Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2123 E. 2026/12322 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2123
- Karar No
- 2026/12322
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/627 Esas, 2025/2223 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/38 Esas, 2023/242 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5048 parsel ( yeni 19 27... parsel ) sayılı taşınmazın ... Gölü Mutlak Koruma Alanında olduğunu ve kamulaştırma projesi kapsamında bugüne kadar kamulaştırma yapılmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkil idare tarafından İçmesuyu Havzaları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde ve Yönetim Kurulu Kararı ile alınan kamulaştırma kararı gereği kamulaştırılacak taşınmazlar kapsamında olduğunu; ancak el atmanın hukuki el atma niteliğinde olduğundan idari yargıda dava açılması gerektiğini, program dahilinde bedel tespit davası açılacağından davacının hukuki menfaatinin olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parselin yaklaşık 2350 metre yakınında bulunan ... Mahallesi (eski 266) yeni 24 34... parsel malikleri aleyhine açılan bedel tespit ve tescil davasında 25.07.2016 değerlendirme tarihinde 160,00 TL/m² birim fiyat belirlendiğini ve aynı bedel üzerinden karar verildiğini, söz konusu kararda tespit edilen 160,00TL/m² birim fiyatının iş bu davanın açılış tarihi olan 07.02.2022 tarihi itibarıyla TUİK-TÜFE endeks oranları ile güncellendiğinde 452,493TL/m² bedele tekabül ettiğini, hal böyleyken Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit olunan 860,00TL/m² birim fiyatın oldukça yüksek olduğunu, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı somut koşulların gerektirdiği durumdan daha fazla sınırlandırılmış olmadığını, bu sınırlandırma malikin somut anlamda bir zararına neden olmadığı gibi, taşınmazın kendi öz niteliği ve somut fiziki kullanımı bağlamında ek bir külfet yüklemiş de olmadığını, içme suyu havzalarını korumaya yönelik düzenleme ile İstanbul’a temiz ve yeterli su temini amaçlandığını, bu nedenle mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyle gerçekleştirilmek istenen amaç ile bu amacı gerçekleştirmek için kullanılan araçlar arasında makul bir ölçülülük ilişkisinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak metrekare rayiç değerlerinin doğru orantılı olduğu, 1983 yılından sonraki el atmalarda nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, idare vekili istinaf itirazlarının 12.04.2023 tarihli ek rapor ile karşılandığı, kamulaştırmasız el atma davalarında değerlendirme dava tarihine göre yapıldığından bedelin tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesinin doğru olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Buna karşın, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallenin ve ada parsel numarasının infazda tereddüt yaratacak şekilde hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde bulunan " ... ... Mahallesi, 5048 parsele " ve (2) numaralı bendinde bulunan " ... ... Mahallesi, 5048 parsele parselde " ibarelerinin çıkarılması, yerlerine sırasıyla " ... Mahallesi, ... Mevkii 19 27... parsele ( eski 5048 parsel) " ve " ... Mahallesi, ... Mevkii 19 27... parsel ( eski 5048 parsel) sayılı taşınmazda " ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.