Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2578 E. 2026/12321 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2578
- Karar No
- 2026/12321
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1814 Esas, 2025/2370 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/540 Esas, 2025/347 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 22 16... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu taşınmaza ait kayıtların dayanağı olan ilk tesisin Osmanlıca kök kayıtlarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından temin edildiğini, yapılan çevirilerde taşınmazın ... ... ... ... ... ... Vakfından 34... para icareli olduğunun tespit edildiğini, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından temin edilen belgelerde de ... ile ilgili bir nüfus kaydına ulaşılamadığını, vakıf taşınmazlarının mutasarrıflarının mirasçı bırakmadan ölmeleri halinde mülkiyetlerinin vakfı adına tescil edileceğinin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun ( 5737 sayılı Kanun) 17 nci maddesi gereği olduğunu, taşınmazın 1/6 hissesinin maliki olan ...'nin gaip olması nedeniyle, 5737 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği taşınmazın 1/6 hissesinin ... ... ... ... ... ... Vakfı adına tescilini talebi ile dava ikame edileceğini, müstakar yargı içtihatları gereğince tapu malikinin kayyımla temsil edilmesi gerektiğini, gaip ...'ye kayyım atanması için ... tarafından İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/197 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu ileri sürerek bu dosyanın ve taraflarınca açılacak olunan tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılmasını, kesinleşmesinin beklenilmesini, aleyhlerine yargılama masrafı ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, yakın parsellere daha düşük bedeller takdir edilmiş olduğunu, taşınmazın vergi değerine göre de fahiş bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin kayyım yerine davalıya ödenmesine karar verildiğini, bedelin düşük takdir edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın konum ve niteliğine göre dava tarihi itibarıyla 450.000,00 TL/m² üzerinden belirlenen birim bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gibi basit yazım hatalarının her zaman mahallinde düzeltilebileceği, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.