İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1530 E. 2026/877 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1530
Karar No
2026/877
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1530 Esas KARAR NO : 2026/877

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 24/09/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... Şirketi ile arasında akdedilen faktoring sözleşmesine istinaden konkordato talep eden davacı borçlu şirketin keşidecisi olduğu ...A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... tarih, ... no'lu ve 750.000,00 TL bedelli, ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ...tarih, ... no'lu ve 750.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. ...Şubesi'ne ait ...tarih, ... no'lu ve 500.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkili şirkete tevdi edildiğini ve işbu çeklerin karşılıksız çıktıklarını, müvekkili şirketin 1.582.000,00-TL tutarındaki alacağını tahsil edemediğini, davalı şirketin (Kapatılan) ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası aracılığıyla konkordato talebinde bulunduğunu ve mahkemece 02/06/2025 tarihinden itibaren üç ay süreyle geçici mühlet ve 02/09/2025 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiğini, taraflarınca müvekkili şirketin alacağının usulüne uygun bir şekilde 12/08/2025 tarihli müdahale dilekçesi ile bildirildiğini, yapılan konkordato yargılaması sonucunda 17/09/2026 tarihinde konkordatonun tasdikine ve "Konkordato talep eden ... Şirketi'nin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne, ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olan ... Şirketi'nin konkordatoya tâbi borçlarının; 02/12/2026 tarihinden başlamak üzere 24 eşit taksitte ödenmesine, ödemelere her takvim yılı için %25 faiz işletilmesine," karar verilmiş ve 21/09/2026 tarihinde ilan edildiğini ancak müvekkili şirketin alacağının nisaba dahil edilmediğini, davalı şirket tarafından keşide edilen çeklerden dolayı davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla çekişmeli hale gelen 1.582.000,00 TL alacağın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava; taraflar arasında imzalanan faktoring sözleşmesi uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı konkordato dosyasında alacağı çekişmeli hale gelen davacının konkordato sürecinde kabul edilmeyen çekişmeli alacağının 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 308/b. maddesi ile maddî hukuk hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla açılmış alacak davasıdır. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 03/04/2018 tarih, 538 nolu kararı ile "Adi konkordatodan kaynaklanan taleplerin ( İcra ve İflas Kanununun 285-308/h m.) üç ve daha az Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtisas mahkemesi olarak belirlenmesine" karar verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu kararında sayılan işler bakımından İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-2-3 numaralı mahkemeleri açısından iş dağılımı yapılmış ve bu mahkemeler ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiştir. Bu kararda ihtisas mahkemelerinin hangi davalara bakacağı saptanmış olup bu kapsamda İflas ve Konkordato davaları ihtisas mahkemelerinin görev alanına dahil edilmiştir. Esasen 28.02.2018 tarihinde kabul edilip 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesinde, 2004 sayılı Kanuna geçici 14.maddenin eklendiği belirtilmiş, geçici 14. maddede ise "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflasın ertelenmesi, konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Hakimler ve Savcılar Kurulu, ... tarihli ve ... sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında, iflas ve konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki hafta içinde belirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yasanın 66/b bendinden ise söz konusu hükümlerin yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır. Anılan yasal düzenleme kapsamında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli ... nolu kararı ile, 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 46. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanuna eklenen geçici 14. madde uyarınca ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu kararda: 1) İflas yoluyla adi takipten doğan; a)İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 156.madde), b)İtirazın kaldırılması ve iflas davası ( İcra ve İflas Kanunu 156. madde), 2) Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takipten doğan; a)İflas davası (İcra ve İflas Kanunu 173. madde), b) İtirazın kaldırılması ve iflas davası (İcra ve İflas Kanunu 174.Madde), 3) Doğrudan doğruya; a)Alacaklı tarafından talep edilen iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 177.madde), b)Borçlu tarafından talep edilen İflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 178. madde), c)Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflas davaları (İcra ve İflas Kanunu 179. madde), 4) İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik davalar (İflas tarihinden önce açılıp yargılama sırasında kayıt kabul davasına dönüşen alacak davaları hariç olmak üzere kayıt kabul ve kayıt terkin davaları ( İcra ve İflas Kanunu 235. madde), 5) Takasa itiraz davaları (İcra ve İflas Kanunu 201. madde), 6) İflasın kaldırılması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 182.madde), 7) İflasın kapanması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 254.madde), 8) İtibarın yerine gelmesi talebi (İcra ve İflas Kanunu 313 ve 314. maddeleri), 9) Adi konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 285 ila 308/h maddeleri), 10) İflastan sonra konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309.madde), 11) Malvarlığının terki suretiyle konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflas Kanunu 309/a ila 309/1 maddeleri), 12) Sermaye şirketleri ve kooperatifin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması talepleri (İcra ve İflas Kanunu 309/m ila 309/ü maddeleri) hususlarından kaynaklanan davalara; 1-Üç ve daha az asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye ticaret mahkemesinin, 2-Üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ise 1, 2 ve 3 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak belirlenmesine, 7101 sayılı Kanunun 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 14.maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kapsamda görülmekte olan davalar bakımından iflasın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına, mahkemelerin derdest dava dosyalarının bu karara dayanarak anılan mahkemeye göndermeyeceğine, iş bu kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren açılacak davaların ise anılan mahkemelere tevzi edilmesine karar verildi" şeklinde karar alınmıştır. Söz konusu HSK kararından da anlaşılacağı üzere, konkordato yargılamasının devam ettiği aşamada konkordato süreci içinde alacağı çekişmeli hale gelen alacaklının alacağını tahsile yönelik açacağı eda davasını, konkordato talebini inceleyen ticaret mahkemesinde açacağı veya bu davanın burada görüleceği hususunda iş dağılımına dair alınmış bir karar mevcut değildir. İİK m.308/b hükmüne göre madde başlığı "Çekişmeli alacaklar hakkında dava" şeklinde olup, hükmün içeriğine göre; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.'' şeklinde yasal düzenleme yapılmıştır. Kanun koyucu İİK m.235 hükmünde iflas davalarında iflas masası tarafından kabul edilmeyen alacaklar yönünden ve açıkça iflas kararı verilen yerdeki ticaret mahkemesinin görevli olduğunu düzenlemiş olduğu halde konkordato tasdikine ilişkin davalar açısından böyle bir özel ve istisnai düzenleme getirmemiştir. İlgili davanın mahiyeti ve İİK m.308/b hükmü hakkında ayrıntılı açıklamalar içeren Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2022/4765 Esas, 2022/5915 Karar sayılı ilamında "...İcra ve İflas Kanunu’nun 301. maddesine göre, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra komiser tarafından yapılacak ilanda yer alan alacaklının bir başka değişle, konkordato projesine alacağı kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde bu alacak “çekişmeli alacak” vasfını kazanır. İcra ve İflas Kanunu’nun 302/IV. bendi gereği mahkeme, çekişmeli alacağın hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına yaklaşık ispat ölçüsünde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak karar verecektir. Bu şekilde inceleme yapan mahkemenin vereceği karar, maddi hukuk bakımından sonuç doğurmaz. Çekişmeli alacağın oylamaya katılmasına ve katılacağı orana karar veren mahkeme, İİK’nın 308/b-II. bendi gereği tasdik kararında konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği gibi çekişmeli alacağın oylamaya hiç katılmamasına da karar verebilir. Ancak ne yönde karar verilirse verilsin bu karar bağlayıcı olmayıp tasdik kararının ilanından itibaren İİK’nın 308/b-I. bendi gereği alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararından itibaren bir ay içinde dava açmak zorundadır. Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olacaktır. Örneğin çekişmeli alacak olacak kira sözleşmesi ise kaynaklı uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesinde işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık İş Mahkemesinde, ticari olmayan bir alacağa dayalı uyuşmazlık ise Asliye Hukuk Mahkemesinde, ticari nitelikte bir alacak ise Asliye Ticaret Mahkemesinde görülecektir. Kanun koyucu burada her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesine ilişkin genel ilkeden ayrılmamıştır..." şeklinde tespit ve değerlendirmeleri zikretmek gereklidir. Hal böyle olunca, konkordato davalarının görüldüğü aşamada alacağı çekişmeli hale gelen alacaklının alacağının tahsiline yönelik olarak açacağı eda davasını konkordato davasının görüldüğü mahkemede değil, genel hükümlere göre davaya bakacak olan görevli mahkemede açması gereklidir. Nitekim doktrinde de kabul olunduğu üzere "İlgili maddede davanın açılacağı mahkemenin görevi ve yetkisi konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın genel yetkili mahkemede açılması gerekmektedir. İİK m.308/b gereğince açılacak olan dava, genel hükümlere tabi bir dava olduğundan yargılama usulünün davanın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Davanın kabulü halinde alacaklı, konkordato şartları dairesinde alacağına kavuşacaktır. Bu durumun kararda belirtilmesi yerinde olacaktır. Şayet dava devam ederken konkordato feshedilmişse, artık alacaklı konkordatoya tabi olmadan alacağını borçludan talep edebilecektir. (Müjgan Tunç Yücel/Selçuk Öztek, Yeni Konkordato Hukuku, Ankara, 2018, Sayfa 414; Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato Hukuku, İstanbul, 2018, S.153). Somut olayda, eldeki dava iflas ya da konkordato davası olmayıp, istemin konkordato davasında itiraza uğraması nedeniyle çekişmeli hale gelen ve faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın genel hükümler çerçevesinde hükme bağlanması gerekir. Bu nedenle, davanın genel hükümlere göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. O halde, 2004 sayılı İİK'nın 308/b maddesi uyarınca açılan bu davada genel hükümler uyarınca alacağın varlığına ve miktarına yönelik inceleme ve değerlendirme yapılacak olup, konkordato hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira, uyuşmazlığın çözümünün konkordato ile ilgisi bulunmamaktadır ve konkordato konusunda uzmanlık da gerektirmemektedir. Dolayısıyla uyuşmazlığın ihtisas mahkemesi olan Mahkememizce görülmesini gerektirir bir durum da bulunmamaktadır. Genel hükümler uyarınca uyuşmazlığın faktoring sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkeme, finans ihtisas mahkemesi olan ve davanın ilk tevzi edildiği Mahkeme olan İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesidir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ... Esas....Karar, ...Esas ... Karar). İzah olunan gerekçelerle Mahkememizin "ihtisas mahkemesi olarak" bu davada özel görevli bulunmaması nedeniyle karşı görevsizlik kararı verilerek 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve HMK 115/2.maddesi hükmü uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve HMK 115/2 madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-Mahkememizin görevsizliğe ilişkin davanın usulden reddine yönelik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde öncesinde İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı sebebiyle dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğundan olumsuz görev uyuşmazlığı çıkacağından görevli mahkemenin tespiti ve merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi'ne resen gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (İKİ) HAFTA içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi.07/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1530, K. 2026/877, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1530-e-2026-877-k-045aff9190f1