İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1676 E. 2026/698 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1676
- Karar No
- 2026/698
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1676 Esas KARAR NO : 2026/698
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
.... Tüketici Mahkemesinin 04/05/2026 tarih, ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde B2 Biok, 14. Kat ve 154 konum nolu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazın tamamlanmış vaziyette ve takyidatlardan ari bir şekilde tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline ve tesfimine karar verilmesini bu mümkün olmadığı takdirde, taşınmazın güncel rayiç değerinin hesaplanarak müvekkilin sözleşme uyarınca ödeme yaptığı oranda davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, veya müvekkilin lehine olması halinde yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtiliği üzere zararın tam olarak giderilmesi için ödenen bedelin denkleştiri adalet ilkesi uyarınca güncel alım gücüne kavuşturularak davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz" demiş ve talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, müvekkili ile davalı şirket müvekkilimiz arasında, 05.09.2015 Tarihli Gayrimenkul Satış ve İnşaat Yapım Sözleşmesi ile İstanbul Ili, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde B2 Biok, 14. Kat ve 152 konum numaralı bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil; bunun mümkün olmaması hâlinde bedelin iadesi/uyarlanması mahiyetinde parasal talepler ileri sürmektedir. Mahkemeniz tensip zaptında da görüldüğü üzere, müvekkil şirketin iflas sürecinin bulunması nedeniyle iflas dosyasının aşamasının sorulmasına karar verilmiştir. Davalı şirket vekili olarak, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmiyor; aşağıda arz edeceğimiz usulî itirazlar ile esasa ilişkin cevaplarımız doğrultusunda davanın reddini talep ediyoruz. Savunmamız, yargılamanın doğru usulî zeminde yürütülmesi ve davacının ispat yükü altında bulunduğu hususların belirginleştirilmesi amacıyla, aşağıdaki stratejik sıra ve bütünlük içinde sunulmaktadır. ... 1. İflas Dairesi’nin ... iflas sayılı dosyasının celbiyle iflasın davaya etkisi tespit edilerek yargılamanın durdurulmasına; taraf teşkili ve husumet dâhil olmak üzere dava şartlarının re’sen incelenmesine; talep sonucunun hukuki nitelendirmesinin netleştirilmesine; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine; yargılamaya devam edilmesi hâlinde davacının ileri sürdüğü vakıaları ispatla yükümlü olduğu gözetilerek ve ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla davanın reddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz." demiş ve talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi " tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre " İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. ". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır. Öte yandan davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l maddesi uyarınca davalının tüketici sayıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı yasanın 73/1 maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara Tüketici Mahkemelerince bakılacağı, yasanın 83/2 maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .... Tüketici Mahkemesinin 04/05/2026 tarihli ... Karar sayılı kararı ile; "Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." şeklinde belirtildiğinden bu karar dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde adi yazılı sözleşmeye dayalı tapu iptal ve tescil terditli olarak tazminat davası açıldığı, .... Tüketici Mahkemesinin 04/05/2026 tarihli ... Karar sayılı ile her ne kadar davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de Kapatılan ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına ilişkin açılan davada feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmekle davacının asıl talebi olan tapu iptal ve tescil talebi bakımından davanın sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın dayandığı hukuki ilişki ve tarafların sıfatları dikkate alındığında uyuşmazlığın doğrudan taraflar arasındaki tüketici işlemlerinden kaynaklandığı gözetilmekle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılarak, HMK 114/1-c maddesi ve HMK 115. maddeleri uyarınca .... Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Davaya bakmaya .... Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4- HMK'nın 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 5- Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 6- Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme ... 9. Tüketici Mahkemesi olarak tespit edildiği takdirde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 7-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 07/10/2026
Katip ... e-imza*
Hakim ... e-imza*