Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1734 E. 2026/1569 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1734
Karar No
2026/1569
Karar Tarihi

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1734

KARAR NO : 2026/1569

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/06/2025

NUMARASI : 2024/... Esas, 2025/... Karar

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 01/09/2024

KARAR TARİHİ : 16/07/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2026

İlk derece mahkemesince verilen hükmün istinaf kanun yolu suretiyle incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmekle dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece lehimize verilen karar davacıların senedin sözleşmenin uzantısı olduğu, taraflar, miktar ve düzenleme tarihi yönünden aynılaştığı, dolayısıyla artık senedin TTK'nun 776/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşımadığı yönündeki iddiaları yerinde olmadığından mahkemece teminat senedi iddiasının reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetli görülmediğini, yerel mahkemece istinaf ilamı doğrultusunda borca ve faize yönelik itirazlarla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi yerel mahkemece ileri sürdüğümüz itiraz ve şikayetler değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, taleplerimiz kaldırma kararının ... tarihinde tebliğ edildiğinden bahisle ödeme belgesi vs delil sunma hakkımıza ilişkin sürelerin dolduğu fakat yerel mahkemece tarafımıza delillerimizi sunmak üzere süre verilmeksizin deliller toplanmadan re'sen dosyanın bilirkişiye tevdiinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin sözleşmeye konu taşınmazı kiralamak için mecburen imzalamak durumunda kaldığı depozito senedine konu bedel sebebiyle, icra takibi başlatılarak icra tehdidine maruz bırakıldığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı ancak kamu düzenine aykırılıkların re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.

Dava, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir.

Davacı dava dilekçesinde, davalı tarafından icra takibine konu edilen ... düzenleme tarihli 96,000,00 TL bedelli ... vadeli bononun, taraflar arasındaki ... tarihli kira sözleşmesi gereğince güvence bedeline ilişkin teminat senedi olarak verildiğini, ancak sonradan kötü niyetli olarak icra takibine konu edildiğini, bu nedenle icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde takibe konu senedin teminat senedi olmadığını duruşmada taraflar arasında kira ilişkisi olduğunu ancak davacının sunduğu kira sözleşmesinin taraflarca yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.6100 Sayılı Yasanın 4/a maddesinde, kiralanan taşınmazların ...tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı davaya konu bononun kira ilişkisi kapsamında verildiğini belirtmiş, davalı taraflar arasında bir kira ilişkisi bulunduğunu ancak bononun söz konusu kira ilişkisi kapsamında verilmediğini beyan etmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davada inceleme yapmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin re’sen kamu düzeni gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince görev yönüyle kaldırılmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ve 2024/... E. - 2025/... K. sayılı hükmünün HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-)Davacı tarafından peşin olarak alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde yatırana iadesine,

4-)Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-)Hükmün, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

6-)Kararın kaldırılma nedenine göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 7251 sayılı Kanunla değişik HMK’nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 16/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1734, K. 2026/1569, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1734-e-2026-1569-k-5ec754ff5ab7