDDİNE,
2- Alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından yatırılan 64.963,75 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 64.231,75 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3- Davalı tarafından yapılan toplam 600,00 TL yargılama giderinden davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 532.446,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımın ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 200TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacıdan Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/09/2026