Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/887 E. 2026/2445 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/887
Karar No
2026/2445
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/887

KARAR NO:2026/2445

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:25/12/2025

NUMARASI:2023/264 E - 2025/955 K

BİRLEŞEN İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/495 E sayılı dosyası;

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit / İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:22/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin dava dışı ... A.Ş nin ticarethane grubu sözleşmesi abonesi olarak ... tesisat numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullandığını, " bu kullanım yerinde sayaç R-S-T fazlarına ait akım trafolarının S1 VE S2 uçların boşa çıkartılarak sayacın kayıt yapamaz hale geldiği" iddiası ile müvekkili adına 28.03.2023 tarih ve ... seri nolu kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tespit tutanağına dayanarak 326.676,08 TL kaçak elektrik tüketim faturası ve 1.290.285,87 TL bedelli ek tüketim faturası düzenlediğini, ancak müvekkilinin mezkur kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını,davalı şirketin kaçak elektrik tüketim iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, kaçak tespit tutanağının tek taraflı olarak düzenlendiğini,müvekkilinin imzasını içermeyen bu tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belgelerden olmadığını, müvekkilinin söz konusu mahalde iplik büküm alanında faaliyet gösterdiğini, sektörün özelliği ve iş hacmi değişkenliği nede- niyle yılın belli dönemlerinde işletme faaliyeti ve çalışma kapasitesi ile duruma bağlı olarak elektrik enerji tüketiminde ciddi düşüşler olduğunu, bu durumu tanık beyanları keşif ve sair delillerle subuta ereceğini, tutanakta kullanım yerindeki cihazların gerçek güç değerlerinin üstünde gösterildiğini, iş bu davadan önce Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/95 D.iş sayılı dosyası üzerinden" müvekkilinin aboneliğine konu elektrik enerjisinin kesilmemesi" yönünde tedbir talebinde bulunduklarını, mahkemece bu talebin kabul edildiğini beyanla; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen 30.03.2023 tarihli, ... nolu 326.676,08 TL ve 30/03/2023 tarihli ... nolu 1.290.285,87 TL bedelli faturalardan kaynaklanan toplam 1.616.961,95 TL'lik tahakkukun şimdilik 500,00 TL lik kısmı itibariyle borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 07/08/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu ile davalı tarafından kaçak elektrik tüketim bedeli olarak düzenlenen 326.676,08 TL lik faturanın 323.636,66 TL lik kısmından ve ek tüketim bedeli olarak düzenlenen 1.290.285,87 TL lik faturanın ise 1.277.392,09 TL lik kısmından sorumlu olmadıkları yönünde görüş bildirildiğini beyanla, dava dilekçesinde 500,00 TL olarak gösterdikleri dava değerini artırmış, neticeten 30.03.2023 tarihli, ... nolu ve 326.676,08-TL kaçak elektrik tüketim faturasının 323.636,66 TL kısmından, 30.03.2023 tarihli, ... no’lu ve 1.290.285,87 TL bedelli kaçak ek tüketim faturasının ise 1.277.392,09 TL kısmından

borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen tüketim noktasındaki tesisatta müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan kontrolde"dağıtım sistemine müdahale etmek suretiyle sayaç R-S-T fazlarına ait akım trafolarının s1 ve s2 uçlarının boşa çıkartılarak sayacın kayıt yapmaz hale getirildiği" tespit edilmekle davacı adına ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tutanağı düzenlediğini, mahalde bulunan ve harici hatta bağlı olarak çalışan cihazların tutanak altına alınarak güç tespiti yapıldığını, tüm bu tespitlere istinaden harici hatta bağlı cihazların kurulu güç bilgilerine göre 31.08.2022-06.03.2023 tarihleri arasında 185 günlük süre için 326.676,08 TL bedelli kaçak tüke- tim, 06.03.2023-28.03.2023 tarihleri arasında 22 günlük süre için 1.290.285,87 TL bedelli ek tüketim faturasının tahakkuk olunduğunu, faturaya ilişkin yapılan hesaplamanın dosyaya sundukları uzman görüşü ile doğrulandığını, kaçak tespit tutanağı düzenlenmesi esnasında mahalde çekilen video kay- dını dosyaya CD ortamında sunduklarını, bu kayıtları incelendiğinde davacı tarafın kurulan kaçak elektrik kullanımına yarar düzeneğin net bir şekilde görüleceğini, müvekkili tarafından yapılan tespit ve tahakkukta her hangi bir hata bulunmadığını, kaçak elektrik tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, davacının tutanağının geçersizliğine ilişkin delil sunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde:davalının ''...Beylikdüzü/İstanbul" adresinde yapılan denetimler sonucu ... seri nolu sayaç üzerinden R-S-T fazlarına ait akım trafolarının S1 ve S2 uçlarının boşa çıkartılarak sayacın kayıt yapamaz hale getirilmek suretiyle kaçak olarak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmekle ... numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağının düzenlendiğini, bu tutanak gereğince tahakkuk olunan fatura bedeli davalı tarafından ödenmediğinden davalı aleyhine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu iş bu davadan önce borçlu tarafından menfi tespit davası açıldığını ve aralarında bağlantı bulundu- ğunu beyanla ;müvekkilinin alacağın teminan borçlunun malvarlığının ihtiyaten haczine, itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini , menfi tespit davası ile eldeki davanın birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı tarafından müvekkili şirkete atfen ileri sürülen haksiz eylem niteliğindeki kaçak elektrik kullanım iddiasının haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, davacı şirketin kaçak elektrik tüketim bedeli talebine dayanak olarak ileri sürdüğü haksız eylem niteliğindeki kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, somut uyuş- mazlığın tarafı ve özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkili şirket temsil ve ilzama yetkili temsilcisinin hukuken geçerli ve bağlayıcı imzasını içer- meyen kaçak elektrik tespit tutanağının, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise tahakkuk ettirilen icra takibine konu kaçak elektrik tüketim bedelinin EPTHY nin kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınması gereken tüketim miktarının ve süreyi belirleyen m.42-m.49 hükümlerine, EPDK tarifelerine uygun hesaplanıp hesaplanmadığı, haksız ve hukuka aykırı olarak fazla tahakkuk ettirilip ettirilmediği, özel ve teknik uzmanlık gerektiren somut uyuşmazlıkta uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerek- tiğini, mahkemece takip ve dava konusu kaçak elektrik bedelinden kısmen veya tamamen sorumlu olduğu yönünde kanaat oluşması halinde kaçak elektrik kullanımından doğan alacak için EPTHY ve AATUHK m.51 hükümlerine göre gecikme zammı değil, kaçak kullanımı yapan kişinin sıfatına göre avans faizi veya kanuni faiz istenebileceğini, takip ve dava konusu aynı borca ilişkin olarak kendileri tarafından davalı aleyhine önceden İstanbul 4 ATM nin 2023/264 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame ettiklerini beyanla ;davaların birleştirilmesini, davacı tarafından itirazın iptali talebi ile açılan davanın reddini , davacının %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce: Asıl dava hakkında; Davacının davaya konu 30.03.2023 tarihli ... ve ... faturalardan dolayı davalıya 1.601.028,75 TL borçlu olmadığının tespitine,Birleşen dava hakkında; Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü... sayılı icra takibine vaki itirazın 15.933,20 TL bakımından iptali ile, takibin 15.933,20 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin ( 1.601.028,75 TL) reddine karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. ... Şti vekili istinaf dilekçesinde: icra dosyasına sundukları itirazlarında AATUHK gereğince gecikme zammı uygulanmasına ,faiz türüne itirazda bulunmalarına rağmen mahkemece takibin takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına karar verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.... vekili istinaf dilekçesinde;Tek kişilik bilirkişi raporlarıyla, çelişkiler gideril- meden hüküm kurulduğunu, tutanak öncesi/sonrası günlük ortalama tüketim farkının mevzuatta öngö- rülmüş bir yöntem olmadığını, kararda ve raporda “kw/kwh” ayrımının dahi net olmadığını, dosyadaki “Uzman Görüşü Mütalaası (17/05/2023)”nın dikkate alınmadığını,tutanakta karşı tarafın imzası olma- masının tutanağı hükümsüz kılmayacağını, EPTHY m.45 kapsamındaki “süre” hükümleri tartışıl- madan 22 gün ve 187 gün ayrımı ile “ek tüketim” rejiminin metodolojik olarak dışlandığını, dosyada “önceki kaçak tespit” olgusunun varlığı, hesap rejiminde kritik olup; bu hususun gereğince araştırıl- madığını,Menfi tespit davası çerçevesi ve İİK m.72: Mahkeme, menfi tespit kapsamında “borçluluk/ borçsuzluk” değerlendirmesinin doğru yöntemle yapılmasının gerektiğini,mahkemenin birleşen davada (itirazın iptali) fer’ileri tartışmadan, rapordaki tartışmalı kabullerle sonuca gittiğini, taraflar arasında ispatı daraltan geçerli bir delil sözleşmesi bulunmadığından mahkemenine tüm delillerin kullanımının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42/1-c maddesi uyarınca gerçekleştirilmiş ve kaçak tespit tutana- ğının buna göre düzenlenmiş olması halinde sayaç mahallinde yapılan en son işlem tarihinin esas alınması gerektiği, uzaktan okuma yapılan tarihlerin maddenin düzenleme alanında olmadığının EPDK' nın bu husustaki görüş yazısı da göz önüne alınarak dikkate alınması gerekirken mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit, birleşen dava ise İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.... çalışanları tarafından borçlu şirketin kullanımında olan ''...Beylikdüzü/İstanbul" adresinde 28.03.2023 tarihinde yapılan denetimler sonucu ... seri nolu sayaç üzerinden R-S-T fazlarına ait akım trafolarının s1 ve s2 uçlarının boşa çıkartılarak sayacın kayıt yapamaz hale getirilmek suretiyle kaçak olarak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmekle ... numaralı kaçak elektrik tüketim tutanağının düzenlendiği,Bu tutanak gereğince, 30.03.2023 tarihli, ... nolu 326.676,08 TL ve 30.03.2023 tarihli ... nolu 1.290.285,87 TL bedelli faturalardan kaynaklanan toplam 1.616.961,95 TL'lik borç tahakkuk olunduğu,Söz konusu alacağın son ödeme tarihinde ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine takip başlatılarak 1.616.961,95 TL asıl alacağın takip tarihinden sonra AATUHK 51. Md kapsamında işleyecek gecikme zammı vs ferileriyle tahsili için İstanbul 5. İcra Müdürlüğü nezdinde talep edildiği, (takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı)borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın Büyük- çekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün... sırasına kaydedildiği, yeniden ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine borçlunun " takip alacaklısı kuruma hiçbir borcumuz bulunmamaktadır.Haksız ve mes- netsiz takibe, borca, faize ve sair ferilerine itiraz ederiz" şeklinde beyanla itirazlarını ileri sürdüğü takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

1.) Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/7569E.- 2023/658 K. nolu 16.03.2023 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/ 10580 K. Sayılı 21.10.2021 tarihli ilamı da aynı yöndedir.Bundan başka tutanağın geçerliliği açısından fiili kullanıcı veya abonenin imzasının varlığı şart değildir. Dava konusu tutanak ...'ın görevlileri tarafından mahallinde düzenlenmiş olup borçlunun bu mahalde aboneliğinin bulunduğu, ayrıca fiili kullanım ile ilgili bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmaktadır.

2.) Elektrik Mühendisi ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 17.07.2025 tarihli EK raporda özetle;

ASIL DOSYA YÖNÜNDEN:EPDK'nın yayınladığı EPTHY'nin 42/1-c md 'nin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaş- ması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi ” şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği, bu nedenle davacının (borçlunun) kaçak elektrik kullandığı, davalı, davacı adına 326.676,08 TL kaçak kullanım ve 1.290.285,87 TL ek tüketim olmak üzere toplamda 1.616.961,95 TL tutarında 2 adet fatura düzenlediği, davacının kullandığı ve EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda kaçak tüketim miktarının 3.039,42 TL ve ek tüketim miktarının da 12.893,78 TL olmak üzere toplamda 15.933,20 TL hesaplandığı,davacının davalıya toplamda 15.933,20 TL borçlu olduğu,

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;Davalının kullandığı ve EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda kaçak tüketim miktarının 3.039,42 TL ve ek tüketim miktarının da 12.893,78 TL olmak üzere toplamda 15.933,20 TL hesaplandığı, davacının, davalıdan asıl alacak tutarı 15.933,20 TL alacaklı olduğu, İcra dosyası dosya kapsamında görülmediğinden davacının faiz alacağı hesaplanamadığı,

26.11.2025 ek raporda ise; Davacı ... tarafından düzenlenen davaya konu faturaların son ödeme tarihlerinin 10.04.2023 olduğu, Birleşen davada, davacı ... tarafından davalılar hakkında ilk olarak İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında 10.04.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı taraflarca icra takibine 11.04.2023 tarihinde diğer itirazlarla birlikte yetki itirazında bulunul- ması üzerine alacaklı ... vekilinin 26.04.2023 tarihli talep dilekçesiyle dosyanın yetkili Büyükçekmece İcra Dairesine gönderilmesi talebi üzerine 27.04.2023 tarihli karar tensip tutanağı ile dosyanın Büyükçekmece Adliyesine gönderilmesine karar verildiği ,takip öncesi faiz hesaplaması için esas alınması gereken tarihin yetkisizlik kararı verilen ilk icra takibi olan İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibin başlatıldığı tarih olan 10.04.2023 tarihinin esas alınmasının gerektiği, davacı ... tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibinde takip öncesi faiz talebinin olmadığı, fatura son ödeme tarihi ile icra takibinin aynı gün (10.04.2023) olması sebebiyle takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabına esas gün sayısı bulunmadığı, davacı ...'ın, davalıdan asıl alacak tutarı olarak 15.933,20 TL alacaklı olduğu, fatura son ödeme tarihi ile icra takip tarihinin aynı olması sebebiyle takip öncesi faiz işletilemeyeceği," yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi raporunun gerekçe kısmında kaçak kullanım süresi 22 gün , ek tahakkuk süresi 187 gündür. Bu süreler ...'ın tahakkukunda belirtilen süreler ile aynıdır.Hesaplamadaki farklılık güç ve günlük çalışma süresi noktasında oluşmaktadır. Bilirkişi konu ile ilgili olarak; ek kullanım da "... hesaplamalarında kurulu gücü akım, değeri üzerinden 199.460,000 kW hesaplamış ise da, tespit edilen akım değerinin anlık olduğu ve bu değerin her an değişebi- leceğinin değerlendirildiğinde ,kurulu gücü tespit tutanağında davalı tarafından tespit edilen 100.320,000 kW üzerinden yapılmasının gerektiği, ayrıca ...'ın tahakkukunda günlük iki vardiya (14 saat) üzerinden hesaplama yapılmış ise de, mahallin ticarethane olduğu ve vardiyeli çalışıldığına belge ve bilgi olmadığından günlük 8 saat üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğini" belirtmiş olup bu görüş dosya kapsamına uygundur.Bilirkişi raporunda OSOS kayıtlarının esas alındığına dair bir değerlendirme yoktur.Raporda uzman görüşü değerlendirilmemiş ise de, uzman görüşünün ...tahakkukunun doğru olduğu yönünde neticeye vardığı, ancak bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin dosya kapsamına daha uygun olduğu anlaşılmaktadır. ... ŞTİ'nın asıl dava yönünden verilen karar hakkında istinaf başvurusu bulunmayıp sadece birleşen dava yönünden istinafa gelmiştir. Birleşen dava ile ilgili olarak faiz türüne itirazı mevcut olup yapılan incelemede alacaklının takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, takipte sonrası için AATUHK gereğince gecikme zammı talep edildiği anlaşılmakla birleşen dava yönünden kurulan hükümde takip sonrası işleyecek faizin tarafların sıfatına göre avans faizi olarak düzeltilmesi gerekir....'ın asıl ve birleşen davaya ilişkin istinafı mevcut ise de ,dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenleri yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine,... ŞTİ'nin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar tesisine karar verilmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A- Asıl davada davalı /birleşen davada davacı ...'ın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine;

B- Asıl davada davacı/ birleşen davada davalı ... ŞTİ'nin birleşen dava yönünden istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;

Asıl dava yönünden;

1- Davacının davaya konu 30.03.2023 tarihli ... ve ...- ... faturalardan dolayı davalıya 1.601.028,75 TL borçlu olmadığının tespitine,

Birleşen dava yönünden;

1- Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü... sayılı icra takibine vaki itirazın 15.933,20 TL bakımından iptali ile, takibin 15.933,20 TL asıl alacak üzerinden avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin ( 1.601.028,75 TL) reddine,

Asıl dava yönünden;

1- Alınması gereken 109.366,27-TL nispi karar harcından peşin+ ıslah harcı yatırılan toplam 27.512,93.-TL harcın mahsubu ile bakiye 81.853,34.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

2- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 242.144,03 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 27.333,03 TL ıslah harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3.000 TL bilirkişi ücreti, 1.154,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 31.872,43 TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Birleşen dava yönünden;

1- Alınması gereken 1.088,40 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 27.613,67.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 26.525,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 15.933,20 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

3- Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 242.144,03 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

4- Arabuluculuk ücreti olan 3.120 TL nin kabul ve red oranına göre 3.088,80 TL sinin davacıdan, 31,20 TL sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

5- Davacı tarafından yatırılan 1.088,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6- Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı,3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.460,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.768,25 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 70,25 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,

-Asıl ve birleşen davalar yönünden taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Sair istinaf taleplerinin reddine,

İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden asıl davada davacı birleşen davada davalının isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Asıl dava yönünden;Davalıdan alınması gereken 109.366,27-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27.341,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 82.024,70 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen dava yönünden;Davacıdan alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 420,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/887, K. 2026/2445, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-887-e-2026-2445-k-4f7391619005