Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2905 E. 2026/2462 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2905
Karar No
2026/2462
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2905 - 2026/2462 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2905 KARAR NO : 2026/2462

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2024 NUMARASI : 2022/382 Esas, 2024/507 Karar

DAVACILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2024 tarih 2022/382 Esas 2024/507 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23.12.2020 günü saat 08.15 sıralarında, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... Bulvarı ... İnşaat önünde, sürücü ... yönetimindeki ve ... Belediyesine ait ... resmi plakalı kamyonet ile ... ... Bulvarı üzerinde batı istikametinden doğu istikametine seyir ile ... ... İnşaatı önüne geldiğinde, orta refüjden kuzey yönünden güney yönüne elindeki bisiklet ile geçmek isteyen sürücü ... yönetimindeki bisiklete, sol şerit üzerinde aracının ön kısmıyla, sağ yan kısmına çarpma neticesinde dava konusu iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ...'nin 23.12.2020 tarihli trafik kazası neticesinde ağır yaralanması ve 30.01.2021 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurduklarını, konu ile ilgili ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinde 2021/73 Esas sayılı ceza dava dosyası açıldığını, müteveffa ... ölümü ile arkasında göz yaşlı anne, baba, kardeş, eş ve iki çocuk bıraktığını, davacılar kızlarının vefatıyla maddi olarak zorluğa düştüğünü, yargılama harç ve giderlerini karşılayamayacak durumda olduklarını, yargılama masraflarını karşılandığı takdirde zorunlu ihtiyaçlarını gideremeyecek olmaları sebebiyle HMK m.334/1 hükmü gereğince davacıların adli yardımdan yararlanmasını talep ettiklerini, davacı ... ... için; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000 TL manevi tazminatın, davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000 TL manevi tazminatın, davacılardan ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100.000 TL manevi tazminatın, davacılardan ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50.000 TL manevi tazminatın ve 500 TL cenaze giderinin davalılar ..., ... Belediye Başkanlığı, ... ... Tarım Turizm Gıda Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden olay tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işletilecek faiz ile sigorta şirketi için destekten yoksun kalma tazminatı bakımından temerrüt tarihinden işletilecek faiz ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı ... Belediye Başkanlığına ait aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde kazanın oluşuna ilişkin beyanları gerçeği yansıtmadığını ve bu hususta davacı yanın beyanlarını doğrulayacak herhangi bir delil de bulunmadığını, davalı dava dilekçesinde belirtilenin aksine yasal hız sınırları içerisinde seyrettiğini, dava dilekçesinde belirtilenin aksine maktul yaya geçidinden değil orta refüjden, ağaçların arasından ve yolun ters yönüne bakarak yola çıktığını, bu husus ceza yargılamasında dinlenen tanık ...'ün beyanı ile de doğrulandığını, ceza dosyası içerisindeki fotoğraf ve görüntülerden de maktulün bisikleti de yaya geçidinden yaklaşık 37 metre ileride bulunduğunu, çarpmanın etkisiyle dahi bisikletin o kadar uzağa savrulma ihtimali söz konusu olmadığını, tüm bu hususlar maktulün yaya geçidinden değil orta refüjden, ağaçların arasından indiğini doğruladığını, müteveffa bisikleti ile karşıya geçmekte olduğu için yaya olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, ceza yargılaması sırasında düzenlenen kusur raporu esas alınarak kusurun aidiyeti ve oranı belirlenmeye çalışılmışsa da kazadaki kusur oranı davalı yönünden belirlenemediğini, verilen raporda maktulün beyanlarındaki gibi orta refüjden geçmiş olması halinde davalının ancak tali kusurlu olabileceği belirtilmiş olduğunu, davalının kusursuz olduğundan bahisle bu rapora da itiraz edildiğini, davacı tarafların maddi ve manevi tazminat talepleri de yerinde olmadığını, davacı taraflara maddi tazminat ödemesi davalının kullanmış olduğu aracın sigortalı bulunduğu şirket tarafından yapıldığını, davacı tarafların buna rağmen maddi tazminat taleplerinde bulunması haksız ve kötü niyetli olduğunu, bununla birlikte müteveffanın çocukları dışında annesinin ve babasının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin yanı sıra evli olan kız kardeşinin de destekten yoksun kalma tazminatı talebi de kabul edilebilir olmadığını, kazanın oluşmasında kusuru bulunmayan davalı hakkında açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 06.06.2024 TARİHLİ KARARI: Davacıların kendileri lehine istemiş oldukları maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup, kabul edilen kısım yönünden davacılar lehine, reddedilen kısım yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretinin her bir dava açısından ayrı ayrı takdir edilmesi gerekir. Bu itibarla; her bir davacı lehine kabul edilen maddi/manevi tazminat miktarları üzerinden ve her bir davacı aleyhine reddedilen maddi/manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; müteveffa ...'nin hiçbir kusuru olmaksızın bisikleti ile yaya geçidinden geçerek işine gitmek isterken davalı ...'in kontrolsüz ve hızlı şekilde ilerlemesi sebebiyle acı bir şekilde can verdiğini, geriye annelerinin bakım ve sevgisinden yoksun kalan 2 küçük çocuk, kızlarının vefat edene kadar kendilerine bakmakta olduğu acılı anne baba ve kardeş kaldığını, müvekkiller açısından haksızlık muhtevasına sahip olup kabul edilebilir de olmadığını, söz konusu ret kararının kaldırılarak davanın tümüyle kabulünün gerektiğini, , bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... ... Tarım Tur.Gıda Org. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda zaman aşımı itirazlarının yerel mahkemece gündeme getirilmemiş olduğu haliyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça istenilen her bir alacak kaleminin ayrı ayrı zaman aşımına uğradığını, kusur tayini için olayın yeri, zamanı, yol durumu, kaza öncesi ve kaza sırasında tarafların tutum ve davranışlarının kazanın meydana gelmemesi için tarafların alması gerekli önlemlerin kazanın oluşunu doğrudan ve dolaylı yönden etkileyen etmenlerin belirlenmesi gerektiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında bu hususların göz ardı edildiğini, dava konusu olayda davacıların beyanları dışında dosyada somut delil bulunmadığını, hiç bir şekilde tazminat borçlusu olduklarını kabul etmediklerini, tazminat ödemelerinin zenginleşme aracı olamayacağını, davada hükmedilen tazminat ödemelerinin oldukça fahiş olduğunu, mahkemece her bir kişi için alacak kalemine yönelik ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiğini, bu hükmün hukuka aykırı olup mevzuata göre de tek bir vekalet ücreti çıkması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın talep ve sonucunu açıkça belirtmediğini, belirsiz alacak davası olarak mı, yoksa HMK 109. Maddesine göre kısmı dava olarak mı ikame ettiğini belirtmediğini, söz konusu davada zaman aşımından reddini gerektirir durum olduğunu, müvekkili belediyenin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını, maddi ve manevi tazminat davalarının kanuni şartı olan kusur ve illiyet bağı şartlarının müvekkil idare açısından gerçekleşmediğini, husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için zararın idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerektiğini, dava dosyasında alınan 4 bilirkişi raporununda dikkate alındığında kusur oranlarının farklılık arz etmekte olduğunu, bu çelişkinin bilimsel veriler ışığında giderilmesi gerektiğini, dava konusu olayda ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin tanzim etmiş olduğu raporda dahi trafik kazasının gerçekleştiği yerin tespitinin yapılmadığını, kaza mahallini gösteren herhangi bir kamera kaydının bulunmadığını, aracın hız km ibaresinin kaza sonrası tespit edilmemiş olup araç hızının salt olay görgü tanık anlatımlarına dayandığını, kaza mahallinde müteveffaya çarpma noktasını tespite elverişli araç fren izi veya her hangi bir donenin bulunmadığını, 26.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda TRH yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre hatalı olup, hesaplamanın pmf yaşam tablosuna göre yapılması gerektiğini, mahkemece pmf 1931 tablosunun esas alınarak karar verilmesi gerekirken TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm tesisinin doğru olmadığını, davacı tarafından en yüksek rate'den talep edilen tazminat miktarının bir zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafa ödenen 26.05.2021 tarihli 267.897,55 TL tutarlı destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesinin tenzil edilmeksizin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan ödemeye ilişkin tazminat ödeme onay formun ve ödeme dekontunun dilekçe ekinde sunulduğunu, ayrıca yapılan ödemenin davacı tarafından da kabul edildiğini, nitekim davacının dilekçesinde de bu durum ile ilgili beyanların ikrar edildiğini, konunun dosya kapsamında davacı tarafından sunulan beyanlar ve sunulan belgeler dikkate alınmaksızın bu tutarın tenzil edilmeksizin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili, davalı ... Belediyesi vekili, davalı ... ... Tarım.. Ltd. Şti vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ödemeye yönelik istinaf başvurusunun ve kamu düzeni yönünden dosyanın incelenmesinde; Müteveffanın annesi, babası, çocukları ve kardeşi tarafından açılan dava ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilmiştir. Ancak davacılar vekilinin 16.10.2025 tarihli beyan dilekçesi ve UYAP'tan alınan nüfus kayıtları incelendiğinde davacı ... ...'nin 12.05.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK´nın 55. maddesi uyarınca "taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir". Bu hüküm mirasçıların mal varlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Zira mirasçılara intikal etmeyen, tarafın ölümü ile konusuz kalan davalarda gerek bulunmamaktadır. Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları gereği usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (HMK m.114/1-d). Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK.’nun 28/I maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davanın 23.04.2022 tarihinde açıldığı, 06.06.2024 tarihinde mahkemece karar verildiği, kararın davacılar vekili, davalı ... Belediyesi vekili, davalı ... ... Tarım.. Ltd. Şti vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiş olduğu ancak davacı ...'in bu aşamada 12.05.2025 tarihinde vefat ettiği nüfus kayıt örneğinden anlaşılmıştır. Davacı ...'in ölümü halinde taraf ehliyeti ortadan kalkacağından taraf teşkili bozulmuştur. Bu durumda mirası reddetmeyen mirasçıların davaya zorunlu dava arkadaşı olarak devam etmesi gerekir. Buna göre, Mahkemece henüz karar kesinleşmeksizin yargılama aşamasında ölen davacı ...'in yasal mirasçılarının davadan haberdar edilmesi ve yukarıda belirtilen usulü işlemler yapılarak yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, davalı sigorta vekili, dava konusu kaza nedeniyle davacılara 26.05.2021 tarihinde 267.897,55 TL ödeme yapılmış olduğunu ancak hesap raporunda bu hususun hiç dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını ileri sürmüş olup dilekçe ekine yapılan ödemeye ilişkin ... Bankasına ait dekontun da eklenmiş olduğu görülmüştür. Somut olayda, dava konusu kazanın 23.12.2020 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, buna göre davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, hükme esas alınan 26.01.2024 tarihli hesap raporunda bakiye poliçe limiti üzerinden garameten hesaplama yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Sair sebepler yönünden yapılan incelemede; Hükmün taraf teşkilinin sağlanması için ortadan kaldırılmasına karar verilmekle ortadan kaldırma gerekçesine göre davacılar ve davalılar vekillerinin diğer istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiş, öncelikle taraf teşkili sağlanması ve sonrasında vefat eden davacı ...'in mirası reddetmeyen mirasçılarının pay oranları nazara alınarak ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin de mahsubu ile garameten tazminat miktarlarının belirlenmesi hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla bu aşamada sair istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Tüm bu sebeplere göre yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacılar vekili, davalı ... Belediyesi vekili, davalı ... ... Tarım.. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına ve davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜNE, davacılar vekili, davalı ... Belediyesi vekili, davalı ... ... Tarım.. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2024 tarih 2022/382 Esas 2024/507 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı ve davalı taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince karar tebliği ve ayrıca harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 05.10.2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2905, K. 2026/2462, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2905-e-2026-2462-k-c19e74e0a67c