İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/200 E. 2026/574 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/200
Karar No
2026/574
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/200 Esas KARAR NO : 2026/574

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 10/03/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; karşı taraflarca teslim ettiği iki çek yaprağıyla dolandırılması dışında, ellerindeki yapraktan kopya çek üreterek zarara uğratılmasının söz konusu olduğunu, bu sebeple ... numaralı çeke istinaden ... 11.İcra Dairesi'nde ... Esas numarasıyla başlatılan 250.000,00 TL karşılığındaki icra takibinin lehtarın kötü niyetli davranış ve tutumları göz önüne alınarak takibin durdurulmasını, ihtiyati tedbirin konulmasını daha fazla zarar görmemek adına ivedilikle talep ettiğini, yapılan işlemlerce hiç teslimi gerçekleşmemiş mallara istinaden firmasına ait iki adet çeki kendilerine keşide ettiğini ve ne ödemesini yaptığı malları alabildiğini ne de ... firmasına verilerek nakde çevirdikleri çek yapraklarını geri alabildiğini, bu süreçte ...'le sürekli irtibat halinde olduğunu ve paylaştıkları bilgi ışığında nakde verdikleri aval sıfatına sahip firmanın ödemeyi gerçekleştirmek için kendilerini oyaladıklarını öğrendiğini, hiç gerçekleşmemiş bir ticari faaliyete karşılık ödeme yöntemi olarak sunmuş olduğu çek yapraklarının karşılığını alamamasından kaynaklanan zararı, firmaya teslim ettiği ... numaralı çek yaprağının kopyalanarak takas sistemine ... üzerinden çekin üzeri kendilerince doldurulmak suretiyle uğratılmaya çalışılan zararın katlanması çabası ve dahası ...'e ödemesini yapmadıkları 250.000,00 TL değerindeki ... numaralı çek yaprağına istinaden tarafına haksız yere başlatılan ... 11. İcra Dairesi ... Esas numaralı icra takibinin mevcut durum ve yaşanan olaylardaki kötü niyet göz önünde bulundurularak durdurulması (ihtiyati tedbirin konulması) ve akabinde iptaline, davalı firmayla sonuçlanmayan ticari faaliyete karşılık ilgili çek yapraklarının bedelsiz kaldığını, bu sebeple ilgili firmaya karşı borçlu olmadığımın tespitinin yapılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu olan ... 11. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosya borcunun dava açılmadan önce diğer borçlu şirket tarafından haricen ödenerek kapatılması sebebiyle eldeki davanın konusuz kaldığını ve davacının hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca ticari davalarda zorunlu bir dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulmadan davanın ikame edildiğini, esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketin dava konusu çeki faktoring sözleşmesi ve meşru fatura kapsamında, BDDK kriterlerine uygun olarak devralan iyiniyetli meşru hamil konumunda olduğunu, nitekim işlem tesis edilmeden önce yapılan istihbarat çalışmaları kapsamında keşideci konumundaki davacı aranarak çekin mevcudiyeti ve aradaki ticari uyuşmazlığın bulunmadığı hususunda kendisinden bizzat teyit ve onay alındığını, davacının da bu durumu dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiğini, bu doğrultuda müvekkili hamile karşı şahsi def'ilerin ileri sürülemeyeceğini ve müvekkilinin hiçbir ağır kusurunun bulunmadığını savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddi ile davacı aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... Bankası'na ait ... Çek numaralı ... tarihli 297.575,00-TL bedelli, ... Bankası' na ait ... Çek numaralı 04/02/2025 tarihli 250.000,00-TL bedelli çeklerden kaynaklı menfi tespit davasıdır. Mahkememizin 05/11/2025 tarihli kararıyla dosyanın davalı ... AŞ. Yönünden feragat nedeniyle tefrikine karar verilmiş olup; yine mahkememizin ... esas ve ...karar sayılı ilamıyla davanın feragat nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına SMM Bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu raporda özetle; "Tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile davalı ... A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinde yaptığım incelemeler ve değerlendirmelerim neticesinde ; Sonuç ve kanaatim aşağıya çıkarılmıştır. Davalı ... A.Ş.'nin incelenen ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun ve usulünde olmak üzere e- defter esasında tutulduklarının tespit edildiği, Yukarıya çıkarılmış cirantalarla görüşülı yapılamadığı, iğü, ancak ticari defterlerinin incelemesinin ... A.Ş.'nden finansman kullanmak için, verilmesi zorunlu satış faturasının ...tarafından... adına düzenlendiği, ancak GİB tarafından müzekkereye verilen cevapta söz konusu faturanın kayıtlarında bulunmadığı, geçersiz olduğunun belirtildiği ,Lakin finansman kullanmış olan ...'nun takipten sonra borcunu ödediği, dosyasının kapandığının yetkilisi tarafından beyan edildiği, Davacı ...'ın davalı ...Ltd.Şti adına keşide ettiği 2 adet çek ( 250.000,00 * 297.575,00 ) için, en son çeki elinde bulunduran hamili ... A.Ş.'ne teyid verdiği, ancak sipariş ettiği ve faturalarının dahi kesildiği ürünleri teslim alamadığı için, ödemede bulunmadığı, Tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile davalı ... A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinde yaptığım incelemeler ve değerlendirmelerim neticesinde ; Sonuç ve kanaatim aşağıya çıkarılmıştır. Davalı ... A.Ş.'nin incelenen ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun ve usulünde olmak üzere e- defter esasında tutulduklarının tespit edildiği, Yukarıya çıkarılmış cirantalarla görüşüldüğü, ancak ticari defterlerinin incelemesinin yapılamadığı, ... A.Ş.'nden finansman kullanmak için, verilmesi zorunlu satış faturasının ... tarafından ... adına düzenlendiği, ancak GİB tarafından müzekkereye verilen cevapta söz konusu faturanın kayıtlarında bulunmadığı, geçersiz olduğunun belirtildiği ,Lakin finansman kullanmış olan ...'nun takipten sonra borcunu ödediği, dosyasının kapandığının yetkilisi tarafından beyan edildiği, Davacı ...'ın davalı ...Ltd.Şti adına keşide ettiği 2 adet çek ( 250.000,00 * 297.575,00 ) için, en son çeki elinde bulunduran hamili ... A.Ş.'ne teyid verdiği, ancak sipariş ettiği ve faturalarının dahi kesildiği ürünleri teslim alamadığı için, ödemede bulunmadığı, > ... A.Ş.'nin ... aleyhine olan takipten feragat ettiği, takibin diğer davalılar yönünden devam ettiği, Doğrultusunda, > Nihai karar Sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere ; - Davacı ... tarafından, ürün almak karşılığında, ... Ltd.Şti.'ne keşide edilmiş ... seri nolu 250.000,00 tutarlı ve ...seri nolu 297.575,00 TL. tutarlı 2 adet çek , faturaları kesilmiş olmakla beraber ürünlerin davacı ...'a teslim edilmediği nedeniyle çeklerin ödenmedi - ...'ın...Şti. adına keşide ettiği 2 adet çekin, Dava dışı ...Ltd.Şti.'nin eline geçtikten sonra, davalı ... A.Ş.'ne finansman kullanılmak üzere ciro edildiği, finansmanın kullanıldığı, ancak Keşide ... önce teyit verdiği halde, sipariş verdiği, faturaları da kesilmiş ürünlerin teslim edilmemesi üzerine çekleri ödemediği, inansman kullanan ... Ltd.Şti.'nin takipten sonra ... e olan borcunun ödendi şirket yetkilisi Mükremin Keklik tarafından tif. işmesinde beyan edili -... A.Ş.'nin incelenen ticari defter kayıtları ve nezdinde muavin defter hesap hareketleri arasında... borcunu ödediği ve icra takip dosyasının kapandığı, Doğrultusunda , Davacı ...'ın 2 adet keşide etmiş olduğu çeklerden ötürü borcunun bulunmadığı, çeklerin kendisine iadesinin yapılmasının gerekeceği , Kanaatim hasıl olmuştur." şeklinde belirtmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda; dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre; 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi gereğince hâkim, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olup, bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime aittir. Hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Davacı vekili dava dilekçesinde talebini "takibin iptali" ve "tedbir" başlığı altında ileri sürmüş ise de; talebin özü, davalılara karşı bir borcun bulunmadığının tespitine yöneliktir. Bu haliyle eldeki dava, İİK'nın 72. maddesi kapsamında menfi tespit davası niteliğindedir. Davanın taraflarından davalının 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bir finansal kiralama şirketi olması ve uyuşmazlığın taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişkiden doğması karşısında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca dava mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değiştirilerek menfi tespit ve istirdat davaları da 01/09/2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunluluğu ile bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya bir haftalık kesin süre verileceği, bu süre içinde de son tutanağın sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; eldeki menfi tespit davasının 10/03/2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının eklenmediğinin görülmesi üzerine mahkememizce 20/03/2025 tarihli tensip zaptı 10 numaralı ara karar ile davacıya, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğinin bir haftalık kesin süre içinde sunulması, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, anılan ara kararın yer aldığı tensip zaptının davalıya 22/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebligat üzerine işlemeye başlayan bir haftalık kesin sürenin 29/05/2025 tarihinde dolduğu, karar tarihi itibariyle de davacı tarafça arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesinin, dava şartı arabuluculuğun tamamlanabilir nitelikte olmadığını açıkça öngören özel ve emredici bir hüküm olması karşısında, 6100 sayılı HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. maddesinin somut olayda uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Zira arabuluculuğa başvuru, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olup, mahkemece tanınan kesin süre içinde dahi arabuluculuk tutanağının sunulmaması hâlinde bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. Bu itibarla; dava şartı olan arabuluculuk tutanağının dava açılmadan önce sunulmadığı ve mahkememizce tanınan kesin süre içinde de bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, davanın 6102 sayılı Kanun'un 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş; bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 9.351,22 TL harçtan mahsubu ile fazlaca alındığı anlaşılan 8.619,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/200, K. 2026/574, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-200-e-2026-574-k-c22de8ed5361