İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1372 E. 2026/731 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1372
Karar No
2026/731
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1372 Esas KARAR NO : 2026/731

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03/02/2026 KARAR TARİHİ : 08/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile dava dışı ... ... A.Ş. (Sigortalı) arasında, ... nolu abonman ve buna bağlı ... emtia nakliyat sigortası poliçelerinin akdedildiğini, müvekkilinin anılan poliçeler ile emtiaların taşınması esnasında oluşacak rizikoları sigorta himayesi altına aldığını, sigortalının Hindistan'da ki ... Limited unvanlı şirketten yedek parça emtiası aldığını, emtiaların proje sahasında davalının sorumluluğunda iken hasarlandığını, rizikonun müvekkiline ihbarı üzerine inceleme yapıldığını ve zararın 51.164,73-Euro olarak tespit edildiğini, müvekkilinin işbu bedeli ödediğini, bunun üzerine müvekkilinin sigortalının halefi olan miktarın rücuen tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Görev itirazlarının bulunduğunu, davacının sunduğu konşimentonun 14. Maddesinde ilgili mahkemenin İngiliz hukuku olduğu yazılı olduğunu ve bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının halefiyet şartlarını ispatlayamamasından dolayı ödeme yapan sigortacı/davacı yönünden aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, dosya kapsamındaki evraklarda ne dava dışı sigortalı ne de müvekkilinin taşıma evraklarında taraf olarak bulunmadığını, bu nedenle husumet ehliyetinin sorgulanması gerektiğini ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, diğer yandan davacının 11/09/2024 tarihinde "Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi" tanzim ettiğini, abonman sigortalarının çerçeve sözleşme olduğundan dolayı dava konusu uyuşmazlıkta hasarın gerçekleştiği sevkiyatın başlanmasından önce riziko ve menfaatin ayrı bir sigorta poliçesi ile somut hale getirilmesi gerektiğini, davacının dava dışı sigortalısı ile 11/09/2024 tarihinde alt sigorta poliçesi tanzim ettiğini, dava konusu taşımanın 23/08/2024 tarihinde başladığı dikkate alındığında ilgili poliçenin davacının iddia ettiği hasarın tespitinden sonra yapılmış olduğunun anlaşıldığını, riziko meydana geldikten sonra yapılan alt sigorta poliçesinin hukuki olarak geçerli olmadığını, kabul anlamına gelmemekle sigortacı bir ödeme yaptı ise de bu ödemenin lütuf ödemesi kapsamında olduğunu, son olarak müvekkilinin akdi taşıyan sıfatının bulunmamasından ve fiili taşımanın dava dışı ... Ltd. Tarafından yapılmasından dolayı pasif husumet itirazlarının da bulunduğunu, esasa ilişkin olarak; meydana gelen zarardan müvekkilinin taşımayı üstlenmemesinden dolayı sorumlu olmadığını, konşimentolardan da anlaşılacağı üzere emtiaların konteyner içerisinde davacının sigortalısı tarafından mühürlü olarak taşıyana teslim edildiğinin anlaşıldığını, taşıyanın mühürlü olarak teslim edilen emtianın kontrolünün mümkün olmadığını, diğer yandan dava dışı gönderici olan üreticinin; ambalajlamayı, yüklemeyi ve istiflemeyi yapan malın üreticisinin emtia için en uygun koşulları bileceğini, emtiaları koruyan ahşap kasaların koruma açısından yetersiz olduğunu, tüm sorumluluğun dava dışı göndericiye ait olduğunu, son olarak hasar bildiriminin yasal süre içinde yapılmadığını iddia ederek; davanın ve tüm taleplerin reddini, davanın ... A.Ş'ye ihbarını, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; ..., İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, .... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine," ilişkin karar ve İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih 2026/... Karar 2026/... Muhabere sayılı kararı ile ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20226/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ...Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, deniz yolu taşımacılığı kapsamında zarar gören sigortalıya ödenen bedelin tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın görev hususunu düzenleyen 5. maddesinin ikinci fıkrasında "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." hükmü getirilmiştir. Hakimler Savcılar Kurulu’nun (HSK) 20.07.2004 gün 370 sayılı kararı ile İstanbul ilinde Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçtiği anlaşılmaktadır. HSK'nın 24.03.2005 gün 188 sayılı kararında Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, ticaret mahkemesi bulunması halinde bu mahkemenin, ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı hususu karar altına alınmıştır. Somut durumda; Cevap dilekçesi, sunulan ekspertiz raporu, yükün gemiye konteyner içinde yüklenerek indirildiği, Hindistan'dan Kamerun'a gemi içerisinde taşındığı, dava dışı sigortalının sunduğu; bilgi, belge ve CMR senedinden ziyade konşimento bulunduğu gözetilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın deniz taşımasından kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu ve denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından, davanın denizcilik ihtisas mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmekle, bu yönde karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1- Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- 6100 sayılı Yasanın 20/1. maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla), 3- 6100 sayılı Yasanın 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 08/09/2026 08/09/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1372, K. 2026/731, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1372-e-2026-731-k-c9c1235effe1