Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1635 E. 2026/8322 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1635
Karar No
2026/8322
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1933 Esas, 2025/4990 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.

Birleştirilen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... dışındaki birleştirilen davada davacılar yönünden hüküm altına alınan bedeller dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; birleştirilen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... dışındaki birleştirilen davada davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin asıl davada davacı ... ile birleştirilen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’e ilişkin temyizi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 275 49... parsel sayılı taşınmazın imar planında sosyal ve kültürel tesis alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı saklı tutmak suretiyle tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; metrekare birim fiyatlarının yüksek belirlendiğini, husumetin kendilerine düşmediğini, fiili el atmanın bulunmadığını, özel sosyal kültürel tesis alanı olması nedeniyle malikler tarafından tasarrufta bulunulabileceğini, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, 11.05.2024 tarihinde talep artırımı yapıldığını, 30.01.2025 tarihinde yeniden ıslah yapılmasının usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1994 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "sosyal kültürel tesis alanı" olarak ayrıldığı, 2004 onay tarihli imar planında bu kullanım alanının korunduğu, daha sonra ... Belediye Meclisinin 09.09.2015 tarihli ve 1377 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ... Planı kapsamında kullanımının "özel sosyal kültürel tesis alanı" olarak revize edildiği, ancak bu palana uygun yapılmış 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, en son 2004 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptali yönünde açılmış bir dava bulunmadığı ve halen yürürlükte bulunduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın boş arsa görünümünde olup, üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı anlaşılmış olup uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, arsa niteliğindeki taşınmaza alınan ek rapor uyarınca emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle, dava konusu taşınmazın vergiye esas değerleri de kıyaslanarak bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 nci maddesi uyarınca davanın konusunun para olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Asıl ve birleştirilen davalar belirsiz alacak davası olarak açılmamışlardır. 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin 2 nci fıkrasına göre aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Davacının 11.05.2024 tarihli dilekçesi ıslah niteliğinde olup, bu durumda ıslah işlemi ikinci kez yapılamayacağından, 30.01.2025 tarihli ıslah işleminin yok hükmünde sayılması gerekir. Yok sayılan işlem hüküm ve sonuç doğurmadığından bu işleme dayalı olarak karar verilmesi imkanı da bulunmadığından, bu itibarla mahkemece ikinci kez yapılan 30.01.2025 tarihli ıslah işlemi yok sayılarak 11.05.2024 tarihli dilekçe kapsamında karar verilmesi gerekirken, yok hükmünde olan ıslah işlemine değer verilerek karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.

4. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış olup, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Birleştirilen Davada Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B.Davalı İdare Vekilinin Asıl Davada Davacı ... İle Birleştirilen Davada Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’e İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcı ile fazla alınan 3.033,70 TL temyize başvurma harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1635, K. 2026/8322, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1635-e-2026-8322-k-c99f603f26a3