Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3690 E. 2026/12599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3690
- Karar No
- 2026/12599
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2351 Esas, 2025/3691 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/483 Esas, 2023/377 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, .../... Mahallesi 1 55... (ifrazen 1 55... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu belirterek taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, objektif değer artışı uygulanacak bir durum ve özellik olmadığını, kısmi kamulaştırma sonucu arta kalan alanda değer azalışı olmadığını, kararın tescile esas bendinde parsel numaralarının hatalı yazıldığını ve kararın infazının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçelerinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, arazi olarak değerlendirmenin hatalı olduğunu, düşük bedele hükmedildiğini, münavebenin hatalı giderlerin ise brüt gelirin 1/3 oranının üzerinde alındığını, demiryolu nedeniyle yola bağlantının kesildiği değer azalışının düşük olduğunu, objektif değer artışının en az %100 olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu arazi olarak kabulüyle net gelir metoduna göre kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği, ancak dosya içerisine celp edilen ... İlçe Tarım ve Orman ve ... İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden gönderilen resmi veriler ile ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce son 5 yıla ait veriler, aynı bölgeden intikal eden dosyalarda uygulanan münavebe ile verim ve giderler dikkate alınarak ve %100 oranında objektif değer artışı da uygulanarak metrekare birim bedelinin tespiti hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, alınan ek raporda belirtilen resmi veriler ışığında taşınmazın metrekare birim bedelinin 271,56 TL/m², %100 objektif değer artışıyla birlikte 543,12 TL/m² birim bedel olduğu, dava konusu ... Mahallesi 1 55... parselin ifrazı sonucunda oluşan kamulaştırmaya konu 1 55... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 453.279,26 TL olduğunun tespiti ile kamulaştırma bedelinden İlk Derece Mahkemesince bloke ettirilen ve hüküm altına alınan bedeli mahsubu sonucu 351.890,25 TL fark kamulaştırma bedelinin ara karar uyarınca davacı idare tarafından hesaba bloke edilerek dekontun dosyaya ibraz edildiği, alınan ek rapor uyarınca tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazlardaki davalılar paylarının iptali ile idare adına tapuya tesciline, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren ... faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olup Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağına dair kararları da dikkate alınarak kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulaması kabul edilmek suretiyle kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi Bölge Adliye Mahkemesince ek rapor alınarak bulunan m² birim bedeli üzerinden kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.