Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3704 E. 2026/12601 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3704
- Karar No
- 2026/12601
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3158 Esas, 2025/4856 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/566 Esas, 2024/325 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Genel Komutanlığı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince Jandarma Genel Komutanlığı yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... Genel Komutanlığı yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ...'in Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü 139 parsel sayılı taşınmazın maliki iken özel parselasyon yaptırdığını, bu parselasyon neticesinde ortaya çıkan küçük parsellere ulaşım sağlanabilmesi için 37.025 m²lik alanın tapudan yol olarak terkin edildiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili müvekkillerinin hak ve alacakları ile ilgili olarak Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/508 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dosyanın Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/74 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, birleştirilen dosyada ıslah mümkün olmadığından bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, 2019/74 Esas sayılı dosyasının karara çıktığını, ek davanın kabulü ile toplam 8.579,802 TL kamulaştırma bedelinin davalı kurumdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... Genel Komutanlığı yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; maliklerin özel parselasyon sonucu davaya konu bölümü yol olarak terk ettiğini, tasarruf haklarının kalmadığını, ifraz sonrası oluşan taşınmazların kamulaştırıldığını ve bedellerinin ödendiğini, parselasyon sonrası oluşan taşınmazlara bu vasıflarıyla bedellerinin ödendiğini, tescile esas mahkeme kararında yola terkine esas alan için karar verildiğini, parselasyon planının iptali yönünde karar verilmediğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca bedel istenemeyeceğini, ana dosyada davanın reddine karar verildiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini, ek davanında reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin 11.01.2023 tarihli ve 2022/2714 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararı ile "... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/369 Esas sayılı dosyasında açılan davada Tapu Müdürlüğünü izafeten Maliye Hazinesinin davalı olarak gösterildiği, kamulaştırma yapan idarenin davada taraf sıfatının bulunmadığı, alınan kararın dosyamız davalısı İçişleri Bakanlığını bağlamayacağı, dahili davalı idare tarafından 1973 yılında taşınmazda özel parselasyon sonucu oluşan taşınmazları kapsayacak şekilde kamulaştırma işlemlerinin yürütülerek tüm maliklere kamulaştırma bedellerinin ödendiği ve taşınmazların Hazine adına tescilinin yapıldığı, eldeki dava dosyasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda çakıştırmalı olarak yapılan uydu görüntüsü ve krokili rapordan 139 kök parselde yola terk olarak ayrılan bölümün fiilen açılmadığı bildirilmiş ise de bunun kamulaştırmayı yapan idarenin sorumluluğunda olmadığı dikkate alındığında, özel parselasyon sonucu malikin rızası ile terk edilmiş bölüm yönünden sonradan açılan terkin kaydının iptali davasının davalı idare yönünden hüküm ifade etmeyeceğinin kabulü ile Milli Savunma Bakanlığı yönünden açılan davaların husumetten, dahili davalı ... yönünden açılan davaların esastan reddine hükmedildiği, kararın davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.12.2023 tarihli ve 2023/3752 Esas, 12879 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Dairenin kaldırma kararının ikinci bendinde ana dosyanın kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiği, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma ilamı ile Dairenin bozmaya uyularak asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar ile iş bu kararın onanmasına dair Yargıtay ilamının Daire kaldırma kararı sonrası eldeki dosya içerisine girdiği dikkate alındığında ek davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın davalı ... Genel Komutanlığı yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince husumet ve esas yönünden hatalı değerlendirme yapıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bedeli ödenmeden taşınmaza el atıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.