Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1793 E. 2026/1590 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1793
- Karar No
- 2026/1590
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1793 - 2026/1590 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1793 KARAR NO : 2026/1590 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2026 NUMARASI : 2026/163 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/04/2026 tarih ve 2026/163 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkiline ait “...”nın 1991 yılında eğitim öğretim hayatına başladığını, 1993 yılından itibaren “...” markasıyla eğitim öğretim hizmeti sunduğunu ve ticari faaliyetlerini 2015 tarihinde aldığı ... alan adını taşıyan web sayfasında tanıtmakta olduğunu, müvekkiline ait marka tescillerine bakıldığında markaların tümünde esas unsur olarak ... kelimesine, bazı markalarında kırmızı renkte tik işaretinin kol olarak yer aldığını, koşan bir insan figürüne ve çeşitli sıfatlara yer verildiğini, davalı tarafından kullanılan işaretin müvekkili adına tescilli markalara ve alan adlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını ileri sürerek davalının ... ... ve ... ibaresini içeren her türlü kullanımlarının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu kapsamda davalıların, müvekkilinin alan adı ve marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ... ibaresini içeren tüm fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasına, kaldırılmasına, men’ine, ref’ine, bu kapsamda tüm fiziki kullanımlara konu, fiziki ortamlar yönünden ürün ve/veya materyallerin toplatılıp imha edilmesine, müvekkili şirket adına ... nezdinde tescilli ... esas unsurlu ve ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... esas unsurunu ve ... ibaresini, haksız ve hukuka aykırı surette kullanımına dair davalı yana ait ürün, katalog, broşür, tanıtım materyali, etiket, ambalaj, tabela vb’ye ve bu alan adı ve içeriğine ihlal oluşturan alan adını taşıyan internet sitelerine ve tüm içeriğine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta delil ibraz etmediği, şartları oluştuğunda her zaman ihtiyati tedbir isteminde bulunulabileceği, bu aşamada ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilmediği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı yanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkili adına tescilli ... esas unsurlu markaları şekil unsuru ile birlikte adeta adeta kopyaladığını, müvekkiline ait ... ibareli ve esas unsurlu markalar ile karşı yanın ... ... şeklindeki markasal kullanımlarının ibaresel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, faaliyet alanlarının benzer bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyenden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.