İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1268 E. 2026/891 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1268
- Karar No
- 2026/891
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1268 Esas KARAR NO : 2026/891
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 25/02/2022 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 26.03.2012 tarihinde satış vaadi sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi, 15 Parsel, 2039 Ada, 2/3 pafta D blok, 22 numaralı bağımsız bölümü 81.000,00TL bedelin tamamını ödeyerek satın aldığını, 31.12.2012 tarihinde tapu devrinin yapılması gerektiğini, tapunun devredilmediğini, ... İli, ... İlçesi, 2/3 Pafta 2039 Ada, 15 Parsel numarasında kayıtlı bulunan, D Blok 22 Nolu daire üzerine 3. Kişilere devir ve temliki önlemek amacıyla Davalıdır Şerhi ve İhtiyati Tedbir konulmasını, dairenin sözleşme tarihinden sonra 3.Kişiler lehine konan haciz ve ipoteklerin terkin ettirilmesini, Tapu İptallerinin yapılarak tarafına Tescil edilmesini, Tapu iptal ve tescilinin yapılması mümkün olmaz veya uygun görülmez ise, dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren Davalının tacir olmasından dolayı en yüksek ticari faizi ile birlikte, rayici belli olmadığı takdirde satış bedellerinin şimdiye kadar işleyen tüm faizi ile birlikte davalıdan tahsili için karar verilmesini, Sözleşmeye göre teslim tarihi olan 30.06.2012 tarihinden itibaren, rayiç kira bedeli belirlenerek bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsili için karar verilmesini, davaya konu olan bağımsız bölümün ilan ve taahhüt edilen şekli ile şimdiki durumu arasında eksikliklerin maddi değerinin tespit edilmesini ve tespit edilen bedelin güncel değeriyle davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis şirket ... ile ilgili olarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 24.03.2021 tarihi itibarı ile iflasına karar verilmiş olup;.... 1. İcra Müdürlüğünün...iflas sayılı dosyadan da tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görev itirazında bulunduklarını, Eksik yatırılan harcın tamamlatılması gerektiğini, Müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşme geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddi gerektiğini, tapu iptali ve tescili davası açılamayacağını, bu yönde Yargıtay içtihatlarının bulunduğunu, Müflis şirketin, taşınmazın geç tesliminde herhangi bir kusuru bulunmadığını, İhtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davanın tümden reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KARARIN HUKUKİ GEREKÇELERİ: Davacı tarafından öncelikle tapu iptal ve tescil talebi ile eldeki davanın ... 4. Tüketici Mahkemesinin... Esas ve ...Karar sayılı dosyasında yargılamasının yapıldığı, verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD. ...Esas ... Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı sonrasında ... 4. Tüketici Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşıldı. Mahkememizce davacı tarafından açılan davanın iflas tarihinden sonra olduğu ve 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gözetilerek davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve ...Karar Sayılı kararı doğrultusunda davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Mahkememizce davacı vekiline iflas masasına başvuruda bulunmak ve alacağını kayıt ettirmek ve belirlemek için süre verilmiş olup, davacı tarafından kayıt kabul talebi ile iflas masasına başvuru yapıldığına ilişkin dilekçe sunulmuştur. Nitekim daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD....Esas ... Karar sayılı kararı ile şu gerekçelerle kaldırılmıştır: "Somut olayda; davacının davasını 25/02/2022 tarihinde ikame ettiği, davalı şirket hakkında 24/03/2021 tarihinde saat 10:14 itibarıyla iflas kararı verildiği, kararın 19/12/2022 tarihinde kesinleştiği, 2. Alacaklılar Toplantısının ise 10/05/2023 tarihinde gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın halen iflas eden şirket adına kayıtlı olduğu, iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklar için doğrudan dava açılamayacağı, iflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi gerektiği, bunun kabul edilmemesi halinde sıra cetveline itiraz davası açması gerektiği, eldeki dosyada 2. Alacaklılar Toplantısının yapıldığı, buna göre iflas tarihinden sonra açılan davanın iflas masasının olduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davası olarak görülmesinin gerektiği, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla;" Davacı tarafından delil dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan; adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde; taşınmazın 81.000,00-TL bedel karşılığında davalı müflis şirket tarafından davacıya davaya konu bağımsız bölümün satışının vaat edildiği ve satış bedelinin peşin olarak ödendiği ancak ilgili taşınmaz davacıya devredilmeden müflis şirketin iflas ettiği ve satış vaadi sözleşmesinin davalı müflis tarafından yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafından delil olarak sunulan belgeler incelendiğinde; davacı ve davalı müflis arasında iflas tarihinden önce düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde davacının davaya konu taşınmaz için satış bedelini müflis şirkete peşin olarak ödediğinin sözleşmede belirtildiği anlaşılmakla davacının taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki üzerine düşen bedel ödeme edimini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Davanın iflas tarihinden sonra açılması ve aynen ifanın müflis ya da iflas idaresi tarafından gerçekleştirilmemesi karşısında 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince davacının alacağının para alacağına çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından müflis şirkete karşı sözleşmede üstlenilen edimin yerine getirdiği, davacının müflis şirkete karşı borcunun olmadığı ve tüm satış bedelinin müflis şirkete ödendiği sabit olup, müflis şirket tarafından taşınmazların tamamlanarak davacıya tapusunun devredilmediği ve tapunun müflis şirket adına kayıtlı olduğu, sözleşme kapsamında davacı bedel ödeme edimini yerine getirmiş ise de müflis şirketin davaya konu taşınmazları tamamlayarak tapusunu devir borcunu yerine getirmediği anlaşılmıştır. Buna karşılık taraflar arasındaki adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri kapsamında bedel ödeme borcunun davacı tarafından yerine getirildiği ve satış bedelinin müflis şirkete ödendiği, davacının borcunun olmadığı yazılı imzası inkar edilmemiş satış vaadi sözleşmesi ile sabit olup, davalı müflis şirket tarafından ise üstlenilen borcun yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından tapu iptal ve tescil ile aynen ifa talep edilmiş ise de bu talebin iflas müdürlüğü tarafından kabul edilmediği ve aynen ifanın yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki sözleşmenin iflas tarihinden önce fesih ya da dönme ile de sonuçlandırılmadığı gibi davalının edimi yönünden imkansızlık nedeniyle borcun sona ermesinin de söz konusu olmadığı, dolayısıyla 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince müflis ile davacı arasındaki sözleşmede davalı müflisin edimi olan taşınmazın tapu kaydının davacıya devrine yönelik müflisin borcunun muadil kıymette paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda detaylıca belirtildiği üzere davacı ve müflis arasındaki ilişkinin bu niteliği ve müflis tarafından tapu devir borcunun yerine getirilmemesi hususu akde aykırılık niteliğinde olup, davacı tarafından 6098 sayılı Kanun'un 112. Maddesi ve 125. Maddesi gereğince müspet zarar talep edilebilecektir. Davacının müspet zararı ise iflas tarihi itibariyle davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki bağımsız bölümün iflas tarihi itibariyle projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki piyasa rayiç değeridir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ... Esas ... Karar sayılı kararında şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." ... 4. Tüketici Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sırasında ... Esas sayılı dosyasında Mahkemece 29.04.2024 tarihinde yapılan keşif neticesinde müflis tarafından davacıya satışı vaat edilen taşınmazların inşaatı tamamlanmış bir halde piyasa rayiçlerine göre iflas tarihi itibariyle değerinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki 19.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu davacı ile müflis arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre davacıya satışı vaat edilen bağımsız bölümleirn iflas tarihi itibariyle tamamlanmış haldeki piyasa rayiç değerlerinin ayrı ayrı 185.000,00-TL olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından Mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen 19.08.2024 tarihli raporda davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki taşınmazın projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerlerinin toplamının 185.000,00-TL olduğunun uzman bilirkişiler tarafından tespit edildiği, raporun gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve teknik ve fenni tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla müflise karşı borcunu ifa eden davacı tarafından talep edilebilecek zararın müspet zarar kapsamında iflas tarihi itibariyle davacının müflisten olan alacağının taşınmazın inşaatının tamamlanmış haldeki iflas tarihindeki rayiç değerine göre paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının müflisin sıra cetveline kaydını talep edebileceği alacak miktarının taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların tamamlanmış bir haldeki piyasa rayiçlerine göre iflas tarihindeki değeri olan 185.000,00-TL olacağı anlaşılmıştır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Bu durumda mahkemece artık tescile dair bir karar verilemez. Yapılması gereken, iflas tarihi itibarıyla taşınmazın değerini tespit ederek, bu bedelin davacı lehine tazmini koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmek suretiyle davayı kayıt kabul davası olarak neticelendirmektir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ...Esas ... Karar sayılı kararı da taşınmazların iflas tarihindeki rayiç değerine göre hesaplanacak tazminat bedelinin sıra cetveline kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği açık bir şekilde belirtilmiştir: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Sonuç olarak müflisin iflas idaresi tarafından davacının aynen ifaya yönelik tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmediği anlaşılmakla davacının tapu devrine yönelik alacağının 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi çerçevesinde paraya çevrilmesi gerektiği ve davacı tarafından ancak akdi ilişki kapsamında taşınmazın tamamlanmış haldeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerini müspet zarar kapsamında talep edebileceği anlaşılmakla davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar vermek gerekmiş, müflisin borcu niteliğindeki devri gereken taşınmazın iflas tarihi itibariyle inşaatı tamamlanmış haldeki piyasa değeri olarak tespit edilen toplam 185.000,00-TL davacı alacağının iflas tasfiye işlemleri ... 1. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı iflas dosyasında yürütülen müflis ... ŞTİ.'nin sıra cetveline 4. Sıradan kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde ayrıca taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde davalı müflis tarafından taahhüt edilen teslim tarihinden dava tarihine kadar rayiç kira bedeli doğrultusunda gecikme tazminatı ve taşınmazın projesine uygun olarak eksikliklerin tamamlanmasına yönelik tazminat da talep edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından gecikme tazminatı talep edilmiş ise de yukarıda detaylıca açıklandığı üzere 6098 sayılı Kanun'un 125. Maddesi gereğince gecikme tazminatı ancak aynen ifa ile birlikte talep edilebilecek bir seçimlik hak niteliğinde olup, davaya konu somut olayda aynen ifanın mümkün olmadığı bu nedenle taşınmazın rayiç değeri niteliğindeki davacı müspet zararının sıra cetveline davacı alacağı olarak kayıt kabulüne karar verilebileceği bununla birlikte aynen ifanın mümkün olmaması ve rayiç değer olarak müspet zarara hükmedilmesi nedeniyle aynı anda aynen ifa talebi ile birlikte talep edilebilecek gecikme tazminatının talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının gecikme tazminatına yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi de ... E., ...K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İDM'ce geç teslimden kaynaklanan kira alacağı ve gecikme cezası taleplerinin reddine karar verilmiş olup, açıklanan nedenlerle sözleşmenin aynen ifa olanağı kalmayıp müspet zarara hükmedilirken aynı anda edaya ek olarak istenebilecek kira kaybı ve cezai şart alacağı şeklinde menfi zarara da hükmedilmesi mümkün değildir. Geç teslimden kaynaklanan kira alacağı asıl talebe yani tapu iptali ve tescil istemine bağlı olduğundan ve asıl talep reddedildiğinden asıl talebi bağlı geç teslimden kaynaklanan kira alacağının ve gecikme cezasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup,davacı vakilinin istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi... E., ... K. Sayılı kararında ise aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "-Ayrıca kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu sebeple kayıt kabul davalarında maktu karar ve ilam harcı alınması, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. 4-Kabul yönünden ise tescil mümkün görülmeyip tazminata hükmedildiği halde sözleşmenin ifasına bağlı gecikme ve kira tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir." Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi de ... E., ...K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır "Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davacının sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zarar malvarlığındaki eksilme yani bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değeri olduğundan, İDM'ce taşınmazın gerekçeli denetime ve hüküm vermeye elverişli uzman bilirkişi kurulu raporu ile dava tarihi itibariyle belirlenen rayiç değeri 700.000,00 TL'den davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye 657.660,00 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı vekilinin hüküm altına alınan bedele ilişkin istinaf başvuru sebep ve gerekçesi yerinde görülmediğinden reddi gerekir. Davacı vekili cezai şart ve kira kaybı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle sözleşmenin aynen ifa olanağı kalmayıp müspet zarara hükmedilirken aynı anda asıl ifaya ek olarak istenebilecek kira kaybı ve cezai şart alacağı şeklinde menfi zarara da hükmedilmesi mümkün değildir. Cezai şart ve kira kaybı alacağının tahsili talebi asıl talebe yani tapu iptali ve tescil istemine bağlı olduğundan ve asıl talep reddedildiğinden asıl talebi bağlı cezai şart ve kira kaybı alacağının tahsili talebinin de ...'ce reddine karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı vekilinin cezai şart ve kira kaybı alacağı talebinin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddi gerekir." Davacı tarafından taşınmazdaki eksikliklerin tamamlanmasına yönelik tamamlama bedeli de dava dilekçesinde talep edilmiş ise de taşınmazın tapusunun davacıya devredilmediği mülkiyet aktarımının olmaması sebebiyle taşınmazın projesine uygun olarak tamamlanmasına yönelik eksik ifadan kaynaklı tazminat alacağının da talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının bu yöndeki fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, a-Davacının tapu iptal ve tescil talebinin REDDİNE, b-Davacının tazminat talebinin KABULÜNE, Buna göre; 185.000,00-TL taşınmaz rayiç bedel alacağının ... 1. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis .... ŞTİ.' nin iflas masasına davacı alacağı olarak 4. sıradan KAYIT VE KABULÜNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 732,00 TL harcın ve 732,00 TL başvuru harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 3.030,30 TL Keşif harcı, 1.800,00 TL Keşif araç ücreti, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 915,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 14.745,30 TL kabul-red oranına göre belirlenen 9.491,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.