İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/450 E. 2026/461 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/450
- Karar No
- 2026/461
- Karar Tarihi
T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/450 Esas - 2026/461 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/450 Esas KARAR NO : 2026/461 ........................... ............................. ..................................... ........................................... .................................................. .........................................................
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/04/2018 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 05/04/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından idareleri aleyhine .................1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/349 Esas sayılı dosyası üzerinden eksik ve kusurlu iş nedeniyle tazminat davası açıldığını, konutların inşa işlerini yapan iş ortaklığı ile müşavir firmaya söz konusu davanın ihbar edildiğini, .................1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.04.2016 tarih ve 2016/570 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiğini, anılan Mahkeme kararına istinaden idareleri aleyhine takibe geçildiğini ve .................1.İcra Müdürlüğünün 2016/4896 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dosyasına idarelerince 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, idarelerince ihalesi yapılan “.................merkez 742 adet konut ve sosyal donatısı(sağlık ocağı, cami, şadırvan, 16 derslikli ilköğretim okulu, ticaret merkezi, kütüphane) ile ada içi ve genel altyapı ve çevre düzenlemesi inşaatı” işinin yüklenici ortak girişimi uhdesinde kaldığını ve işin yüklenici iş ortaklığı tarafından davalı müşavir firma gözetiminde yapıldığını, işin geçici kabulünün 08.11.2010 tarihinde, kesin kabulünün 05.09.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, kesin kabulünün idarelerince 13.11.2013 tarihinde onaylandığını, yüklenici iş ortaklığı ile imzalanan eser sözleşmesi ve müşavir firma ile imzalanan müşavirlik hizmet sözleşmesi gereğince yapılan işin bedellerinin ödendiğini, idarelerince söz konusu tazminatı ödemesi firmanın sözleşme hükümleri ve Özel İdari Teknik Şartname hükümleri gereği sorumlulukları bulunduğundan, takip dosyasına yapılan ödemenin davalı firmalara rücu edilmesi gerektiğini, sözleşme ve eki şartname hükümlerine göre yüklenici iş ortaklığı ile müşavir firmanın işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmasından, konut bölgesindeki yapım işleri ve denetim hizmetlerinin eksiksiz yapılmasından sorumlu olduğunu, işin fen ve sanat kurallarına uygun yapılmamasından kaynaklı gizli ayıplardan yüklenici iş ortaklığı ve müşavir firmanın kesin kabulden itibaren 15 yıl süre ile müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ve ayıplı işler bedeli olarak 15.000,00 TL'nin işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı .............. Proje Uluslararası A.Ş. vekili 22/05/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; .................1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/349 Esas sayılı kararının henüz kesinleşmediğini, ayrıca davacı idarece dava dışı iş yerine henüz ödeme yapılmadığından müvekkili şirkete rücu edilemeyeceğini, müvekkili şirketin ayıplı ifa nedeniyle doğan tazminat alacağından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, huzurdaki dava ile davacı yanın rücuen tazminini talep ettiği tazminat kaleminin müvekkili şirketin davacı ile akdetmiş olduğu sözleşmeye uygun olarak hareket etmediğinden ve bunun sonucu olarak dava konusu işyerinde gizli ayıp olduğundan bahisle işyeri sahibine ödemiş olduğu bedelin gizli ayıplı iş bedeli olduğunu, sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirketin gizli ayıp/eksik veya ayıplı iş bedelinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile idare arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olup, müvekkili şirketin sözleşme gereğince proje kapsamındaki konutları, danışmanlık ve kontrolörlük hizmetlerini sadakat ve özen ile eksiksiz ifa ettiğini, dava konusu evlere ilişkin inşaat faaliyetleri bittikten sonra geçici kabul heyeti tarafından inşaattaki eksik ve kusurlu işlerin tespit edildiğini, tespit edilen eksiklerin giderilmiş olduğunun belirlenmesinden sonra işin kesin kabulünün yapıldığını, sözleşme ile müvekkili şirkete verilen görevin mimari projeye uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğunu ve müvekkili şirketin gizi ayıplardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize tevzi edilen dosya, ............ 40. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/70 Esas, 2024/393 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp, taraflar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ayrıca dava, .............. Proje firması hakkında iflas kararı bulunmayıp dava bu davalı yönünden kayıt kabul davası niteliğinde olmadığından davalı .............. Proje Uluslararası A.Ş. yönünden davanın tefrikine karar verilerek iş bu dosyanın yeni esası üzerinden davaya devam edilmiştir. Bilindiği üzere görev kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı TTK'nın 4.maddesinde belirlenmiştir. ''MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560,saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' Bu düzenlemeye göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava TTK'nın 4. maddesi kapsamındaki konusu itibariyle ticari sayılan davalardan değildir. Ayrıca davacının tacir olmadığı, kamu tüzel kişisi olduğu gözetildiğinde huzurdaki dava HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel yetkili ve görevli Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girmektedir. Anılan gerekçelerle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin karşı görevsizliğine, ............ 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine, dosyanın bu mahkemeye gönderilmesine, 2-Söz konusu karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın re'sen ............ Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2026