İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/574 E. 2026/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/574
- Karar No
- 2026/685
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/574 Esas KARAR NO : 2026/685
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasından 15/05/2026 tarihinde verilen Görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 14.11.2025 tarihinde ... mevkiinde davalının sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tanzim edilen tutanağa göre davalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında hasar oluştuğunu, haksız fiilden doğan zararların tazmininin talep edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca işleten ve sürücünün müteselsilen sorumlu olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, hasar bedelinin orijinal parça kullanımı esas alınarak ve iskonto uygulanmaksızın KDV dahil şekilde hesaplanması gerektiğini, kaza nedeniyle araçta reel değer kaybı oluştuğunu, 09.10.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda plastik aksamlar dahil gerçek piyasa rayiç değerine göre değer kaybı hesaplanması gerektiğini, aracın onarım süresince kullanılamamasından kaynaklı hak mahrumiyeti bedelinin tazmininin gerektiğini, temerrüt faizini aşan zararlar için munzam zarar taleplerinin bulunduğunu, bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı tazminatı, 100,00 TL araç mahrumiyet tazminatı ve 100,00 TL munzam zarar olmak üzere toplam alacağın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, uyuşmazlığın ticari taksiler arasında meydana gelen trafik kazasından kaynaklandığını ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek göreve itiraz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletilmediğini ifade ederek davanın reddini talep ettiğini, davacının aynı taleplerle ... Sigorta ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na nezdinde başvuruda bulunması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduğunu, ilgili sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle kesin hüküm oluştuğunu savunarak kaza ile ilgili tüm başvuru dosyalarının celbini istediğini, davacının kötü niyetli olarak mükerrer davalar açtığını belirterek davanın araç sahibi ... ve ... Sigorta şirketine ihbar edilmesini talep ettiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve alacak kalemlerinin belirli olduğunu vurgulayarak davanın usulden reddini istediğini, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün duraklamanın yasak olduğu yerde durması ve ani yavaşlaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu ileri sürdüğünü, kusur oranlarının tespiti mümkün değilse tehlike sorumluluğu ilkesi gereği zararın yarı yarıya paylaştırılması gerektiğini belirttiğini, kaza anına ilişkin kamera ve mobese kayıtlarının celbini talep ettiğini, davacının hasar bedeline ilişkin hiçbir fatura veya belge sunmadığını ve haksız zenginleşme amacı güttüğünü ifade ederek sigorta şirketlerinden hasar dosyalarının getirtilmesini istediğini, değer kaybı tazminatı taleplerine karşı aracın plastik aksamında ve tamponunda meydana gelen hasarların değer kaybı oluşturmayacağını, aracın yüksek kilometrede olduğunu ve aynı bölgeden daha önce hasar kaydı bulunduğunu savunarak tramer kayıtlarının celbini talep ettiğini, araç mahrumiyet tazminatı taleplerine karşı ise davacının araçtan mahrum kaldığı süreyi ispat edemediğini, ticari taksinin çalışmadığı günlerin ve kazanç kaybının vergi kayıtları ile taksimetre verileri üzerinden belirlenmesi gerektiğini, hesaplanacak bedelden zorunlu giderlerin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek HGS ve otoyol geçiş kayıtlarının dosyaya getirtilmesini istediğini, munzam zarar taleplerinin somut delillerden yoksun olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan alacaklar için kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini ve avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, meydana gelen bir trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan maddi zararların, kusurlu olan davalıdan (araç sürücüsü ve işleteninden) tazmin edilmesi talepli bir maddi tazminat davasıdır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda dava; meydana gelen bir trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan maddi zararların, kusurlu olan davalıdan (araç sürücüsü ve işleteninden) tazmin edilmesi talepli bir maddi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Davalı tarafın tacir olduğu sabitse de davacının celp edilen vergi kayıtlarına göre ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı bildirilmiş, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün kayıtlarından ise 08/04/1986 - 31/12/2025 tarihleri arasında taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyeti ile elde ettiği kazancı basit usulde vergilendirilirken, 01/01/2026 tarihinden itibaren ise gerçek usulde vergilendirilmeye başlandığı, 01/01/2026 tarihinden itibaren işletme esasına göre defter tuttuğu ve V.U.K 178'inci maddesine göre ikinci sınıf tüccar olduğu anlaşılmıştır. Davacının tacir olmadığı sabit olup, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Yerleşik içtihatlara göre araçların taksi olması ise davanın ticari dava haline getirmez. Bu nedenle somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin 2025/2675 Esas, 2025/2340 Karar 25/12/2025 tarihli ilamı, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin 2026/154 Esas, 2026/222 Karar 30/01/2026 tarihli ilamı, İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin 2024/925 Esas, 2024/2576 Karar 18/10/2024 tarihli ilamı, İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin 2022/1942 Esas, 2023/377 Karar 14/02/2023 tarihli ilamı, İstanbul BAM 9.Hukuk Dairesinin 2021/2471 Esas 2024/938 Karar 30/05/2024 tarihli ilamı...) KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nın 20. maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 5-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi olarak tespit edildiği takdirde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 6-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır