Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17176 E. 2026/8311 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17176
- Karar No
- 2026/8311
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2657 Esas, 2025/1960 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ..., ... Mahallesi 9 89... parsel sayılı 5584 m² taşınmazın 1/28 oranında 199,43 m²lik kısmının maliki olduğunu, dava konusu taşınmaza davalılar tarafından el atılarak müvekkilinin tasarruf hakkının kısıtlandığını, ... 2. Asliye Hukuk ve ... 3. Asliye Hukuk Mahkemelerinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili konusunda dava açıldığını ancak davalı ... Belediyesince kamulaştırmadan vazgeçme nedeniyle davaların reddedildiğini bu nedenlerle kamulaştırmasız el atma bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili kurum tarafından fiili olarak el atılmadığının, dava konusu taşınmazın park alanında kaldığını, park alanların sorumluluğununda ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin davalı İlçe Belediyesi sorumluluk alanında kaldığını, açılan davayı kabul etmedikleri müvekkili kurumu herhangi bir el atması kamulaştırma kararı bulunmadığını bu nedenlerle müvekkili yönünden görev, zamanaşımı, dava şartı yokluğu, husumet ve esastan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili belediyenin herhangi bir el atması olmayan taşınmazdan sorumlu tutulmaya çalışıldığını, davada husumetin taraflarına yönlendirilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu parselin, yol genişliği açısından ilçe Belediye Başkanlığının sorumluluk alanında kaldığını, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.02.2005 tarihinde aldığı 432 sayılı kararı gereğince 14,5 m ve üzeri yolların Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk ve yetki alanında kaldığını söz konusu yol 14,5 metrenin altında olduğundan sorumluluğun ilçe Belediye Başkanlığında olduğunu, dava konusu parselin yüzölçümü açısından ilçe Belediye Başkanlığının sorumluluk alanında kaldığını, ... Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 17.02.2005 tarihinde aldığı 433 sayılı kararı gereğince 20.000 m² ve üzeri parkların Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk ve yetki alanında kaldığını, söz konusu alan ise 20.000,00 m²'den küçük olduğundan sorumluluğun ilçe Belediye Başkanlığında olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin fahiş olduğunu, taşınmazın arsa değil bahçe olduğunu, dava konusu taşınmazın alım satım kabiliyetinin düşük olması, eğimli bir arazi yapısına sahip olmasından dolayı konut yapılmasına müsait olmaması, mezarlığa yakın olması, emsal taşınmazın (Kabaoğlu eski 2 02... parsel) ise şehrin merkezi bir konumunda bulunması, imar planında ticaret alanında kalması, yatırım yapılıp değerlendirilmesi durumunda kolay ve yüksek gelir getirilebilecek bir durumda olması, emsal taşınmazın resmi kurumlara çok yakın merkezi bir konumda olması, dava konusu taşınmazın bulunduğu alan sosyo-ekonomik olarak gelişmemiş, emsal taşınmazın ise gelişmiş alanda kalması nedenleriyle emsal taşınmazın dava konusu taşınmazın %20'den daha az bir değeri haiz olduğunu belirten bilirkişi raporunda belirlenen değerin adil ve hakkaniyete uygun olmadığını, dava tarihinden itibaren faiz isteminin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de, kamulaştırmasız el atma davalarında husumetin fiilen el atan idareye yöneltilmesi gerekmekle müvekkili kurumun fiili bir et atmasının mevcut olmadığını, müvekkili kurumun davada taraf olarak gösterilemeyeceğini, bu nedenlerle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu parselde kısıtlılık hali söz konusu olmayıp, kamu menfaatlerinin gerekliliği ile kişi yararı arasındaki adil dengeyi bozan, imar planından kaynaklı ölçüsüz bir yükün davacıya yükletildiğinden söz edilemeyeceğini, bu nedenle de kamulaştırmayı gerektirir bir kısıtlılığın bulunmadığından davacının tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, zira davacının mülkiyet hakkının kullanımını engelleyen herhangi bir kısıtlılık hali söz konusu olmadığı gibi el atmanın şartları da oluşmadığından bahisle tazminat istemlerinin reddine karar verilmesini gerektiğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında belirlenen bedel çok yüksek olup dava konusu parselin bedeli belirlenirken hatalı hesaplamalar yapılmış olup hesaplanan bedeller gerçeği yansıtmadığını, dava konusu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca temerrüt gerçekleşmediğinden yasal faiz taleplerinin de reddi gerektiğini, raporda dikkate alınan emsallere ve emsal kira sözleşmesine göre yapılan hesaplamalara göre verilen kararın da hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmayarak, yeniden rapor alınmadığını, faize ve faiz başlangıç tarihine de itirazı bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın incelenen tapu kaydına ve imar durumuna göre arsa niteliğinde olması nedeniyle, emsal karşılaştırma yöntemi ile değer belirlenmesi doğru olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan taşınmazın 13.10.2017 tarihli satışının gerçek kişiler arasında yapılan bir satış olup uygun olduğu, emsalin araştırılan imar durumuna ve tapu kaydına göre arsa niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın ve emsal taşınmazın imar parseli oldukları, buna göre bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılmamasının doğru olduğu, emsal ile davaya konu taşınmazın uygun mesafede bulundukları, ayrıca dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatlarının ve buna göre yapılan karşılaştırma oranlarının uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.